
Esas No: 2013/1950
Karar No: 2013/2631
Karar Tarihi: ...04.2013
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2013/1950 Esas 2013/2631 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tapu iptali ve tecsil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı ..."un babaları muris..."ın davalı kooperatifin üyesi olduğunu, babalarının ölümünden sonra diğer kardeşleri davalı ..."un kooperatif hissesinde kendisine isabet eden payı diğer davalı ..."a devrettiğini ve davalı kooperatifin de bu devir işlemini kabul ettiğini, oysa iştirak halinde malik olunan kooperatif hissesinin devrinin tüm paydaşlarca yapılması gerektiğini, yapılan devir işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek, davalı ... tarafından diğer davalı ..."a yapılan pay devrinin iptali ile kaydının... veya... mirasçıları adına kayıt işlerini yapmaya kooperatifin icbar edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine dair verilen kararın, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ... .... Hukuk Dairesince, kooperatiflerde payın tekliği ve bölünmezliği ilkesinin geçerli olduğu, kural olarak birden ziyade kişinin birlikte ortaklık payına sahip olmasının söz konusu olmadığı, kooperatifteki ortaklık payının kooperatife karşı bölünmezliğinin esas olduğu fakat mirasçılık veya başka bir nedenle ortaklık payının birden çok kişiye ait olması nedeniyle paya ilişkin işlemlerin hak sahipleri tarafından seçilen temsilci vasıtasıyla yerine getirileceği, somut olayda davalı ..."ın anne ve babasından intikal eden ortaklık payı üzerindeki miras hissesini doğrudan davalı ..."e devretmiş ve davalı kooperatif te bu devri kabul ederek tapu tesisi yapmış ise de, ortaklık payının temsili bakımından mirasçı hak sahipleri tarafından karar alınmadığı ve bir temsilci atanmadığı, davalı kooperatifin de devri kabul ederken bu durumu araştırmadığı, öte yandan taksim sözleşmesinde kooperatif payı üzerindeki hakların miras payları üzerinde devam edeceği kararlaştırılmış olup, davacıların babalarından intikal eden ortaklık payı üzerinde iştirak halindeki mülkiyetin devam ettiği iddiası üzerinde durulmadığı, ayrıca ortaklık payının devre konu .../... oranındaki kısmı içerisinde davalı ..."ın annesinden intikal eden miras hissesinin olduğu ve bu kısım için iştirak halinde mülkiyetin tartışmasız olarak devam ettiğinin dikkate alınmadığı, açıklanan bu hususların değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararından sonra birleşen davada davacılar vekili dava ve ıslah dilekçelerinde, davalı ..."ın dava konusu payı ve paya bağlı olarak tapuda adına tahsis edilen hisseyi diğer davalı ..."a devrettiğini ve davalı kooperatifin de bu devri kabul ettiğini, murislerinin ölümünden sonra kooperatif aidatlarını müvekkillerinin ödediğini, davalı ..."un ödemelere katılmadığını ileri sürerek, murislerinin öldüğü 1986 yılına kadar murisleri tarafından kooperatife yapılan ödeme miktarından davalı ..."un payına düşen miktarı müvekkillerinin depo etmesine karar verilerek tapuda yapılan satışın iptali ile taşınmazın müvekkilleri adına eşit pay olarak tescilini, mümkün olmazsa kanuni şuf"a hakları dolayısıyla ..."a yapılan satışın iptali ile payın müvekkilleri adına eşit olarak tescilini, bu da mümkün olmazsa taşınmazda davalı ... adına olan payın iptali ile iştirak halinde diğer davalı ... adına ya da tapu kaydının muris M.... adına düzeltilmesini, ayrıca ikinci ya da üçüncü taleplerinin kabulü halinde ise kooperatife tüm ödemelerin müvekkilleri tarafından yapılması sebebiyle yapılan ödeme miktarından ..."un hissesine düşen miktarın güncelleşmiş değeri olarak şimdilik ....000,00 TL"nin davalılardan tahsilini ve ... adına olan kooperatifteki kaydın davacılar adına düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar ..., ... ve kooperatif vekilleri birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin tapu kaydına güvenerek iyiniyetle diğer davalı ..."dan taşınmazdaki hissesini 50.000,00 TL bedelle satın aldığını, bedelde muvazaa iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamındaki gerekçeyle, dava konusu gayrimenkul ile ilgili mülkiyet iştirak halinde olduğu için mirasçı davalı ..."ın payını diğer davalı ..."a ve onun da payını davalı ..."a devri hukuken mümkün olmadığından devirlerin geçersiz sayılmasına ve kooperatif yönetim kurulunun pay devrinin ..."a ve sonra da ..."a devretmesi geçersiz olduğu için ..."a ""... Sanayi Sitesi E Blok 502.Sokak No:..."" deki payı ile ilgili yapılan devrin iptaline, kaydın devir öncesi hale getirilmesine ... numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, birleşen dosyada ... adına olan kooperatifteki kaydın düzeltilmesine, birleşen dosyadaki kooperatifle ilgili yapılan alacak isteklerinin ve davacı tarafın ıslah yolu ile yapılan şuf"a taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar tarihinden sonra asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin tavzih istemi üzerine, 06.03.2012 tarihli tavzih kararı ile HMK"nın 304. maddesine göre, hükmün .... maddesinin ""... numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacılar ve davalı ... adına tesciline"" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Kararı ve tavzih kararını, davacılar vekili temyiz etmiştir.
...) Davacılar vekilinin 06.03.2012 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazları yönünden;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 305/.... maddesi "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.” Aynı maddenin .... fıkrası “Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” hükümlerini içermektedir. Karar vermekle yargıç, o davadan el çekmiş olup, yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen bu karar, artık hiçbir şekilde değiştirilemez. HMK’nın 305. maddesinde düzenlenen tavzih veya
aynı Yasa’nın 304. maddesinde düzenlenen maddi hataların düzeltilmesi yoluyla da hükmün değiştirilmesi söz konusu olamaz. Bir hükmün hangi hallerde tavzihinin istenebileceği, HMK’nın 305. maddesinde düzenlenmiştir. Tavzih yolu, bir hükmün yeterince açık
olmaması veya icrasında tereddüt uyandırması yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi durumunda hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarmak amacıyla başvurulan bir yasal yoldur.
Mahkemece, davalı ..."un tavzih dilekçesi, asıl ve birleşen davada davacılar vekiline tebliğ edilmeden tavzih talebinin kabulü HMK 306/.... maddesine aykırılık teşkil ettiğinden doğru olmadığı gibi hüküm verildikten sonra yukarıda açıklanan HMK"nın 305/.... maddesine aykırı olarak davacılar aleyhine hüküm fıkrasının .... bendinde taraflara tanınan hakların ve borçların değiştirilmesi doğru olmamıştır.
...) Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
a-Davacı tarafça birleşen davada öncelikle, murislerinin ölmeden önce yaptığı ödemelerin güncel değerinden davalı ..."a düşen kısmı depo etmek kaydıyla tapuda yapılan satışların iptali ile davalı ..."un hissesinin eşit olarak müvekkilleri adına tescili; bu talepleri kabul görmediğinde ise ikinci talep olarak, kanuni şuf"a hakları dolayısıyla ..."a yapılan satışın iptali ile bu payın müvekkilleri adına eşit olarak tescili, bu talebin de mümkün olmaması halinde üçüncü talep olarak, taşınmazda davalı ... adına olan payın iptali ile iştirak halinde diğer davalı ... adına veya tapu kaydının muris M.... adına düzeltilmesi, ayrıca ikinci veya üçüncü taleplerinin kabulü halinde ise kooperatife tüm ödemelerin müvekkilleri tarafından yapılması sebebiyle yapılan ödeme miktarından davalı ..."un hissesine düşen kısmın güncel değerinin davalılardan tahsili istenmiş; mahkemece, davacıların ilk talebi hakkında bir karar verilmediği gibi, ikinci talepleri hakkında da her hangi bir gerekçe gösterilmeden red kararı verilmiştir. Mahkeme gerekçesinden ve tavzihle düzeltilen hükümden davacıların üçüncü taleplerinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu halde de davacıların kooperatife yaptıkları ödemeden davalı ..."un hissesine düşen kısmının tahsiline yönelik talepleri hakkında da hiç bir gerekçe gösterilmeden red kararı verilmiştir.
HMK"nın 112/.... maddesi uyarınca, davacının asli talebi hakkında esastan red kararı verilmedikçe, fer"i talebi hakkında bir karar verilemez. Mahkemece öncelikle davacının asli talebi hakkında bir karar verilmesi gerekir. Öte yandan, aynı yasanın 297/...-c, ... maddesi ve hükmü uyarınca davacıların terditli talepleri hakkında, gerekçesi açıklanarak, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulmaması, yine asıl ve birleşen davalar bağımsızlığını koruduğundan, her bir davadaki talepler yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi de doğru olmamıştır.
b) Bozma nedenine göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (... ve 2a) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile tavzih kararının ve hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, (2b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.