12. Hukuk Dairesi 2016/19413 E. , 2017/11598 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine, bonoya dayalı olarak genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; itirazın iptali ilamına göre hesabın yapılarak borcun tespiti ile faize faiz işletilmesine ilişkin memurluk işleminin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre dosya hesabına ilişkin memurluk işleminin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 818 Sayılı Borçlar Kanunu"nun 84/10. maddesinde; "Borçlu, faiz ve masrafları tediyede gecikmiş değilse, kısmen icra eylediği tediyeyi re"sülmale mahsup edebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Bir başka anlatımla BK.nun 84. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe, kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için, takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re"sen dikkate alınmalıdır (Hukuk Genel Kurulu"nun 09/10/2002 tarih ve 2002/12-709 E. - 2002/781 K. sayılı kararı). Şu halde, BK"nun 84. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda, İİK"nun 71. maddesi kapsamında yapılan kısmi ödemelerin, öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir.
Somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, alacaklı tarafından 300.000 TL asıl alacak, 165.158,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 465.158,33 TL talep edildiği, borçlunun itirazının iptali amacıyla alacaklı tarafından yapılan başvuru üzerine alınan Konya 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10.10.2013 tarih ve 2012/183 E. - 2013/308 K. sayılı ilamında; “Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalıların .... İcra Müdürlüğü"nün 2010/10673 takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın 300.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, takip öncesi işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin reddine” karar verildiği, anılan mahkeme ilamının, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 23.12.2014 tarih ve 2014/6151 E. - 8386 K. sayılı ilamı ile alacaklı lehine bozulduğu, bozma ilamında; “....mahkemece gerekirse bilirkişi aracılığıyla senedin vade tarihi ile takip tarihi
arasındaki dönem için işlemiş faiz borcu hesaplatılıp hüküm altına alınması gerektiğinin” belirtildiği,.... Asliye Ticaret Mahkemesi"nce bozma ilamına uyulduktan sonra 13.01.2016 tarih ve 2015/513 E. - 2016/9 K. sayılı karar ile; “ Davanın kısmen kabulüne, Konya 13. İcra Müdürlüğü"nün 2010/10673 Esas sayılı dosyasına yönelik davalının itirazının kısmen iptaline, 300.000.00 TL asıl alacak, 157.741,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 457.741,66 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 16 ve değişen oranda avans faizi işletilmesine, asıl alacağın %40"ı olan 120.000,00 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” dair hüküm kurulduğu, borçlunun icra müdürlüğüne başvurarak; daha önce icra dosyasına ödemeler yaptığını, Yargıtay’ın sadece işlemiş faiz ile ilgili bozma yaptığını, itirazın iptali ilamı gereğince ödenmesi gerekenin, sadece işlemiş faiz olan 157.741,00 TL olduğunu belirterek dosyanın kesin hesabının çıkarılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünün şikayet konusu olan 10.02.2016 tarihli işleminde; alacaklı vekili BK."nun 84. maddesi gereğince talepte bulunduğundan, borçlunun faize faiz işlemeyeceği yönündeki talebinin reddine, ödemelerin BK."nun 100. maddesi gereğince öncelikle işlemiş faiz, icra ücreti vekalet alacağından ve feri alacaklardan mahsubuna karar verildiği görülmektedir.
O halde, mahkemece; yukarıda anlatılanlar ışığında borçlunun kısmi ödemeleri ile ilgili 818 Sayılı Borçlar Kanunu"nun 84. maddesi hükmü göz önünde tutularak, kısmi ödemelerin, öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise, asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın saptanması suretiyle hesap yöntemini de açıklayan ayrıntılı, denetime elverişli nitelikte bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.