
Esas No: 2019/3967
Karar No: 2019/12336
Karar Tarihi: 24.06.2019
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2019/3967 Esas 2019/12336 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava ve birleşen dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki ... köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-4650 sayılı Yasayla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi uyarınca açılan bedel tespit ve tescil davasında aynı Kanunun 15/son maddesine göre değerlendirmenin dava tarihi esas alınarak yapılması gerekir.
Belirtilen nedenle; dava konusu taşınmaza ve üzerindeki bağa, asıl dava için dava tarihi olan 2008 yılı, birleştirilen dava için dava tarihi olan 2017 yılı esas alınmak suretiyle ilçe tarım müdürlüğü verilerine göre değer biçilmesi gerekirken,bu husus gözetilmeden, 2015 yılı resmi verileri esas alınarak değer biçen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
2-Kamulaştırma bedellerinin asıl ve birleştirilen dava için ayrı ayrı hesaplanarak, hüküm fıkrasında ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Asıl dava için 02/04/2019, birleştirilen dava için 22/04/2019 tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 24/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.