Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/810
Karar No: 2019/3433
Karar Tarihi: 23.05.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2019/810 Esas 2019/3433 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2019/810 E.  ,  2019/3433 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi


    Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - KARAR -
    Davacı vekili, davalının davacı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, takibine konu çekin davalı tarafa teminat olarak verildiğini, bu çeke karşılık davalıdan herhangi bir mal ve hizmet alınmadığını ve çekin bedelsiz kaldığını, davacı şirketin icra ve haciz tehdidi altında kısmi ödemeler yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacının anılan çek ve icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalıya yapılan ödeme için ödeme tarihlerinden itibaren ticari reeskont faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili, takip konusu çekin davacının cari hesap borçlarını ödemek üzere davalıya verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporlarına göre; sonunda dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin ticari defter ve dayanak kayıtlarında davacı şirketin 46.234,80 TL alacaklı olduğunun kayıtlı bulunduğu, tarafların kabulünde olan davaya konu çekin ödenmemiş olması nedeniyle çek bedelinin hesaptan düşürülmesi ile davacının davalıya 13.765,20 TL. borçlu bulunduğu, davacı taraf davaya konu çekin her ne kadar teminat çeki olarak verildiğini iddia ederek karşılığının olmadığını iddia etmiş ise de çekin teminat olarak verildiğine dair ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, davacının davaya konu çek nedeniyle davalı tarafa yaptığı toplam 29.800,00 TL.lik ödeme ile davacının davalıya olan ve kendisi tarafından da kabul edilen 13.765,20 TL.lik borçla birlikte takip tarihi itibarıyle davacının davalıya 43.565,20 TL. borçlu olduğu ve bakiye 16.434,80 TL. borcu kaldığına karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.02.2015 tarih ve 2014/4796 Esas – 2015/1649 Karar sayılı ilamı ile " Mahkemece, "...takip tarihi itibariyle davacının davalıya 43.565,20 TL borçlu olduğu ve bakiye 16.436,80 TL borcu kaldığı tespit edilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de, hükmün 1. fıkrasında "... takip tarihi olan 06.01.2009 tarihi itibariyle davalıya 16.434,80 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle HMK"nun 294 ve 297 maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu uyarınca, davacı tarafça davalı tarafa yapılan 29.800,00TLlik ödeme ve 20/06/2011 tarihli celsede davacı vekilince bilirkişi raporunda belirtilen 13.765,20TLlik kısım yönünden davalı tarafın kendilerinde alacaklı olduklarını kabul ettikleri yönündeki beyanı nazara alındığında toplamda davaya konu 60.000,00TL’lik çek yönünden davacının 43.565,20 TL (13.765,20 TL+29.800,00 TL) borçlu olmadığının tespitine ve şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Yerel mahkemece davalı vekiline HUMK 434/3.maddesi uyarınca eksik yatırılan nispi harcın yatırılması için elektronik meşruhatlı tebligat çıkarıldığı, elektronik tebligatın 01.02.2019 tarihinde temyiz eden vekiline iletildiği, bu tarihi izleyen 5. gün 06.02.2019 tarihinde tebligatın yapılmış sayılacağı (Elekronik Teb.Yön. Madde 9/3), bu elektronik tebligat meşruhatında verildiği üzere usulüne uygun kesin süre içerisinde temyiz harcının tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, gönderilen muhtıra uyarınca davalı şirketin temyizden vazgeçmiş sayılacağına dair mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre Yargıtay tarafından da karar verilebileceği benimsenmiştir. Bu nedenle davalının HUMK"nun 434/3 maddesi uyarınca temyiz talebinden vazgeçmiş sayıldığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
    2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün ONANMASINA, 23/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi