19. Hukuk Dairesi 2018/3592 E. , 2019/3391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülmekte olan menfi tespit-istirdat davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ... BAM 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf taleplerinin esastan reddine ilişkin hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, ... 4.İcra Müdürlüğünün 2010/16257 Esas sayılı takip dosyası üzerinde kambiyo senetlerine mahsus yapılan icra takibine konu 10/09/2010 tarihli ve 50.000,00-TL bedelli senedin davacı tarafından tanzim edilmediği gibi imzalanmadığını, başlatılan bu takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile birlikte takibin iptaline, kesinleşen takipten dolayı aynı icra dosyasında davacıya ait olan ... plakalı aracın satılmasından dolayı oluşan 18.000,00-TL "lik araç bedelinin ihalenin kesinleşme tarihi olan 28/09/2012 tarihinden itibaren, yine müvekkiline ait olan ... plakalı aracın da satılmasından kaynaklı 15.000,00-TL araç bedelinin ihalenin kesinleşme tarihi olan 14/05/2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini ve %40"tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... 5.İcra Hukuk Mahkemesi"nin 2010/1257 Esas sayılı dosyasında açtığı davada davacının imza incelemesi yapıldıktan sonra takibe konu senetteki imzanın davacının temsilcisine ait olduğunun anlaşılması üzerine davanın reddine karar verilip kesinleştiğini, davalı bankanın davaya konu senedi iktisap ederken tamamen iyiniyetli olarak hareket edip kredi ilişkisine dayalı alacağına yönelik olarak iktisap ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan Adli Tıp Raporuna göre , ... 4. İcra Müdürlüğünün 2016/16257 Esas sayılı dosyasında takibe konu bono, davacı şirket yetkilisi tarafından keşide edilmediğinden bu bono nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine , davacı borçluya ait ... plakalı aracın 21/09/2012 tarihinde icradan ihale usulü ile 13.050,00 TL bedelle satıldığı, bu aracın önceki dönem taşıtlar vergisi, rehin bedeli düşüldükten sonra davalı alacaklıya 28.09.2012 tarihinde 766,31 TL ödeme yapıldığı, davacı borçlu şirkete ait ... plakalı aracın 07/05/2013 tarihinde icradan ihale usulü ile 15.000,00 TL bedelle satıldığı, bu araca ait önceki dönem taşıtlar vergisi düşüldüğünde davalı alacaklıya 14.05.2013 tarihinde 14.447,73 TL ödeme yapıldığı, istirdat davasının ödeme tarihlerinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, ödemenin cebri icra tehdidi altında yapıldığı, araçların ihale ile satışı sonrası, satış bedellerinden geçmiş dönem vergi borçları, rehin alacağı gibi zorunlu giderler mahsup edildikten sonra kalan ve davalıya ödenen satış bedelinin davalıdan talep edebileceği, söz konusu araçların kıymet taktirleri ile tespit edilen bedelleri ile ihale bedelleri arasındaki fark bedelin ise araçların ihalede satılması işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından talep edilemeyeceği, ayrıca davalı alacaklının kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından kötüniyet tazminatı da talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davanın, icra takibi başlatıldıktan sona takip borçlusu davacı tarafından İİK 72. maddesi gereğince takibe konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit ile takip sırasında yapılan tahsilatların istirdadı istemine ilişkin olduğu, imza incelemesi sonucu alınan raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu"nun konusunda uzman sekiz kişilik Fizik İhtisas Dairesinden alınan 02/03/2016 tarihli raporla giderildiği, davaya konu bono üzerindeki imzanın davacının temsilcisinin eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, davalı bankanın davaya konu bonoyu ciro yoluyla iktisap ettiği ve bonodaki imzanın sahte ya da davacının eli ürünü olup olmadığını bilebilecek bir durumda olmadığından kötüniyetli sayılamayacağı, kötüniyet tazminatı talebinin reddinin doğru olduğu,icra memurluğunca araçlara yönelik biçilen değerler üzerinde yapılan satış bedelinden davacının mülkiyetinde olan bu araçların yine davacının bu araçlardan dolayı ödemesi gereken taşıtlar vergisi ile rehin hakkı alacağının alacağı ödenmiş bulunup bu ödemede davalı alacaklı adına ödenmeyip, araçların vergi ve rehin hakkı borçlarının tahsil edilerek davacı yararına bir eksilme söz konusu olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesi olan ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin karar başlığında “TC ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 2 nolu kalem”şeklinde bir ibare kullanılmış olup mahkeme kararının 2 nolu kalem tarafından verilmediği hususu dikkate alındığında bu ibarenin usule aykırı olmasına rağmen istinaf mahkemesince bu noktaya dikkat edilmemesi esasa etkili olmadığından ve Bölge Adliye Mahkemesi"nin istinaf talebinin reddine yönelik kararı sonuç itibariyle doğru olduğundan, muhakeme hukukuna aykırı bu ibarenin sadece eleştirilmesi ile yetinilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle, yukarıdaki eleştiri dışında muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz eden taraflardan alınmasına, 22/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.