
Esas No: 2015/10258
Karar No: 2016/6400
Karar Tarihi: 14.04.2016
2863 sayılı Kanuna aykırılık - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/10258 Esas 2016/6400 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan sanık ... dışındaki tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK"nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat,
2- İzinsiz kazı yapma suçundan tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK"nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna yönelik olarak yürütülen soruşturma kapsamında, ... Sulh Ceza Mahkemesi"nin 06/09/2012 tarih ve 2012/402 değişik iş; ... Sulh Ceza Mahkemesi"nin 06/12/2012 tarih ve 2012/556 değişik iş; .... Sulh Ceza Mahkemesi"nin 13/12/2012 tarih ve 2012/570 değişik iş sayılı kararları ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ..."nın iletişimlerinin tespitine, dinlenmesine ve kayda alınmasına karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 135. maddesinde düzenlenen “iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” tedbiri uygulanarak elde edilen delillerin, maddi yan delillerle desteklenmesinde zorunluluk bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 09/11/2010 tarih, 2010/8-134 Esas, 2010/217 Karar ve 10/12/1990 tarih, 1990/6-257 Esas, 1990/335 Karar sayılı ilamlarında da vurgulandığı üzere, tek başına suçun nitelendirilmesine ilişkin yeterli bilgiyi içermeyen iletişimin tespiti tutanakları dışında delil elde edilememesi halinde, suçun sübuta erdiğinin kabul olunamayacağı, diğer yandan, mahkeme huzurundaki ikrarın dahi yan delillerle desteklenmediği sürece kesin kanıt olarak değerlendirilemeyeceği muhakkak iken, iletişim kayıtlarındaki ikrarın, suçun işlendiği hususunda tek başına delil olamayacağının evleviyetle kabulü gerektiği, bu bakımdan, “iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” tedbiri ile ulaşılan soyut verilerin yanı sıra, somut ve maddi delillerin varlığı halinde suçun sübut bulduğu; aksi takdirde, mahkumiyet hükmünün dayanağı olan kesin ve açık bir ispattan söz edilemeyeceğinden, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği suçun sübuta ermediği sonucuna varılacağı;
Diğer yandan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 135/8. maddesinin (e) bendine göre, 2863 sayılı Kanunun 68 ve 74. maddelerinde tanımlanan suçlar ile ilgili olarak “dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerini değerlendirme” tedbirinin uygulanabileceği, başka bir deyişle, 2863 sayılı Kanunun 67. maddesinde tanımlanan suçlar söz konusu olduğunda, belirtilen tedbirin uygulama alanı bulunmadığı, dolayısıyla, “dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerini değerlendirme” tedbiri ile ulaşılan delillerin, “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçu bakımından hukuka uygun delil niteliğini haiz olmadığı;
Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde; sanık ..."nin ikametinde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılıp, ... Sulh Ceza Mahkemesi"nin 22/11/2012 tarih ve 2012/537 değişik iş sayılı kararı ile onaylanan arama ve el koyma işlemi sonucu ele geçirilen 14 adet eser ve objenin ve alınan ihbar üzerine İyaş isimli alış veriş merkezinin oto garajı içerisinde sanık ..."dan ele geçirilip, üç gün sonra adı geçen sanığa iade edilen kitabın, kültür varlığı ticaretine aykırılık suçuna ilişkin olarak somut delil niteliği taşıdığı, izinsiz kazı yapma suçuna ilişkin olarak ise, sanık ..."ya ait ikametin bahçesinde yapıldığı ileri sürülen kazıdan başka somut şekilde varlık kazanan bir kazının mevcut bulunmadığı, dolayısıyla, haklarında kültür varlığı ticaretine aykırılık ve izinsiz kazı yapma suçlarından dava açılan sanıklar ile hukuka uygun şekilde elde edilen deliller arasında bağlantı kurulup kurulamadığı hususunun, anılan suçların sübutu bakımından önem arz ettiği anlaşılmakla;
1- Kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."in; izinsiz kazı yapma suçundan tüm sanıkların beraatlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."in, hakkında kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ..."den ele geçirilip, 31/12/2013 tarihli bilirkişi raporu ile 12 adedinin kültür varlığı olduğu belirlenen toplam 14 adet eser ve objeyi veya sanık ..."dan ele geçirilip, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı ... Yazma ... Bölge Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen 11/01/2013 tarihli rapor ile etnoğrafik nitelikte kültür varlığı olduğu belirlenen bir adet kitabı, 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde tanımlanan şekilde ticarete konu ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığı;
Diğer yandan, sanık ..."ya ait ikametin bahçesinde yapıldığı ileri sürülen kazıya ilişkin olarak, kolluk kuvvetleri ile müze uzmanınca 06/03/2013 tarihinde gerçekleştirilen incelemelerde, yüzeyde tuğla briket yığınları olduğunun, yüzeyin otlandığının, alanda kazı yapıldığını gösterir somut çukur ve kalıntılar bulunmadığının belirlendiği, sanık ..."nun kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, ne kendi bahçesinde ne de bir başkasına ait bahçede tarihi eser bulmak amacıyla kazı yapmadığını beyan etmesine karşılık, kovuşturma aşamasındaki savunmasında, bahçesinde tuvalet çukuru kazarken sarı renkli bir parça bulup, durumu sanık ..."e anlattığını, daha sonra sanıklar ..., ... ve ..."nin birlikte bahçeye gelerek kazdığı yere bakıp, “burada bir şey yok” dediklerini söylediği, sanık ..."nın da kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, ... ile birlikte ..."nun bahçesini kazdıklarını beyan ettiği halde, kovuşturma aşamasındaki savunmasında, merak ettiği için sanıklar ... ve ... ile, sanık ... tarafından yapılan kazıya bakmaya gittiklerini söylediği, sanıklar ... ve ..."in ise aşamalardaki savunmalarında, kazı yapmadıklarını ifade ettikleri, böylece, suçun unsurları şüpheden uzak biçimde ortaya konulamadığı gibi, kazı eylemi yönünden isimleri zikredilen sanıkların savunmalarının da tutarsız ve çelişkili olduğu, dosya kapsamında, kazı fiiline yönelik başkaca bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla; kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan (1) numaralı başlıkta isimleri sayılan sanıkların; izinsiz kazı yapma suçundan ise tüm sanıkların beraatlerine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...; “izinsiz kazı yapma” suçunun tüm sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair savunmalarının aksini kanıtlayacak, cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçundan yukarıda adı geçen sanıkların, “izinsiz kazı yapma” suçundan tüm sanıkların beraatlerine ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan sanıklar ..., ... ..., ... ve ..."in beraatlerine ilişkin hükümlerin incelenmesine gelince;
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Kolluk kuvvetlerine 20/11/2012 tarihinde yapılan ihbarda, sanık ..."nin, elinde bulunan tarihi eserleri satacağının bildirilmesi üzerine, Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile adı geçen sanığa ait ikamette arama yapılarak, toplam 14 adet eser ve objeye el konulduğu, ... Sulh Ceza Mahkemesi"nin 22/11/2012 tarih ve 2012/537 değişik iş sayılı kararı ile arama ve el koyma işleminin onaylandığı, ... Üniversitesi ... Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi tarafından düzenlenen 31/12/2013 tarihli bilirkişi raporunda, incelenen eser ve objelerden 12 adedinin korunması gerekli kültür varlığı olduğunun, 2 adedinin ise 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığının belirtildiği, sanık ..."nin 22/11/2012 tarihinde kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, ikametinde ele geçirilen malzemeleri yaklaşık 15 gün önce Gökçay mevkiinde gezerken bulduğunu beyan ettiği, adı geçen sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında da, hobi olarak arazileri gezdiğini, gezerken eski yıkık yerler denk gelince, toprağın yüzeyinden parçalar bulduğunu, suça konu eserleri de aynı şekilde yüzeyden bulup evine getirdiğini söylediği;
Buna karşılık, sanık ..."nın 06/03/2013 tarihinde kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, tanımadığı bir şahıstan iki adet antika gaz lambası alıp ..."ye götürerek, “bu malzemelere bir baktır, bunlar para eder mi” dediğini, ..."nin kendisini arayarak, malzemelerin para etmediğini söylediğini, daha sonra adı geçen şahıs ile yaptığı görüşmede, kendisine verdiği tarihi eserlerin ne olduğunu sorduğunda ..., polislerin yakaladığına dair cevap verdiğini beyan ettiği, sanık ..."nın kovuşturma aşamasındaki savunmasında da, soruşturma aşamasında verdiği ifadenin doğru olduğunu, mahalleden bir komşusunun ev taşırken toprak testi gibi bir parça bulup kendisine getirerek, “bu tarihi eser mi” diye sorduğunu, kendisinin de parçayı sanık ..."e gösterdiğini, adı geçen sanığın bilahare arayarak, testinin sahte olduğunu söylediğini, sanık ..."in parçayı ne yaptığını bilmediğini ifade ettiği;
Sanık ..."in ise 06/03/2013 tarihinde kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, ..."nin ikametinde bulunan eşyaları ... ile birlikte ... gösterdiklerini, adı geçen şahsın malzemelerin sahte olduğunu söylemesi üzerine, herhangi bir sorun yaşamamak için eserleri ... bıraktıklarını, bilahare Muhammer ile görüştüğünde, bıraktıkları malzemeleri başka şahıslara gösterip gösteremediğini sorduğunu beyan ettiği, sanık ..."in kovuşturma aşamasındaki savunmasında da, soruşturma aşamasında verdiği ifadenin doğru olduğunu, sanık ..."in antika hobisi olduğunu bildiğini, adı geçen sanığın bulduğu parçalardan kendisine bahsettiğini söylediği;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar ... ve ..."in, sanık ..."ye ait ikamette bulunan kültür varlıklarını adı geçen sanığa ticari maksatla bırakıp, anılan varlıkların satılmak üzere üçüncü kişilere gösterilip gösterilmediğini ve sürecin ne şekilde geliştiğini yakından takip ettikleri, böylece, 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ..."in “veren”, sanık ..."nin de “kabul eden” sıfatı ile kültür varlıklarını ticarete konu etme fiilini gerçekleştirdikleri anlaşılmakla; anılan kanun maddesine göre sanıklar ... ve ... hakkında mahkumiyet hükmü tesisi gerektiği gözetilmeksizin, delil yetersizliği gerekçe gösterilerek adı geçen sanıkların beraatlerine karar verilmesi,
b- Kolluk kuvvetlerine 08/01/2013 tarihinde yapılan ihbarda, İyaş alış veriş merkezine ait oto garajı içerisinde bulunan ... isimli şahıstaki siyah poşette tarihi eser olduğunun bildirilmesi üzerine, adı geçen sanığın alış veriş merkezi oto parkından çıkarken yakalanarak, poşetteki bir adet kitabın rızaen muhafaza altına alındığı, Türkiye Yazma .... Kurumu Başkanlığı Konya Yazma ... Bölge Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen 11/01/2013 tarihli raporda, 2863 sayılı Kanun kapsamında etnoğrafik nitelikte kültür varlığı olduğu belirtilen kitabın, aynı tarihli teslim tesellüm tutanağı ile sanık ..."a iade edildiği, bilahare, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü"nün uygun görüşü doğrultusunda, ... Müze Müdürlüğünce 10/07/2013 tarihinde adı geçen sanık adına “Tescile Tabi Taşınır Kültür ve Tabiat Varlığı Belgesi” düzenlendiği, sanık ..."ın 06/03/2013 tarihinde kolluk kuvvetlerine müdafii huzuru ile verdiği ifadede, babasından kalma eski kitabı ... Müzesi"nin bilgisi dahilinde adına tescil ettirdiğini, kitap hakkında bilgi almak ve içeriğini okutmak için bazı şahıslarla görüştüğünü, paraya sıkışması nedeniyle anılan kitabı noter devri ile satmayı düşünüp, müşteri bulamadığı için vazgeçtiğini beyan ettiği, sanık ..."ın kovuşturma aşamasındaki savunmasında da, soruşturma aşamasında verdiği ifadenin doğru olduğunu, babasından kalan kitabı, paraya ihtiyacı olduğu için noter huzurunda satmak istediğini, daha sonra da satmaktan vazgeçtiğini söylediği;
Sanık ..."un ise 07/03/2013 tarihinde kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, ilk eşinin aile büyüklerinden kalan üç adet kitabın kendi ikametinde olduğunu, anılan kitaplardan ..."ye bahsettiğinde, adı geçen şahsın, ... isimli tanıdığının tarihi eser işlerinden anladığını söylediğini, bunun üzerine bir araya geldikleri ..."ın, tarihi eser olmadığını belirlediği bir adet kitabı kendisine iade edip, iki adet kitabı alarak, inceleyeceğini ve daha sonra görüşeceklerini dile getirdiğini, aradan bir yıl geçtiği halde ..."ı görmediğini ve kitaplarının akıbetini bilmediğini, ancak, kendisini adı geçen şahıs ile ..."nin tanıştırdığını beyan ettiği, sanık ..."un kovuşturma aşamasındaki savunmasında da, soruşturma aşamasında verdiği ifadenin doğru olduğunu, boşandığı eşinden kalan kitapları sanık ..."nin inceleyerek, tarihi nitelikte olabileceği düşüncesiyle sanık ..."a götürdüğünü, bu sırada kendisinin de sanık ..."ın yanında bulunduğunu, sanık ..."in incelemek üzere aldığı kitapları aradan birkaç ay geçmesine ve telefonla aramasına rağmen kendisine iade etmediğini söylediği, sanık ... tarafından rızaen verilen bir adet kitaba ilişkin olarak müze uzmanlarınca 11/03/2013 tarihli raporun düzenlendiği, bahse konu raporda, 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı belirtilen kitabın, 12/03/2013 tarihli tutanak ile adı geçen sanığın eşine teslim edildiği;
Sanık ..."nin 07/03/2013 tarihinde kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, yanında işçi olarak çalıştığı ..."un, elinde iki adet eski kitap olduğunu söyleyerek, bu işlerden anlayan bir tanıdığı olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de ..."dan söz ettiğini, daha sonra ... ile buluşarak, iki adet kitabı ona birlikte verdiklerini, adı geçen şahsın kitapları inceleyip fiyat araştırması yaparak müşteri bulursa satması, satım bedelinin % 30"unu da komisyon ücreti olarak alması hususunda anlaştıklarını, kitapları teslim ettikleri tarihten bir hafta sonra ... kitapları geri alma ile ilgili olarak fikrini sorduğunu, kendisinin de ... arayarak durumu ilettiğini, bilahare ... ile görüştüğünde, kitapları geri alamadığını öğrendiğini beyan ettiği, sanık ..."nin kovuşturma aşamasındaki savunmasında da, soruşturma aşamasında verdiği ifadenin doğru olduğunu, sanık ..."un atadan kalma iki adet el yazması kitaptan söz ederek, “bunu satalım, çevrende gösterebileceğimiz, eski yazıyı okuyabilen tanıdık birisi var mı” diye sorduğunu, kendisinin de Isparta Oteli"nin aşağısındaki eski kitapçıya gösterebileceklerini söylemesi üzerine, kitapları belirtilen yere birlikte götürdüklerini, ancak kitapçı tarafından yazıların okunamadığını, sanık ..."in kendisine, “eğer kitaplar satılırsa ben sana üç beş kuruş para vereceğim” dediğini, daha sonra, sanıklar ... ve ... ile kahvehanede otururken, sanık ..."in el yazması kitaplardan bahsettiğini, adı geçen sanıklar görüşmeye başlayınca da kendisinin sanık ... tarafından işten çıkarıldığını söylediği;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık ... aşamalardaki savunmalarında, kendisinden ele geçirilen kitabın babasından kaldığını beyan etmiş ise de; sanıklar ... ve ..."nin anlatımlarından, sanık ..."e ait kitabın satış işlemine konu edilmek üzere sanık ... aracılığıyla sanık ..."e verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ..."nin “veren”, sanık ..."ın da “kabul eden” sıfatı ile hareket etmiş oldukları, kitap ile ilgili rapor düzenleyen uzmanların, davanın tarafı konumunda bulunmayan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı ... Yazma ... Bölge Müdürlüğü bünyesinde görev yapmaları nedeniyle, anılan raporun itibar kabiliyetini haiz olduğu, diğer yandan, suç tarihinden sonra Isparta Müze Müdürlüğünce sanık ... adına düzenlenen “Tescile Tabi Taşınır Kültür ve Tabiat Varlığı Belgesi” nin, suça konu kitabın bulundurulmasını hukuka uygun hale getirmeyeceği gibi, suç niteliğinin değişmesine de sebebiyet vermeyeceği, dolayısıyla, üzerlerine atılı “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunu işlediği sabit olan sanıklar ..., ... ve ..."nin, 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, delil yetersizliği gerekçesiyle beraatlerine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında müzelik değer taşıyan, tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlıklarının, aynı Kanunun 75. maddesi uyarınca Müze Müdürlüğü"ne teslimine; kapsam dışında kalan objelerin ise sahiplerine iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, korunması gerekli nitelik taşıyan varlıkların ayrıca müsaderesine, anılan niteliği haiz olmayan varlıkların ise imhası için Müze Müdürlüğü"ne yazı yazılmasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..."in “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçundan beraatlerine ilişkin hükümlerin isteme aykırı olarak ayrı ayrı BOZULMASINA, 14/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu alandan sadece bu kararla ilintili POST üretebilirsiniz. Bu karardan bağımsız tamamen kendinize özel POST üretmek için TIKLAYINIZ
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.