
Esas No: 2019/15983
Karar No: 2020/6311
Karar Tarihi: 02.06.2020
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/15983 Esas 2020/6311 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
KARAR
Bir kimseyi fuhşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek ve mühür bozma suçlarından sanık ..."ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 227/2, 52/2 ve 203/1. maddeleri gereğince 3 yıl hapis, 20.000,00 Türk lirası adlî para cezası ve 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2016/61 esas, 2016/468 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında;
"Dosya kapsamına göre; sanığın suç tarihi 30/09/2015 olan, bir kimseyi fuhşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçunu içerir eylemi nedeniyle İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2016 tarihli ve 2015/582 esas, 2016/335 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 227/2 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay (4 defa) hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, belirtilen davalara konu eylemlerin benzer nitelikte olduğu ve suçların işlendiği tarihlerin zaman aralığı itibariyle yakın olduğu, sanık hakkında atılı suçtan düzenlenen İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/61 esas sayılı dosyasına ilişkin iddianamenin 20/01/2016 tarihinde düzenlendiği, sanığa atılı dava konusu 30/09/2015 tarihli diğer eylemin ise iş bu tarih öncesine ilişkin olduğu cihetle, sanığın tek bir suç işleme kararı doğrultusunda hareket edip etmediğinin, dolayısıyla hakkında zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK’nın 227/2. maddesinde “Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır." hükmü yer almaktadır.
5237 sayılı TCK’nın “Zincirleme Suç” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnaları olarak, TCK’nın “suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44. maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, TCK’nın 43/1. maddesine göre artırılacaktır. (Ceza Genel Kurulunun 05/06/2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
İnceleme konusu somut olayda, sanık ..."ın aynı mağdurlara karşı 30/09/2015 tarihinde işlediği fuhuş eylemleri nedeniyle İstanbul Başsavcılığı"nca 30/11/2015 tarihinde iddianame düzenlendiği, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 24/05/2016 tarih, 2015/582 Esas ve 2016/335 Karar sayılı ilamı ile 4 kez mahkumiyet kararı verildiği, yargılamaya konu dava dosyasında ise aynı sanık hakkında aynı mağdurlara karşı 19/10/2015 tarihli fuhuş eylemleri nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı"nca 20/01/2016 tarihinde düzenlenen iddianame ile fuhuş suçundan cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, her iki iddianameye konu eylemlerin, ilk iddianame tarihi olan 30/11/2015 tarihinden önce aynı suç işleme kararı kapsamında hukuki kesintiye neden olmayacak zaman aralığında gerçekleştirildiği, bu suretle TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak hüküm kurulması gerekirken, iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirlenmiştir.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Fuhuş suçundan sanık ... hakkında İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 14/06/2016 tarihli ve 2016/61 esas, 2016/468 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- CMK"nın 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 02/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.