3. Hukuk Dairesi 2014/12194 E. , 2014/15716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2013
NUMARASI : 2008/797-2013/934
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde taraflar ve vekilleri gelmediler. Evrak üzerinde inceleme yapılarak işin karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldü.
Belli saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, S... İlçesi Fatih Bulvarı S... (Hekimler) Sokakta yer alan 250 m2 arsayı 08.09.1990 tarihli senet ile davalıların mirasbırakanı R.. K.."dan satın aldığını, taşınmazın satım bedelini ödediğini, 12.10.1995 tarihinde ise müvekkilinin taşınmazı K.. O.. isimli şahsa sattığını, ancak taşınmazın gerçek maliki tarafından açılan dava nedeni ile ikinci kez satım bedeli ödemek zorunda kalan K.. O.."nun müvekkili aleyhine tazminat davası açtığını, yapılan yargılama sonucunda hüküm altına alınan tazminat tutarının ise müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek; şimdilik 45.438,60 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 11.03.2010 tarihli dilekçesi ile de talep edilen 45.438,60 TL tazminatı; K.. O.."nun müvekkili aleyhine açtığı dava da hükmedilen 21.619,50 TL satış bedeli ile bu bedelin tahsili için başlatılan takip sırasında ödenilen işlemiş faiz ve yargılama gideri toplamı olan 23.819,10 TL"den ibaret olduğunu bildirmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, esas yönünden ise müvekkillerinin mirasbırakanına atfedilen sözleşmeyi kabul etmediklerini, ayrıca davacı tarafça dayanılan senette satım bedelinin yer almadığını savunmuş, 16.05.2011 ve 02.04.2012 tarihli dilekçeleri ile de senetteki imzanın müvekkillerinin mirasbırakanına ait olmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; Sultanbeyli Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğünden gönderilen belgeler ile dosyada delil olarak bulunan dava ve icra dosyalarının dava dilekçesindeki iddiaları doğrular nitelikte olduğu, davalı tarafın satış senedinin aslının dosyaya sunulması ve imza incelemesi yaptırılması, ayrıca davacının mirasbırakan Rıza"ya ödeme yaptığına ilişkin belgesini sunması yönündeki savunmalarının araştırılmasına gerek olmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu davada, davacı; davalıların mirasbırakanı R.."ya ait taşınmazı "Satış Senedi" başlıklı ve 08.09.1990 tarihli harici sözleşme ile satın aldığını, bilahare taşınmazı 3. kişiye satış yolu ile devrettiğini, ancak akidi olan 3. kişi tarafından açılan dava nedeniyle ödemek zorunda kaldığı tazminat tutarını davalılardan talep etmektedir.
Davacı tarafça dayanılan sözleşme; tapulu taşınmazın satışına ilişkin olup, TKM. md 634 (TMK. md 706), BK. md 213 (TBK md 237) ve Tapu Kanunu md 26 uyarınca resmi şekilde yapılmadığı için hukuken geçersizdir. Bu nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmayacağından, davacı taraf (ispat ettiği takdirde) ancak davalıların murisine ödemiş olduğu satış bedelini sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince geri isteyebilir. Diğer bir anlatımla, davacı taraf taşınmazı sattığı 3.kişiye, bu satım ilişkişi nedeniyle mahkemece hükmedilen tazminat tutarını davalılardan talep edemez.
Bundan ayrı, davalılar davaya konu sözleşmedeki imzanın mirasbırakanlarına ait olmadığını, ayrıca sözleşmede satım bedelinin miktar olarak belirtilmediği gibi bu bedelin mirasbırakanlarına ödendiğinin yazılı olmadığını savunmuşlardır. Ne var ki, sözleşmenin aslı davacı tarafça dosyaya sunulmadığı gibi mahkemece davalı tarafın savunmasında belirtmiş olduğu bu hususlar hakkında bir inceleme yapılmamıştır.
Buna göre mahkemece; öncelikle sözleşme aslının davacı tarafça mahkemeye sunulmasının sağlanması, sonrasında imza inkarı üzerinde durularak, bu uyuşmazlığın HMK.nun 209 ve 211.maddeleri hükümleri uyarınca incelenmesi ve sözleşmenin davalıların mirasbırakanı tarafından imzalandığının belirlenmesi halinde davacı tarafa satım bedelini ve bu bedeli davalıların mirasbırakanına ödediğini ispat etmesi için delillerini sunması için süre verilerek gösterilen delillerin usulünce toplanması suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.