
Esas No: 2015/9674
Karar No: 2016/6134
Karar Tarihi: 12.04.2016
Taksirle öldürme - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/9674 Esas 2016/6134 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle öldürme
Hüküm :1-Sanık ... hakkında TCK"nın 85/1, 62, 63, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme, 2-Sanık ... hakkında beraat
Taksirle öldürme suçundan sanık ...’un mahkûmiyetine ve sanık ...’in beraatine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii, malen sorumlu vekili ile katılan ve müştekiler vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK"nın 2/1-(i). maddesi uyarınca malen sorumlunun; “yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi” ifade ettiği, CMK"nın 237. maddesinin 1. fıkrasında, "Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler."; 2. fıkrasında "Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır." hükümlerine yer verildiği görülüp, malen sorumlunun sanıklar lehine yargılamaya katılmasının mümkün olduğu dikkate alınarak; savunma makamı yanında yer alan sıfatıyla katılma isteminde bulunmasına rağmen, bu istemi reddedilen malen sorumlu ... İşletmesi Genel Müdürlüğü vekilinin CMK"nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi reddedilen sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunması ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyması nedeniyle CMK"nın 237/2. maddesi uyarınca temyiz isteminin kabulü ile adı geçen şirket vekilinin katılma isteminin reddine ilişkin karar kaldırılarak, yapılan incelemede;
I-Müştekiler vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Ölenin kardeşleri olup, katılan vekili tarafından temsil edilen müştekilerin ya da vekillerinin katılma talebinde de bulunmadıkları gibi katılmalarına da karar verilmediği anlaşılmakla, davaya katılmayan müştekilerin hükmü temyiz hak ve yetkileri bulunmadığından, müştekiler vekilinin temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK"un 310. ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
II-Sanık ... müdafi, malen sorumlu vekili ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık ... müdafi, malen sorumlu vekili ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık ..."in makinisti ve tren şefi, sanık ...’un ise kondüktörü olduğu ...’na ait 10072 sefer sayılı E 14000 tipi elektrikli ve 6 vagonlu banliyö treninin saat 12:08 sıralarında, ... istikametinden ... istikametine gitmekte iken yolcu almak üzere herhangi bir görüş engeli bulunmayan, düz 240 m uzunluğundaki Feneryolu tren istasyonunda durduğu, sanık ...’un trenin 3. vagonundaki(otomatik kapılarla irtibatı yok) kendisine ait bölmeden inerek, iniş ve binişleri kontrol ettiği, trenin istasyona gelmesinden 2 dakika kadar önce yanındaki 3 yaşındaki oğlu ve bebek arabası ile gişeleri geçtiği bildirilen(tanık ... ) ...’nın, trenin 5. vagonuna yönelerek, önce oğlunu trene bindirdiği, ardından da bebek arabasını trene bindirmeye çalıştığı ve ancak tren ile peron arasındaki 26 cm’lik açıklık nedeniyle zorlandığı, garda bulunan güvenlik görevlisinin ölene yardımcı olduğu(...), tam bu sırada kondüktör sanık ...’un peronda kimsenin kalmadığını düşünerek, kendisine ait bölmeye girip, makiniste hareket edebileceği talimatını verdiği, makinist sanık ...’in de istasyonda 20 saniye kadar duraklama yapmış bulunan trenin kapılarını kapattığı, bebek arabasının iki kapı arasına sıkışmasına, iki kapı arasında 30-40 cm’lik açıklık bulunmasına rağmen, trenin hareketini otomatik olarak engelleyen sistemin çalışmaması nedeniyle trenin hareket etmeye başladığı, bebek arabasının büyük bir kısmının trenin içinde olduğu halde trenin hızlandığı, tanık güvenlik görevlisinin trenin durması için kondüktöre seslendiği, bir yandan da ölene bebek arabasını bırakmasını söylediği, buna rağmen ölenin bebek arabasının kolunu tuttuğu halde trenle birlikte koşmaya başladığı, 40-50 metre kadar koşması sonrasında da dengesini kaybederek, trenle peron arasındaki boşluğa düştüğü ve trenin üzerinden geçmesi sonucu öldüğü olayda,
a-Sanık ...’un asli kusurlu olduğunun tespit ve kabul edilmesi karşısında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken TCK"nın 3/1. maddesi gözetilerek adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadden yeterince uzaklaşılmaksızın ceza tayini,
b-Treni hareket ettirdiği sırada kendisine durması için bir işaret verilip verilmediğini görmek amacıyla arkasına bakmamak suretiyle Trenlerin Hazırlanması ve Trafiğine Ait Yönetmeliğin “Hareket emrini alan veya sinyalin açıldığını gören trenin makinisti lokomotif düdüğü ile hareket işareti verir.” şeklindeki 42/1. ve “Trenin hareketinden sonra, kendilerine durmak için istasyondan veya trenden bir işaret verilip verilmediğini görmek için tren şefi, makinist ve yardımcı makinist arkaya bakmak zorundadır.” şeklindeki 42/5. maddelerine aykırılık oluşturacak şekilde dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılan, dolayısıyla tali kusurlu olduğu değerlendirilen sanık ...’in mahkumiyeti yerine “makiniste kusur atfedilebilmesi için elde yeterli delil bulunmadığı, bunun yanında her ne kadar keşif sırasında makinistin aynalara bakarak geriye doğru tüm peronu görme imkanı bulunduğu tespit edilmiş ise de, kondüktör tarafından yolcu iniş binişinin tamamlandığının söylenmesi üzerine ilk anda sanığın aynalara bakması halinde zaten maktülü göremeyeceği çünkü maktülün, kondüktörün özel vagonuna girdikten sonra yani talimatı vermesinden beş- on saniye sonra turnikelerden geçmek
suretiyle trenin yanına geldiği bu durumda sanık makinistin önünü kontrol etme yükümlülüğünün esas sorumluluğu olduğu bu durumda aynalardan arkaya bakma imkanının olmadığı gibi makiniste aynaya bakma gibi bir yükümlülük yüklenemeyeceği, makinistin görev tanımlamasında böyle bir görevin bulunmadığı anlaşılmış bu nedenle makiniste kusur izafe edilen raporlara itibar edilmemiş, makinistin kusursuz olduğu anlaşılmıştır.” şeklindeki dosya kapsamına uygun bulunmayan ve mevzuatı göz ardı eden gerekçe ile yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
2-Gerekçeli kararın son ve sondan bir önceki paragrafında sanık ... ile ilgili cümlelere hataen sanık ... adının yazılması sureti ile karışıklık yaratılması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.