
Esas No: 2021/571
Karar No: 2022/2147
Karar Tarihi: 28.02.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/571 Esas 2022/2147 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyetine karar vermiştir. Ancak, dosyada bazı hukuki eksiklikler tespit edilmiştir. Birincisi, suç tarihinde yürürlükte olan TCK'nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanamayacağı konusu; ikincisi, sanığın daha önce aynı suçtan yargılanmış olması ve davaların birleştirilip bir zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı konusu. Bu nedenle, hükmün BOZULMASINA karar verilmiştir. TCK'nın 191. maddesi bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasını öngörmektedir. CMK'nın 251. maddesi ise basit yargılama usulünün uygulanmasını ve mahkûmiyet halinde cezanın dörtte bir oranında indirilmesini düzenlemektedir.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : İSTANBUL (Kapatılan) 80. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK’nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; " mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte
olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Temyize konu dosyada sanığın 15/10/2009 tarihli eylemi nedeni ile 19/03/2010 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, UYAP sisteminde yapılan kontrolde sanığın 18/09/2009 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 26/04/2010 tarihli iddianame ile kamu davasının açıldığı ve yargılamasının İstanbul (Kapatılan) 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/1503 esas ve 2011/961 karar sayılı dosyasında yapıldığı, sanığın 18/09/2009 tarihli ilk eylemi nedeniyle henüz dava açılmadan önce, 15/10/2009 tarihinde sanığın yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği anlaşılmakla, İstanbul (Kapatılan) 27. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasının getirilerek incelenmesi, derdest ise davaların birleştirilmesi, hüküm kesinleşmiş ise dosya aslı veya onaylı suretinin bu dosya içine konulması daha sonra tüm deliller tartışılarak sanığın eylemlerinin tek ya da iki ayrı suç veya zincirleme suçu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 28/02/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.