Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5414
Karar No: 2019/3380
Karar Tarihi: 22.05.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/5414 Esas 2019/3380 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, bayilik sözleşmesine aykırı olarak başka firmalardan LPG aldığını iddia ettiği davalıdan 29.500 USD cezai şart alacağının en yüksek faizi ile birlikte tahsil edilmesini talep etmiştir. Mahkeme, davacının talebine kısmen yer vererek 5.000 USD cezai şart tahsiline karar vermiştir. Ancak Yargıtay'ın bozma kararına uyulmadan verilen kararın açıklandığı raporda, ekonomik mahvına sebep olmayacak cezai şart miktarının 901,23 USD olduğu belirlenmiş ve mahkemece bu miktar çerçevesinde karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu nedenle yerel mahkeme hükmü bozulmuştur. Kararda, Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun maddelerine de atıfta bulunulmuştur.
19. Hukuk Dairesi         2017/5414 E.  ,  2019/3380 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi


    Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -
    Davacı vekili, davalının bayilik sözleşmesine aykırı olarak başka firmalardan LPG aldığının tespit sonucu belirlendiğini iddia ederek 29.500 USD cezai şart alacağının yabancı paraya uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davalının elinde 22.06.2001 tarihli sözleşme olup, sözleşmenin bitiş tarihinin belli olmadığını, sözleşmenin Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine aykırı olduğunu, davalının esnaf olup talep edilen cezai şartın davalının mahvına neden olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece davalının sözleşmenin eki niteliğindeki yükümlülüğünü yerine getirmediği, kararlaştırılan cezai şart tutarını kabul ettiği, davalının edim borcunun aksine davrandığı, 3 yıllık kâr miktarı gereği talep edilen cezai şartın davalı yanca tamamının ödenmesinin mümkün olmadığı, 10.000 USD cezai şart tutarının tahsilinin gerektiği, ceza koşulunun miktarı ekonomik yönden borçlunun yıkımına neden olacak derecede yüksek ise, bu koşulların oluşması halinde indirim yapılmasının mümkün olduğu, takdiren 5.000 USD cezai şart tutarının tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    Dairemiz 07.03.2013 gün, 2012/16814 E. - 2013/4336 K. sayılı ilamı ile davalı vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş; davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesiyle hüküm, davacı vekilinin 05.09.2003 tarihli taahhütnamede belirtilen 29.500 USD cezai şart talebinde bulunduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının 10.000 USD cezai şart isteyebileceği yolunda görüş bildirildiği, mahkemece raporda belirtilen miktardan da indirim yapılarak 5.000 USD cezai şarta hükmedildiği, mahkemece cezai şarttan indirimin yapılabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın borçlunun ekonomik yönden yıkımına yol açacağının belirlenmesi gerektiği, davada bu hususa ilişkin olarak yapılan araştırma ve inceleme ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, mahkemece 05.09.2003 tarihli taahhütnamede belirtilen cezai şart miktarının ekonomik yönde davalı borçlunun yıkımına neden olacak şekilde fahiş olup olmadığı yönünden daha ayrıntılı araştırma ve inceleme yapılarak davalının ekonomik durumunu tüm yönleri ile ortaya koyacak geniş kapsamlı ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alındıktan sonra deliller hep birlikte değerlendirilip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair direnme kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 30.03.2016 gün, 2014/19-743 E. - 2016/437 K. sayılı ilamı ile, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Özel Daire bozma ilamının gerekçeleri doğrultusunda bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin yıl sonu bilançolarının istenildiği, davalının sözleşmenin sona erdiği 2004 yılı sonunda mevcut bulunan öz varlık yapısının 2.600,86 TL olduğu, 5.000.00 USD cezai şart ödenmesi halinde bu durumun davalının ekonomik mahvına sebep olacağı, ödenmesi gereken cezai şart miktarının sermaye korunarak 901,23 USD olması gerektiği, bu miktar cezai şartın davalıyı ekonomik yıkıma uğratmayağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 901,23 USD cezai şart alacağının davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1)Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    2)Mahkemece bozma ilamımızdan sonra alınan bilirkişi raporunda, davalının öz varlık yapısına göre ekonomik mahvına sebep olmayacak cezai şart miktarının 901,23 USD olduğu belirlenmiş, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir.
    Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak oluşabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu doğabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturmaktadır (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK ve Yargıtay HGK’nun 31.05.2006 gün, 2006/10- 307 – 337 sayılı ilamları).
    Somut olayda, mahkemece bozmadan önce verilen kararda 5.000 USD cezai şarta hükmedilmiş, Dairemizce de davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmekle 5.000 USD cezai şart yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece usuli kazanılmış haklara riayet edilmeksizin, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi