
Esas No: 2021/16088
Karar No: 2022/1529
Karar Tarihi: 16.02.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/16088 Esas 2022/1529 Karar Sayılı İlamı
10. Ceza Dairesi 2021/16088 E. , 2022/1529 K."İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/06/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1-Şüpheli ... hakkında, 03/08/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 03/09/2014 tarihli ve 2014/5902 soruşturma, 2014/8 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi gereğince bir yıl sure ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın suça sürüklenen çocuğun zorunlu müdafiine 12/09/2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve tedbirin infazı için 23/10/2014 tarihinde Manisa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- Şüphelinin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden önce 28/05/2014 ve 20/08/2014 tarihlerinde işlediği aynı neviden suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma dosyalarının birleştirilerek sanık hakkında tek bir erteleme kararı verilmesi amacıyla, 03/08/2014 tarihli suç nedeniyle verilen 03/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak;
Şüphelinin 28/05/2014, 03/08/2014 ve 20/08/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 05/05/2015 tarihli ve 2014/5902 soruşturma, 2015/109 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheli ve müdafiine tebliğ edilmediği, tedbirin infazı için 06/05/2015 tarihinde Manisa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Manisa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, şüphelinin tedbire uyarak 25/11/2015 tarihinde infazın tamamlandığının bildirildiği,
3- Şüphelinin beş yıllık erteleme süresi içerisinde 27/03/2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2016 tarihli ve 2014/5902 soruşturma, 2016/2196 esas, 2016/2029 sayılı iddianamesi ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
4- Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, kararın 06/10/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
5- Dosya arasında bulunan Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2017/558 esas, 2018/702 sayılı kararının incelenmesinde;
a-) Sanık hakkında, 09/04/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda 02/12/2014 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme kararının 05/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği,
b) Tedbirin infazı sırasında sanık hakkında; 27/03/2016 tarihinde uyuşturucu kullanmaktan 2014/5902 sayılı soruşturmanın yapıldığı, 2016/2029 sayılı iddianame ile dava açıldığı, erteleme süresi zarfında TCK’nın 191/4. maddesindeki yükümlülüklere uygun davranmadığı gerekçesiyle erteleme kararı kaldırılarak 11/10/2017 tarihinde kamu davası açıldığı,
c-) Yapılan yargılama sonucunda Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2017/558 esas, 2018/702 sayılı kararı ile; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına itiraz yolu gösterilmediğinden usule aykırı olduğu" gerekçesiyle, “karar verilmesine yer olmadığına” ve “sanık hakkında dava açılmasının ertelenmesi kararındaki usulsüzlüklerin giderilerek kanuna uygun şekilde karar verilmesi ve devamı niteliğinde işlemlerin yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına” karar verildiği, kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin 18/01/2019 tarihinde kesinleştiği,
d-) Bu karara karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine Dairemizin 23/09/2019 tarihli ve 2019/2216 esas, 2019/5765 sayılı ilamıyla; “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun gösterilmemesi nedeniyle durma kararı verilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün kanun yararına bozulmasına karar verildiği ve aynı Mahkemenin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararına karşı da kanun yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunulduğu,
anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 05/05/2015 tarihli ve 2014/5902 soruşturma, 2015/109 sayılı kararını müteakip, adı geçen suça sürüklenen çocuğun erteleme süresi içinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle kamu davası açılması üzerine, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve sanık hakkında 1 yıl 8 ay denetim süresinin belirlenmesine ilişkin Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1) Benzer bir olay nedeni ile Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 11/12/2019 tarihli ve 2019/3998 esas, 2019/7118 karar sayılı ilâmında, "....28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş olup, aynı maddenin 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hallerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi ... hükümleri uygulanır." yönlendirmesi gereği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesi incelendiğinde, ilgili maddenin 2. fıkrasının son cümlesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına, sadece suçtan zarar görenin CMK'nın 173. maddesi hükümlerine göre itiraz edebileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmesi karşısında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, yaşı küçük şüpheliye ve şüpheliye soruşturma aşamasında atanan zorunlu müdafiine tebliğ edilerek itiraz ... tanınması gerektiği,..." şeklinde yer alan açıklamalar karşısında,
Somut olayda ise; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yaşı küçük şüpheli hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrası kapsamında verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın yaşı küçük şüpheliye ve/veya atanan zorunlu müdafiye de kararın tebliğ edilmeyip usulüne uygun olarak kesinleştirilmeden, Manisa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne infaza verildiği, dolayısıyla bahse konu kararın zorunlu müdafiye tebliğ edilmeden ve itiraz ... tanınmadan yaşı küçük şüpheli hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesinde,
2) Sanık hakkında 28/05/2014, 03/08/2014 ve 20/08/2014 tarihli suçlara ilişkin olarak 05/05/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ancak sanığın erteleme süresi zarfında 27/03/2016 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle 12/12/2016 tarihinde kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, daha önce sanığın 09/04/2014 tarihli suçu bakımından 02/12/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ancak tedbirin infazı sırasında sanığın yükümlülüklerine aykırı davrandığından bahisle 11/10/2017 tarihinde kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2017/558 esas, 2018/702 sayılı kararıyla “dava şartı gerçekleşmediği” gerekçesiyle “karar verilmesine yer olmadığına” karar verildiğinin anlaşılması karşısında, her iki dosyadaki suç tarihleri de sanık hakkında verilen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce olduğundan, dava dosyalarının birleştirilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmemiştir. “denilerek Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, 28/05/2014, 03/08/2014 ve 20/08/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonunda, Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 05/05/2015 tarihli ve 2014/5902 soruşturma, 2015/109 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi gereğince bir yıl sure ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun erteleme süresi içerisinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
1- 27/03/2016 günü saat 18.30 sıralarında, jandarma ekibinin metruk binadan çıkan 4 şahsı şüphe üzerine durdurduğu, şahısların konuşmakta zorlandıkları, hal ve hareketlerinden uyuşturucu kullandıkları değerlendirilerek ..., ..., ... ... ve ...’nin yakalandığı, harabe binada ele geçen uyuşturucu madde içmekte kullanılan pet şişe düzeneği üzerinde esrar kalıntısına rastlandığı, ...’nin evde bir paket uyuşturucu madde olduğunu beyan ederek kendi evinden aldığı bir paket uyuşturucu maddeyi ve pet şişe düzeneğini rızasıyla teslim ettiği olayda; İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığının 11/04/2016 tarihli raporu ile sanığa ait kan ve idrar örneğinde uyuşturucu maddeye rastlanmadığının belirtilmesi ve sanığın kullandığını beyan ettiği uyuşturucu maddenin ele geçmemesi karşısında,
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, sanığın kullandığını söylediği maddenin ele geçmemesi ve kriminal inceleme yapılamamış olması karşısında uyuşturucu madde olarak kabul edilemeyeceği, suçun maddi delilinin elde edilemediği bu nedenle sanığın ihlal kabul edilen 27/03/2016 tarihli suçunun sabit olmadığı anlaşıldığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere davanın durmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırıdır.
2- Kabule göre de;
a-) 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz ... tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Somut olayda; şüpheli hakkında Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolu, itiraz mercii ve itiraz süresinin gösterilmediği, şüpheliye ve zorunlu müdafiine anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru ... tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın zorunlu müdafiie tebliğ edilmeden ve itiraz ... tanınmadan yaşı küçük şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla 27/03/2016 tarihli suçun erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz ... bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırıdır.
b-) Sanık hakkında 28/05/2014, 03/08/2014 ve 20/08/2014 tarihli suçlara ilişkin olarak 05/05/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ancak sanığın erteleme süresi zarfında 27/03/2016 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle 12/12/2016 tarihinde kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de;
daha önce sanığın 09/04/2014 tarihinde işlediği aynı neviden suç nedeniyle, 02/12/2014 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, tedbirin infazı sırasında sanık hakkında; 27/03/2016 tarihinde uyuşturucu kullanmaktan 2014/5902 sayılı soruşturmanın yapıldığı, 2016/2029 sayılı iddianame ile dava açıldığı, erteleme süresi zarfında TCK’nın 191/4. maddesindeki yükümlülüklere uygun davranmadığı gerekçesiyle erteleme kararı kaldırılarak 11/10/2017 tarihinde kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2017/558 esas, 2018/702 sayılı kararı ile; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına itiraz yolu gösterilmediğinden usule aykırı olduğu" gerekçesiyle, “karar verilmesine yer olmadığına” ve “sanık hakkında dava açılmasının ertelenmesi kararındaki usulsüzlüklerin giderilerek kanuna uygun şekilde karar verilmesi ve devamı niteliğinde işlemlerin yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına” karar verildiği, kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesinden sonra, Dairemizin 23/09/2019 tarihli ve 2019/2216 esas, 2019/5765 sayılı ilamıyla; “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun gösterilmemesi nedeniyle durma kararı verilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün kanun yararına bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
her iki dosyadaki suç tarihlerinin de sanık hakkında verilen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce olduğu anlaşıldığından dava dosyalarının birleştirilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırıdır.
Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenle; durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
D-) Karar:
Açıklanan nedenlerle ;
Sanık hakkında açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “durma kararı” verilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden; Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/12 esas, 2017/399 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
16/02/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.