11. Hukuk Dairesi 2014/16578 E. , 2015/1580 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2014 tarih ve 2011/208-2014/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil ile davalılar arasında davalı sanatçının sunacağı ve müzik eserlerini icra edeceği, davalı yapımcının da prodüksiyonunu gerçekleştireceği 13 bölümlük program için sözleşme imzalandığını, müvekkilinin 10 bölüm bedelini ödediğini, 6 bölümün sözleşme şartları doğrultusunda gerçekleştirildiğini, ancak davalı sanatçının başına gelen talihsiz olay sonrasında iyileşme süreci için sözleşmenin askıya alındığını, davalı sanatçı için sözleşme dışı ve masrafları müvekkilince üstlenilen 2 adet moral programının düzenlendiğini, davalıların "tedavinin devam ettiğini, hukuken sözleşmenin sona ermesi gerektiğini" belirterek sözleşmeyi haksız feshettiğini, davalıların ifa etmesi gereken daha 7 programın bulunduğunu, müvekkilinin bir çok firma ile dava konusu programda yayınlanmak üzere reklam anlaşması yaptığını, davalıların haksız feshi ile bu anlaşmaların da feshedildiğini, böylelikle reklam gelirinden mahrum kalındığını, davalıların tedaviyi bahane ederek sözleşmeyi feshettiği halde kaset çalışmasına başlanacağı, TV kanallarında ve otellerde program yapacağı haberlerinin basında yer aldığını ileri sürerek şimdilik davalılara yapılan fazla ödemenin karşılığı 10.000 TL"nin ve mahrum kalınan reklam gelirinin karşılığı 10.000 TL"nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 19.09.2013 tarihli dilekçesi ile fazla ödeme karşılığı alacak talebini 283.000 TL"ye çıkarmıştır.
Davalılar vekili, sözleşmenin ifası kabilinde yapılan 6"ncı bölüm sonunda müvekkilinin silahlı saldırıya uğradığından diğer programların yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin yine sözleşme kapsamında organizasyonu ve masrafları kendisine ait olmak üzere konuk sanatçılarla 2 bölüm daha çektiğini, böylece sözleşme kapsamında yayınlanan bölüm sayısının 8"i bulduğunu, reklam gelirinden mahrum kalındığı iddiasının soyut olduğunu, sözleşmenin mücbir sebeple feshedildiğini, kaset ve sahne çalışmaları iddiasının gerçeği yansıtmadığını, devam eden tedavi nedeniyle sahneye çıkmanın mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmede sanatçının ediminin karakteristik ve kişisel bir edim niteliği taşıdığı, davalı sanatçının başına gelen malum olay nedeniyle edimin ifasının imkansız hale geldiği, davalının bunda bir kusurunun bulunmadığı, yapılan fazla ödemenin iadesinin gerektiği, ancak tarafların ortak iradesine dayalı olarak söz konusu programın iki hafta daha yapıldığı, her ne kadar asıl sanatçı katılmamış ise de aynı formatta ve sanatçının görüntüsü, ismi, icraları kısmen kullanılarak ve asıl sanatçının yaşadığı olay üzerine de kurularak gerçekleştirilen bu iki programın sözleşme çerçevesinde değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL"nin 08.09.2011 tarihinden itibaren, 86.000 TL"nin ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 4.830,50 TL harcın temyiz edene iadesine, 09/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.