Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/709
Karar No: 2019/3430
Karar Tarihi: 23.05.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/709 Esas 2019/3430 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı tarafından müvekkil aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Takibe dayanak çeklerde ilk ciranta imzasının müvekkile ait olmadığı belirtilerek takibe konulan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir. Davalı tarafının borçlu olmadığını kanıtlama yükümlülüğü olduğu belirtilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir. Ancak daha sonra yapılan yargılama neticesinde, davalının konfeksiyon ürünlerinden elde ettiği miktarı yazılı belge ile ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu kararın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 678. maddesi uyarınca karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Kararda ayrıca, konfeksiyon ürünlerinin bedeli konusunda tarafların delillerinin ibraz edilmesi ve uzman bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kanun maddeleri: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 678. maddesi.
19. Hukuk Dairesi         2018/709 E.  ,  2019/3430 K.

    "İçtihat Metni"


    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - KARAR -
    Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak çeklerde ilk ciranta imzasının müvekkiline ait olduğunu, ancak müvekkilinin lehdar şirketin yetkili temsilcisi olmadığını, çeklerin keşide edildiği tarihte müvekkilinin dava dışı keşideci şirket çalışanı olduğunu, ayrıca çeklerin zamanaşımına uğrayarak kambiyo vasıflarını yitirdiklerini belirterek takibe konulan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili; davacının çeklerdeki ilk ciranta imzalarının kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, borçlu olmadığını kanıtlama yükümlülüğünün davacıda olduğunu, davacının borçtan şahsen sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; takip konusu üç adet çekin dava dışı ......Ltd. Şti. tarafından yine dava dışı ...Ltd. Şti. emrine düzenlendiği ve davacının da lehdar adına ciro yaptığı hususlarının çekişmesiz olduğu, çeklerin tanzim edildiği tarihte davacının her iki şirketin de yetkili temsilcisi olmadığı, davalının çek nedeniyle şahsen davacıya başvurarak talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, takip konusu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17/12/2013 tarih ve 2013/298 Esas ve 2013/278 Karar sayılı ilamı ile “Dava konusu çeklerin keşidecisi ......Ltd. Şti., ......Ltd. Şti."dir. Lehdarın ciro imzasının şirket yetkilisine ait olmadığını, ciro imzasından dolayı şahsi sorumluluğunun bulunmadığını ileri süren davacı ... çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK"nın (6102 sayılı TTK. m. 678) 590. maddesine göre temsile yetkili olmadığı halde temsilci sıfatıyla kambiyo senedini imzalayan kişi o kambiyo senedinden dolayı şahsen sorumludur. Mahkemece anılan hüküm gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece, davacının çeklerdeki imzaları kabul ettiği, bu nedenle çekler nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.05.2014 gün 2014/5844 E. 2014/8900 Karar sayılı ilamı ile " davacı vekilince sunulan dava dilekçesinin 5 no"lu bendinde davalı ile çeklerin keşidecisi arasında düzenlenen protokol uyarınca aralarında dava konusu çeklerin de bulunduğu bir kısım çeklerin karşılığı olarak davalıya 17.000 adet konfeksiyon ürünü verildiği ve davalının alacağını bu şekilde tahsil ettiği ileri sürülmüş ve dava dilekçesi ekinde anılan 29.07.2006 tarihli protokol fotokopisinin sunulduğu görülmüştür.Hal böyle olunca, anılan protokol üzerinde durularak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.." gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece, taraflar arasında yapılan protokol gereğince çeklerin karşılığı olarak 17.000 adet ürün verildiği bu şekilde borcun ödendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm Dairemizin 12.12.2015 tarih 2015/15202 E. 2015716758 K sayılı ilamı ile “Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Davalı ile çek keşidecisi arasında düzenlenen 29.07.2006 tarihli protokolde keşideci tarafından verilen 6 adet çekin karşılığında davalıya 17.000 adet ürün verildiği, verilen ürün bedellerinin davalı tarafından satılıp nakde çevrilerek çek toplamından düşüleceği, nakde çevrilen tutar ile ödenen çeklerin keşideciye iade edileceği, satılan ürünler karşılığında alınan nakit, çek toplamını karşılamadığı takdirde ise protokolde belirtilen ödeme planı dahilinde davalıya ödeneceği belirtilmiştir. Mahkemece bozmadan sonra alınan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yukarıda belirtilen hususların hiçbiri araştırılmaksızın eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, protokolde belirtilen 17.000 adet konfeksiyon ürününün nakde çevrilip çevrilmediği, çevrilmiş ise bu ürünlerin toplam bedelinin ne kadar TL olduğu, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilerek toplam çek bedellerinden mahsup edilerek, varsa ayrıca nakit ödemeler de toplam çek bedeli olan 199.800,00 TL"den düşülmek suretiyle bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının konfeksiyon ürünlerinden elde ettiği miktarı yazılı belge ile ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Dairemizin 12.12.2015 tarihli bozma ilamında “Mahkemece yapılacak iş, protokolde belirtilen 17.000 adet konfeksiyon ürününün nakde çevrilip çevrilmediği, çevrilmiş ise bu ürünlerin toplam bedelinin ne kadar TL olduğu, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilerek toplam çek bedellerinden mahsup edilerek, varsa ayrıca nakit ödemeler de toplam çek bedeli olan 199.800,00 TL"den düşülmek suretiyle bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.” şeklinde belirtilmiş olup mahkemece bu ilama uyulması taraflar açısından usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bilirkişiler ve mahkeme artık tararflar arasındaki protokolün yeniden yorumlanması yoluna gidemez. Bozma ilamında belirtildiği üzere mahkemece yapılacak iş, konfeksiyon ürünlerinin bedeli konusunda tarafların delillerinin ibrazı sağlandıktan sonra söz konusu ürünlerin serbest piyasa ve ticaret odalarından fiyatlarının sorularak sonucuna göre 17.000 adet ürünün satış tarihindeki raiç bedelinin tespit edilmesi ve bu miktarın çeklerin toplam bedelinden düşülmesi için konusunda uzman yeni bilirkişi kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibaret olmalıdır.
    Mahkemece, usuli kazanılmış haklar dikkate alınmadan ve bozma ilamı gözetilmeksizin yanılgılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu durum bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi