
Esas No: 2019/737
Karar No: 2019/1662
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2019/737 Esas 2019/1662 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
... ili, Ilıca köyü 118 ada 3 parsel 271 m2 yüzölçümü ile çeşme ve alanı vasfı ile ... Belediyesi adına; 118 ada 2 parsel 1132,73 m2 ve 118 ada 4 parsel 644,02 m2 yüzölçümleri ile meydan vasfı ile orta malı olarak tapuda kayıtlıdırlar.
Davacı ... ve paydaşları tarafından dava konusu 118 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar ile tutanağı düzenlenmediği öne sürülen bu niteliği ile kadastro dışı bırakılan dere yatağı ve yol niteliğindeki taşınmaz hakkında adı geçen davacıların dava dışı 118 ada 1 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydına dayanarak anılan taşınmazlar hakkında dava açtıkları dere yatağı niteliği ile kadastro dışı bırakıldığı öne sürülen taşınmazın daha sonra 5 parsel sayısı altında Hazine adına idari yoldan tapu kaydı oluşturulduğu, dava dışı davacılar adına tesbit edilip tesbiti kesinleşen 118 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile dere yatağı olduğundan söz edilerek idari yoldan Hazine adına tapu kaydı oluşturulan dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın daha sonra 6 parsel sayısı altında tevhiden işlem gördüğü yargılama sırasında ise usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde ...’in katıldığı, katılan davacının yargılama sırasında usulün 186. maddesi hükümleri eşliğinde anılan taşınmazı kayden davada taraf olmadığı belirlenen açık bir söylemle dava dışı “... Turizm Yatırımları Ltd.Şti.”ne temlik ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Birleşen dosya davacısı Hazine vekili 21.05.2005 tarihli dilekçesi ile davacıların kendilerine ait 118 ada 1 parsele yaptıkları inşaatın yol ve dere yatağına taştığı iddiası ile açtıkları müdahalenin menn"i davası işbu dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece davacıların ve müdahil davacıların davalarının reddine karar verilmiş hüküm davacı ... Yazgan ve ark. ile müdahil davacı ... tarafından temyiz edilmiş Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26.06.2008 tarih, 2008/672- 2008/2863 E.K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında: ""Öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre kural olarak davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Mahkemece kamu düzenine ilişkin bu olgu istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekli olduğu halde sözü edilen bu olgu gözardı edildiği gibi dava dışı 118 ada 1 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören Temmuz 1958 tarih 13 sayılı hazinenin taraf olduğu tescil davası sonucunda oluşan tapu kaydı ve dayanağı ilam ve eki haritada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmamış, sözü edilen tapu kaydının kapsamı belirlenmemiştir. Öte yandan dava dosyası içeriğine göre anılan tapu kaydının daha sonra Hazinenin taraf olmadığı dava
sonucunda yüzölçümünün artırıldığı ve çekişmeli taşınmazların sınırında orman bulunduğu uyuşmazlığın çözümünde bu doğrultuda mahkemece yapılan araştırma sonucunda dosyaya ibraz edilen rapor içeriğiyle belirlenmiştir. Az yukarıda vurgulanan olgular dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma soruşturma ve uygulamanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı kuşkusuzdur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava dışı “... Turizm Yatırımları Ltd.Şti.”ne dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi Hükümleri uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, adı geçen yargılamaya geldiğinde davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, husumet yaygınlaştırılarak davada bu yolla taraf koşulu oluşturulduktan sonra az yukarıda vurgulandığı üzere davacıların tutunduğu tapu kaydı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, ayrıca orman yönünden yöntemine uygun biçimde orman araştırması yapılmalıdır.
Gerçekten somut olayda dava dosyasına ve keşif tutanağına yansıyan bilgi ve belgelere göre tutunulan tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri dıştan komşu taşınmazların tesbit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmediği gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri yöntemine uygun şekilde gösterilmediğinden uzman bilirkişinin ibraz ettiği harita ve eki raporun yargı denetimine açık olmadığı bu nedenle keşfi izlemeye, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediği kuşkusuzdur.
O halde öncelikle dayanılan tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlara revizyon görüp görmediği, tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita kadastro müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra çekişmeli taşınmazlara dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, dayanılan tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı oldukları saptandığı takdirde usulün 43 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve tapu kayıtlarının kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu özellikle uygulamada dikkate alınmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tapu fen elemanı ve uzman ormancı bilirkişi tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde çekişmeli taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazların bulunduğu bölgede orman kadastrosu ve orman sınırlarında değişiklik yapılmış ve bu yönetimsel işlemler tesbit gününden önce kesinleşmiş ise anılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgelerin ölçekleri ile tutunulan tapu kayıtlarının dayanağı haritaların ölçekleri ve çekişmeli taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösteren geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile eşitlenerek yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen elemanı ve uzman ormancı bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden varsa değişmez nitelikteki sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazların bölgede ilk kez yapılan orman sınırlandırma harita ve tutanağı ile yapılmış ise orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı haritaların ve dayanılan tapu kayıtlarının dayanağı haritaların kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, bölgede ilk kez yapılan orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişikliklerle ilgili yönetimsel işlemler yapılmamış yada sözü edilen yönetimsel işlemler yapıldığı halde çekişmeli taşınmazların kadastro tesbitlerinin yapıldığı günden önce anılan yönetimsel işlemler kesinleşmemiş ise 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmü uyarınca orman araştırması yapılmalı, bu doğrultudaki araştırma ve soruşturma yapılırken memleket haritası amenajman planları ve hava fotoğraflarından yararlanılacağı düşünülmeli, dava konusu taşınmazların tümünün yada bir bölümünün dayanılan tapu
kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı ve orman sayılan yerlerden
olmadığı saptandığı takdirde tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de usulün 259.maddesi hükmü uyarınca çekişmeli taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek, çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişilerden konularında keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli ayrı ayrı raporlar alınmalı, az yukarıda vurgulandığı üzere davacı taraf adına tesbit edilen dava dışı 118 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazla tevhiden 6 parsel sayısı altında işlem gördüğü gözönüne alınarak 6 parsel sayılı taşınmaz içeresinde kaldığı belirlenen 118 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kesiminin davaya konu olmadığı dikkate alınmalı, tutunulan tapu kayıtlarından tescil hükmü ile oluşan tapu kaydının dayanağı ilamda hazinenin taraf olduğu anılan ilam ve eki tapu kaydı ile dayanağı haritanın usulün 237. maddesi hükmü uyarınca hazineyi bağlayacağı sözü edilen tapu kaydının yüzölçümünün arttırılmasına ilişkin ilamda hazinenin taraf olmadığı hazineyi bağlamayacağı düşünülmeli, tapu kaydının yüzölçümünün arttırılmasının haklı hukuksal bir nedene dayanıp dayanmadığı incelenip irdelenmeli, ifraz görmüş ve ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının iç içe girmesi bir başka deyişle örtüşmesi halinde önceki günlü doğru temele dayanan ve hukuksal değerini yitirmeyen kayda değer verileceği düşünülmeli, bundan sonra 6831 sayılı Yasanın 11 ve onu izleyen maddeleri ile anılan yasanın 17. maddeleri hükümleri ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13, 20,14, 18 ve sözü edilen yasanın Anayasa Mahkemesince iptal edilen 45. maddeleri hükümleri eşliğinde toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte tahlil ve tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmelidir"" denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde müdahil davacının davasının Kısmen kabul-kısmen reddine, 118 ada 2 parsel ve 4 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müdahil davacı ... Limited Şirketi adına tapuya kayıt ve tesciline; fen bilirkişilerinin bilirkişilerinin 22.10.2014 tarihli raporunda "tescil harici" yer olarak belirtilen 12.738,78 m2"lik taşınmazın müdahil davacı ... Limited Şirketi adına tapuya kayıt ve tesciline, 118 ada 3 nolu parsel yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davacıların açtığı davanın dava konusu taşınmazların ... Turizm Yatırımları Limited Şirketine devredildiği anlaşılmakla davacılar hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı-davacı Hazine tarafından 118 ada 2 ve 4 parsel ile tescil harici 12.738,78 m2"lik kısım yönünden temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil ile tapusuz taşınmazın tescili ve müdahalenin men"i istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre yapılmıştır.
Mahkemece, temyize konu 118 ada 2 ve 4 parsel ile tescil harici 12.738,78 m2"lik kısım yönünden taşınmazların müdahil davacı şirket adına tesciline karar verilmiş ise de karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyleki;
Öncelikle tescil harici bırakıldığı açıklanan müdahil şirket adına tesciline karar verilen 12.738,78 m2"lik kısım hakkında kadastro çalışmaları yapıldığı anlaşılmakla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinde, kadastro mahkemesinin görevi, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış, 27. maddesinde de yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği kadastro mahkemesinin görevli olacağı belirtilmiştir, bu nedenle mahkemece tescil harici olduğu belirtilen 12.738,78 m2"lik kısım
hakkında 154 ada 1 parsel numarası ile tutanak düzenlenen bölümler belirlenerek bu bölümler hakkında görevsizlik kararı ile verilmeli tutanak düzenlenmeyen kısım varsa bu kısım hakkında ise asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Dava dışı 118 ada 1 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören Temmuz 1958 tarih 13 sayılı Hazinenin taraf olduğu tescil davası sonucunda oluşan 6497 m2 yüzölçümlü tapu kaydı ve dayanağı ilam ve eki haritada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmamış, sözü edilen tapu kaydının kapsamı belirlenmemiştir. Öte yandan dava dosyası içeriğine göre anılan tapu kaydının daha sonra Hazinenin taraf olmadığı dava sonucunda yüzölçümünün 17000 m2 olarak artırıldığı anlaşılmakla bu tapu kaydı Hazineyi bağlamayacağından, mahkemece 1958 tarih 13 sayılı tapu kaydının revizyon gördüğü parseller belirlenip hükmen oluşan 6497 m2 yüzöçüme sahip tapu miktarından revizyon gördüğü parselin yüzölçümü düşürüldükten sonra geri kalan kısmın Hazine yönünden kesin hüküm oluşturacağı düşülmeli, talep edilen ancak 6497 m2"lik tapu kapsamı dışında kalan dava konusu diğer tüm taşınmazlar yönünden sadece zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır.
Dava konusu 118 ada 2 parsel ve 118 ada 4 parsel sayılı taşınmazların meydan vasfı ile orta malı olarak tapuda kayıtlı oldukları, nitekim 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesi gereğince ""Kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden: A) Kamu hizmetinde kullanılan, bütçelerinden ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesisler, (Hükümet, belediye, karakol, okul binaları, köy odası, hastane veya diğer sağlık tesisleri, kütüphane, kitaplık, namazgah, cami genel mezarlık, çeşme, kuyular, yunak ile kapanmış olan yollar, meydanlar, pazar yerleri, parklar ve bahçeler ve boşluklar ve benzeri hizmet malları) kayıt, belge veya özel kanunlarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye köy veya mahalli idare birlikleri tüzelkişiliği, adlarına tespit olunur"" hükmü gözönüne alınarak taşınmazların meydan vasfında olup olmadıkları araştırılmalı, meydan vasfında oldukları belirlenir ise davanın reddine karar verilmelidir.
Hükme dayanak yapılan ziraat, jeoloji ve orman bilirkişi raporlarında tescil harici 12.738,78 m2"lik kısım hakkında hiçbir araştırma yapılmadığı gibi çekişmeli 118 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazların genel eğiminden bahsedilmiş ise de parsel bazında eğim belirlemesi usulünce yapılmamış, eğimin neye göre belirlendiği, klizimetre ile ölçülüp ölçülmediği açıklanmamış, taşınmazların niteliğinin saptanması bakımından taşınmazların bulunduğu yeri kapsar tespit tarihinden en eski tarihli ve 20 yıl öncesini gösteren resmî belgeler getirtilerek keşifte uygulama yapılmamış alınan raporlar ise yetersiz ve denetime elverişli olmadığından taşınmazların evveliyatının orman olup olmadığı ve kişiler lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tereddüt oluşmuştur, dava konusu taşınmazlara ait fotoğraflarda taşınmazların bir kısmının taşlık ve üzerinde dere aktığı yani zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı açık olup bu kısımların taşınmazların neresinde kaldığı raporlarda açıklanmamış, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından bölgede sel olayının yaşandığının derenin yatak değiştiğinden bahsedildiği halde bu hususlara jeoloji bilirkişi raporunda değinilmemiş ve mahkeme gerekçesinde tartışılmamış olması doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece 154 ada 1 parsel taşınmazın kadastro tespit tutanaklarının var ise dayanak belgelerinin ayrıca tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtlarının, davalı ise dava dosyaları; Temmuz 1958 tarih 13 sayılı Hazinenin taraf olduğu tescil dava dosyası ile tapu kaydının ilk tesisinden itibaren bütün tedavüllerinin, plan, harita ve krokilerinin, ifraz görmüşler ise ifraz haritalarının ilk tesisi mahkeme ilamına dayandığından ilam örneği ile haritasının, kadastro sırasında revizyon gördüğünden revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri, tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgelerin onaylı örnekleri okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı olmak şartıyla denetime elverişli olacak şekilde dosya içine alınmalı; dava konusu taşınmazlara bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu
parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir fen, bir jeoloji ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün ve 31/13 E.K.; 14/03/1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13/06/1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık olup olmadıkları değerlendirilmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli;
Dava konusu taşınmazların Temmuz 1958 tarih 13 sayılı kayıt kapsamında kalıp kalmadıkları belirlenmeli bu amaçla tapu kayıtları, tescil krokisi mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanmalı, sınır denetimi yapılmalı, dayanılan tapu kayıtlarının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek kayıtlar mahalline uyuyor ise kayıtların kapsadığı ve revizyon gördüğü taşınmazları da gösterir fenni bilirkişiler tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, kayıt malikleri ile bu kayıtlara dayanan kişiler arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmalı, tapunun revizyon gördüğü parseller belirlenip tapunun sahip olduğu toplam 6497 m2"lik yüzölçüme sahip tapudan revizyon gören parsellerin yüzölçümü belirlenerek 6497 m2 üzerinden düşürüldükten sonra tapunun geri kalan kısmının Hazine yönünden kesin hüküm oluşturacağı düşünülmeli, tapu kapsamı dışında kalan dava konusu taşınmazlar yönünden ise zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı; dava konusu taşınmazlardan 118 ada 2 parsel ve 118 ada 4 parsel sayılı taşınmazların meydan vasfı ile orta malı olarak tapuda kayıtlı oldukları göz önüne alınarak taşınmazların meydan vasfında olup olmadıkları araştırılmalı; tescil harici bırakıldığı açıklanan 12.738,78 m2"lik kısmın kadastro tutanağı düzenlenen 154 ada 1 parsel numarası içerisinde kalan kısımları belirlenerek bu kısımlar hakkında ise kadastro mahkemesinin görevli olacağı gözönüne alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olan, 6497 m2"lik tapu kapsamında kalmayan, meydan vasfında olmayan parseller ile tescil harici kısım yönünden ise hakkında kadastro tutanağı düzenlemeyen dava konusu taşınmazlar ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bir orman, bir fen ve bir ziraat bilirkişi kurulu aracılığıyla
incelenerek dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü taşınmazların niteliği üzerindeki ağaçların yaşı, cinsi, kapalılık oluşturup oluşturmadıkları ve tasarruf sınırlarının bulunup bulunmadığı imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalıdır.
Yine imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; jeolog bilirkişiden çekişmeli taşınmazların dere yatağında olup olmadığı, derenin aktif dere yatağı olup olmadığı, yatak değiştirip değiştirmediği, aktif olma özelliğini kaybetmiş ise tam olarak hangi tarihte kaybettiğine ilişkin duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor düzenlettirilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyize konu 118 ada 2 parsel 118 ada 4 parsel ve tescil harici olduğu belirtilen 12.738,78 m2"lik kısım yönünden davalı-davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12/03/2019 günü oy birliği ile karar verildi.
Bu alandan sadece bu kararla ilintili POST üretebilirsiniz. Bu karardan bağımsız tamamen kendinize özel POST üretmek için TIKLAYINIZ
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.