
Esas No: 2021/17361
Karar No: 2022/1536
Karar Tarihi: 16.02.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/17361 Esas 2022/1536 Karar Sayılı İlamı
10. Ceza Dairesi 2021/17361 E. , 2022/1536 K."İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/73 esas, 2018/621 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/07/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli ... hakkında, 14/01/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 13/03/2017 tarihli ve 2017/6826 soruşturma, 2017/2274 esas, 2017/2157 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede şüpheli hakkında daha önce 19/06/2015 tarihli ve 2015/539 sayılı iddianame ile Gaziosmanpaşa Çocuk Mahkemesine 2015/622 esas sayılı davanın açıldığı, TCK’nın 191/6. maddesi gereğince yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
2- Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12/07/2018 tarihli ve 2017/73 esas, 2018/621 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 11/09/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
3- İncelemeye esas suç tarihinden önce;
a-) Sanığın 08/08/2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 09/01/2014 tarihli ve 2013/26301 soruşturma, 2014/265 esas, 2014/29 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı,
b-) Gaziosmanpaşa Çocuk Mahkemesinin 09/04/2015 tarihli ve 2014/53 esas, 2015/421 sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, tedbire uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın 2015/ 696 esasa kaydedildiği,
c-) Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesinin 22/03/2016 tarihli ve 2015/696 esas, 2016/393 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddesi dikkate alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, karar verildiği, kararın 20/04/2016 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
d-) Kanun yararına bozma istemine konu karar ile ihbarda bulunulması üzerine Gaziosmanpaşa 1.Çocuk Mahkemesinin 12/07/2019 tarihli ve 2019/349 esas,2019/467 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 31/3 ve 62 ve 50/3. maddesindeki zorunluluk nedeniyle 50/1-a. maddeleri gereğince 4.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından istinaf edildiği,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25/01/2021 tarihli ve 2019/3940 esas, 2021/189 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, 14/01/2017 tarihli suçun 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali mahiyetinde olduğu,soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, düşme kararı verilmesi gerektiği halde mahkûmiyet kararı verildiği gerekçesiyle Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/73 esas ve 2018/621 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için mahkemesine bildirimde bulunulmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/73 esas, 2018/621 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, daha önce sanık hakkında 08/08/2013 tarihinde işlediği aynı nev'iden suçtan dolayı Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesinin 22/03/2016 tarihli ve 2015/696 esas, 2016/393 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, dosyaya konu 14/01/2017 tarihli suçun ise anılan kararın ihlali mahiyetinde olduğu ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından cihetle; sanık hakkında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/73 esas, 2018/621 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık ...’in 14/01/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/73 esas, 2018/621 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” amir hükmü ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Somut olayda, sanık hakkında daha önceden 08/08/2013 tarihinde işlediği aynı nev’iden suç nedeniyle Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesinin 22/03/2016 tarihli ve 2015/696 esas, 2016/393 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve kararın 20/04/2016 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 14/01/2017 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan;
Sanığın 14/01/2017 tarihli eylemini, Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 20/04/2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında “düşme kararı” verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-) Karar:
Açıklanan nedenlerle, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi ve Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/73 esas, 2018/621 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
16/02/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.