13. Hukuk Dairesi 2016/24714 E. , 2019/7202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kurumun ihtiyacı olan muhtelif stapler malzemenin tedariki için davalı firma ile 16/11/2011 tarih ve 5/143 sayılı sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında teslim edilen malzemelerin kontrol muayenesine tabi tutulduğunu, sözleşme ve şartnameye uygun bulunan malzemelerin kat"i kabulü yapıldıktan sonra ilgili birlik/kurumlara dağıtımının yapıldığını, ancak teslim olunan malzemelerin kullanımı sırasında fonksiyonlarını yerine getirmediğini, davalının taahhüdüne rağmen garanti süreleri içinde evsafını yitirdiğinin tespit edildiğini, eksikliklerin giderilmesi için davalıya bildirim yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını belirterek 28.105,06-TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, malzemenin teslimden sonra uygun ortam ve şartlarda muhafazası ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığını, davacının isteminin sözleşme ve eki şartname hükümlerine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı ile imzalanan mal alımına ilişkin ihale nedeniyle verilen malzemelerin kullanımı sırasında uygun nitelikte bulunmamasından kaynaklı uğranılan kurum zararının tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Taraflarca imzalanan sözleşme hükmünün 53.8.1. maddesinde “ Mallar; Sarf malzemesi olduğundan garanti, garanti belgesi aranmayacak ancak yüklenici, teslim edeceği mallara ilişkin sözleşme ekinde yer alan EK’teki Garanti Taahhütnamesi örneğini tam ve doğru olarak doldurulduktan sonra; isim, imza ve kaşesini tamamlayıp malı teslim alan Mal Saymanlığına teslim edecektir. Mallarda muayene esnasında tespit edilemeyen ancak kullanım sırasında kusurlu olduğu ortaya çıkan malzemeler en az üç kişilik bir heyet tarafından bir tutanakla tespit edilecek ve yüklenici firma miat süresi içerisinde kusurlu olduğu tespit edilen miktarı değiştireceğini bu maddeyle garanti etmiş sayılacaktır. Ayrıca ihale konusu olan mal ile ilgili olarak 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapma hakkı saklıdır.” ve yine 53.8.2. maddesinde “Malların miadı; teknik şartname ve idari hususlarda belirtildiği gibi olacaktır. Teknik şartname ve idari hususlarda belirtilmemişse, teslim tarihinden itibaren 1 yıl miatlı olacaktır.” denilmektedir. Davalı tarafından verilen Garanti Şartnamesinde bir takım malzemeler için Ekim 2016, Ağustos 2016 ve miatları boyunca şeklinde ibarelerle taahhütte bulunulmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu hükümlerden bahsedilmesine rağmen değerlendirme ve sonuç kısmında “... Ekim 2016 olarak taahhüt edilen malzeme için garanti süresi İdari Şartnameye aykırı olduğundan, idari şartnamenin ilgili hükmü gereğince garanti süresi için miat süresi esas alınacak olup; miat süresi teslim tarihinden itibaren 1 yıl olacağı...” belirtilmiştir. Sözleşme hükümleri ve eki niteliğinde olan Garanti Taahhütnamesi ile mahkemece alınan bilirkişi raporu arasında çelişki mevcuttur. Bu nedenle bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Öyle olunca mahkemece; öncelikle sözleşme hükümleri ve garanti şartnamesinin uygulanacağı, hüküm bulunmayan hallerde teknik ve idari şartname hükümlerinin uygulanacağı dikkate alınarak, ihale konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklamalı, taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.