Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/15311
Karar No: 2014/19287
Karar Tarihi: 16.06.2014

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/15311 Esas 2014/19287 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2014/15311 E.  ,  2014/19287 K.

    "İçtihat Metni"


    ... Vekili avukat ... ile Prestij İnşaat A.Ş. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinden (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) verilen 11/06/2013 tarih ve 2012/590-2013/339 sayılı hükmün Dairenin 13.2.2014 tarih ve 2013/22593-2014/3736 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
    KARAR

    Davacı, "Club Prestige Devre Tatil Sözleşmesi" adı altında davalıyla devre mülk sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereğince; 3202 Nolu Dairede 52. haftada tatil hakkını kullanacağının kararlaştırıldığını, 150 Euro peşinat verdikten sonra 4.700,00 Euroluk 33 adet senet karşılığında toplam 4.850,00 Euro ödeme yaptığını, hiçbir zaman sözleşmede belirtilen dairede ve dönemde tatil hakkını kullanmadığını, sözleşmeyi iptal etmek istediğinde bunun mümkün olmadığını, isterse tatil hakkının 3. kişilere devir edebileceklerini bunun da başka bir Şirket aracılığı ile mümkün olabileceğinin söylendiğini, Geo adlı bu şirkete 29/01/2007 tarihli satış yetkisi verdiğini, şirketin "2. el promosyon bedeli" adı altında 650,00 TL tahsilat yaptığını, satışın hemen yapılacağının taahhüt edilmesine rağmen yapılmadığını, davalının bakım aidatlarının tahsiline yönelik aleyhine İstanbul 4. İcra Müdürlüğü"nün 2012/21751 E. sayısı dosyası ile icra takibi yapıldığını, bunun üzerine ihtarname çekerek sözleşmeyi feshettiğini, 05/06/2003 tarihli "Club Prestiğe Devre Tatil Sözleşmesinin" iptali ile müvekkili tarafından ödenen 4.850,00 Euro"nun yıllık vadeli Euro"ya uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı, sözleşmenin davalı tarafından benimsendiğini, davacıya cayma belgesinin verildiğini süresinde cayma hakkını kullanmadığını ayrıca sözleşmenin kapıdan satış niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, tesis davacı tarafından görülerek sözleşme imzalandığı, sözleşmenin kapıdan satış niteliğinde bulunmadığı, davaya konu devre tatilin davacının kullanımı için hazır tutulduğu, davalının sözleşme gereğince edimlerine 2014/15311-19287
    Yerine getirdiği, sözleşmenin yapılmasından yaklaşık 7 yıl sonra davanın açılmasının haklı ve hukuki nedenlere dayanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm Dairemizin 2013/22593-2014/3736 E.K. sayılı ilamıyla onanmış bu kez davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
    Dava, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun"un 4. maddesi uyarınca açılmış ayıplı mal iddiası ile sözleşmenin feshi ve bedelin iadesi istemi ile ilgilidir. Devre tatil sözleşmeleri BK.nun 19/1 maddesine dayanılarak sözleşme özgürlüğü prensibi içerisinde yapılan sözleşmelerdir. Bu sözleşme B.K.nun da düzenlenen sözleşme tiplerinden biri olmadığından atipik sözleşmelerdir. Atipik sözleşmeleri devre tatil sözleşmeleriyle ilgili olanları ise yasanın tanımladığı değişik akit tiplerini kapsadığından(hizmet,kira,vekalet,satış gibi) karma sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde kanunun amacının ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek olduğu anlaşılmaktadır. Şu haliyle tüketici kanununda yer alan hükümler buyurucu nitelikte hükümler olup, tarafların sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde imzalayacakları sözleşmelerin yasanın bu buyurucu hükümlerine aykırı olmaması gerekir. Taraflar arasında yapılan devre tatil sözleşmesi yasanın tanımını yaptığı 8. ve 9. maddelerinde belirlenen kapıdan satış niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Kapıdan satışlar işyeri, fuar, panayır gibi satış mekanları dışında önceden mutabakat olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlar olarak tanımlandıktan sonra, aynı yasa maddesinde bu tür satışlarda tüketicinin 10 günlük tecrübe ve muayene süresi sonuna kadar malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetmekte serbest olduğu vurgulanmıştır. Yasanın 9. maddesinde ise satıcının hazırladığı sözleşme, fatura veya tesellüm makbuzu ile birlikte, en az 12 punto siyah koyu harflerle yazılmış ve içeriği yasada açıklanan cayma belgesini vermeyi satıcıya yükümlülük olarak getirmiştir. 818 sayılı B.K.nun 219-221. (TBK 249-252) maddelerinde tecrübe ve muayene şartlı satım alıcının malı tecrübe ve malı muayene edip tasvip etmesi irade şartına bağlı olarak yapılan satım olarak tanımlanmıştır. 4077 sayılı kanunun 8. maddesinde düzenlenen satışlar ise B.K.nun anlamında tecrübe ve muayene şartıyla satışlardan olup burada sözleşmeden dönme hiçbir objektif koşula bağlanmamış, tamamen tüketicinin iradesine 2014/15311-19287
    bırakılmıştır. Sözleşmenin taraflarca imzalanması ile cayılıp cayılmayacağının bildirilmesi arasında süresinde sözleşme henüz hükümlerini doğurmaz. Sözleşmenin hükümleri bu aşamada askıda olup, tüketici bu süre içinde caymazsa sözleşme başladığından itibaren hükümlerini doğurur, cayması halinde başlangıcından itibaren hüküm doğurmaz.
    Somut olayda sözleşmenin davacı tarafından tesis gezilip görülerek tecrübe ve muayene sonucu beğenildikten sonra imzalandığı ileri sürülmüştür. Taraflar arasında devre tatil satış sözleşmesinin davalının ve mahkemenin kabulünün aksine tesiste yapıldığı ispatlanamamıştır. Davalının sunduğu delil listesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere Kuşadasında bulunan tesisle ilgili sözleşmenin tanzim yerinin Ankara olduğu anlaşılmış, tüketiciyle birlikte imzalanan sözleşmeye konu tesisin de davacı tarafından kullanıldığı da ispatlanamamıştır.Hal böyle olunca davacının aradan uzun bir süre geçse de cayma hakkını kullanarak 99 yıllık sözleşmenin feshini ve ödemelerinin iadesini talep etmesin de hukuka aykırılık bulunmadığı gibi devre mülkü tecrübe ve muayene etmediğinin de kabulü gerekir. (Bknz, tarafı aynı şirket olan dairemize ait 22.01.2014 gün 2013/25217 E. 2014/ 1577 K, 23.01.2014 gün 2013/16066 E. 2014/ 1634 K, 23.01.2014 gün 2013/18743 E. 2014/ 1637 K. sayılı bozma ilamları) Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının bozulması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde onandığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve yukarıda açıklandığı şekilde bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 13.02.2014 gün 2013/22593 - 2014/3736 sayılı onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bu şekilde BOZULMASINA, 16.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi