11. Hukuk Dairesi 2014/2979 E. , 2015/1203 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2013 tarih ve 2013/207-2013/300 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer"i müdahil ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.02.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...., davalı .... vekili Av. ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce ...’nin .... Şubesi"ne 41.000 DEM parasını 04.08.1999 tarihinde 93 gün vadeli olarak yatırdığını, müvekkili parasının banka yetkililerince boş olarak imzalatılan belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle KKTC’de kurdurulmuş olan ... Off-Shore Ltd. adlı banka adına ...’nin Kadıköy ve merkez şubesinde bulunan bir hesaba havale edildiğini, daha sonra ... grubuna usulsüz kredi verilmek suretiyle bu paraların tüketildiğini, müvekkili tarafından davalı banka ve off shore bankası aleyhine açılan davanın davalı banka hakkında davanın erken açıldığından bahisle reddedildiğini, alacağın off-shore’dan alınamadığını, paranın davalı bankaca tüketilmiş olması nedeniyle bankanın sebepsiz zenginleştiğini, Bankalar Kanunu"na aykırı davrandığını ve yapılanın kanuna karşı hile teşkil ettiğini, müvekkilinin iradesinin gerçeği yansıtmadığını, davalının vekâlet görevini kötüye kullandığı gibi banka yöneticilerinin yargılandıkları ceza mahkemesinde mahkum olduklarını ve bu nedenle haksız fiil hükümlerine göre de davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, asıl davada şimdilik 5.001 TL"nin, birleşen davada ise 41.000 DM miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önce açmış olduğu davanın esastan reddedildiğini ve ortada kesin hüküm bulunduğunu,alacağın zamanaşımına uğradığını,usulüne uygun olarak off-shore bankası hakkında aciz vesikası alınmamış olduğunu savunarak esastan da davanın reddini istemiştir.
Borcu üstlenen ..., fer"i müdahil vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın off shoreye yatırılan bedelden sorumlu olduğu, ... vekili tarafından borç üstlenilerek, kendi adlarına hüküm kurulmasının talep edildiği, sonradan borcu üstlenmekten vazgeçilmiş ise de, davalı bankanın açık muvafakati olmadığı, bu nedenle paranın davalı banka ve ..."dan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 5.001 TL"nin faiziyle birlikte tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 17.801,98 EURO"nun faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer"i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK"nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK"nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, zamanaşımı süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer"i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK"nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Somut olayda, davacı taraf açmış olduğu ilk davada tercih hakkını kullanarak borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemiştir. O halde, mahkemece davacının alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp birleşen davada yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer"i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıdan borcu üstlenen ... ve birleşen davada fer"i müdahil ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ve borcu üstlenen ..."ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden fer"i müdahil ...."ye iadesine, 03.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.