Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/338
Karar No: 2018/515

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/338 Esas 2018/515 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2017/338 E.  ,  2018/515 K.

    "İçtihat Metni"

    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Sayısı : 113-226

    Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar Gülistan Karasöğüt ve ..."ün 5237 sayılı TCK"nın 188/3, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve müsadereye ilişkin Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.09.2008 tarihli ve 34-241 sayılı hükümlerin, sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 27.01.2014 tarih ve 34063-673 sayı ile;
    "Olay tutanağında haklarındaki ihbar üzerine yakalanarak polis aracına alınan sanıklardan Saniye"nin oturduğu yerde, şeffaf poşet içerisinde 23 adet uyuşturucu hap bulunduğunun belirtilmesine, sanıkların kovuşturma aşamasındaki savunmalarında ise Gülistan, üzerinde yapılan aramada 11 adet uyuşturucu hap, Saniye"nin de üzerinde 12 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu hususta tutanak düzenleyicilerin tanık olarak dinlenmeleri sonucuna göre, tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel mahkeme ise 14.05.2014 tarih ve 113-226 sayı ile;
    "...Mahkememizce yeniden yapılan duruşma ve değerlendirmeler sonucunda olay tarihinde 29/12/2007 tarihli tutanakta açıkça belirtildiği üzere görevli polis ekibine tanımadıkları bir vatandaşın gelerek 50 mt kadar ileri de (roman vatandaşların oturduğu, uyuşturucu satımının sıklıkla yapıldığı) Kamberler Caddesinin başında iki bayanın bulunduğunu ve uyuşturucu hap sattıklarını ihbar etmesi üzerine polis ekiplerinin bahsedilen yere intikal ettiklerinde sanıkların bayan olması sebebiyle olay yerinde üst aramalarının yapılamadığı, otonun arka koltuğu sol tarafından oturan ... isimli bayanın oturduğu yerde beyaz şeffaf poşet içerisinde 23 adet mavi renkli extacy hap bulunarak muhafaza altına alındığı, sanıkların emniyette susma hakkını kullandıkları, C.Savcılığındaki müdafii huzurunda alınan ifadelerinde ise tutanağı doğrulayıp dolaşırken buldukları ve 1 poşet içerisinde bulunan hapı korkudan yere attıklarını söyledikleri sonradan muhtemelen daha az ceza almak yada cezadan kurtulmak için her ikisinin ayrı ayrı hapları kullanmak üzere yanlarında bulundurmalarını söylemelerinin daha lehlerine olacağı düşünülerek sanık ..."ın üzerinde 11 adet, sanık ..."nin üzerinde 12 adet hap ele geçirildiğini beyan ettikleri, sanıkların olay sırasında yakalama tutanağına uygun düşmeyen, ve müdafii huzurunda C.Savcılığında alınan beyanlarına aykırı şekildeki kovuşturma beyanlarının doğruyu yansıtmadığı açıktır. Bu nedenle uyuşturucu kullanma savunmasına dayalı bu ifadelerine itibar edilemez. Kaldı ki; dizi 2 de yer alan tutanakta açıkça belirtildiği üzere sanıkların bir vatandaş tarafından açıkça uyuşturucu sattıklarının ihbar edilmesi üzerine adeta suçüstü yakalanmaları karşısında sanık ..."ın üzerinde 11 adet, sanık ..."nin üzerinde 12 adet hap bulunmuş olsa bile ihbar karşısında sanıkların hukuki durumu yine değişmeyecektir.
    Ayrıca olayın üzerinden yaklaşık 7 yıl geçmesinden sonra benzer bir çok olay yaşayan ve tutanak düzenleyen tutanak düzenleyici tanıkların dinlenmesinin uyuşmazlığı çözmeyeceği, bir çok olayda rastlanıldığı gibi bu kadar zaman sonra tutanak düzenleyicileri dinlenilse bile sürekli olduğu şekilde tutanak içeriği doğrudur imza bana aittir biçiminde ifade verecekleri bunca yıldan sonra ayrıntılı bilgi vermesinin beklenemeyeceği, sırf bu şekilde yapılan bozmanın usul ekonomisine, seri yargılama ilkesine aykırı olduğu..." gerekçesiyle direnerek, önceki hükümde olduğu gibi sanıkların cezalandırılmasına karar vermiştir.
    Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanıkların müdafileri ile sanık ... Karasöğüt tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2014 tarihli ve 232546 sayılı “onama” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 526-1105 sayı ile; 6763 sayılı Kanun"un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 03.03.2017 tarih ve 48-830 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    29.12.2007 tarihli olay tutanağına göre; 29.12.2007 tarihinde saat 20.15 sıralarında kolluk görevlilerinin yanına gelen bir şahsın, tahminen 50 metre kadar ileride Kamberler Caddesi başında bulunan iki bayanın uyuşturucu hap sattıklarını beyan etmesi üzerine görevlilerin bahse konu yere intikal ettikleri, daha önceden tanıdıkları sanıklar ... ile Gülistan Karasöğüt isimli bayanları görüp yanlarına giderek konu hakkında bilgi verdikleri, sanıkların bayan olmaları ve görevliler arasında bayan polis memuru bulunmaması nedeniyle üst aramalarının yapılabilmesi amacıyla polis merkezine götürülmeleri için ekip otosuna bindirildikleri, otonun arka koltuk sol tarafında oturmakta olan sanık ..."nin oturduğu yerde beyaz şeffaf poşette (23) adet tablet bulunduğu görülerek muhafaza altına alındığı, adli muayeneleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna götürülen sanıkların görevli hemşire vasıtasıyla yapılan üst aramalarında suç unsuruna rastlanılmadığı,
    Bursa Polis Kriminal Laboratuvarınca düzenlenen 14.01.2008 tarihli uzmanlık raporuna göre; ele geçirilen tabletlerin amfetamin etken maddesi ile kafein ve procain katkı maddelerini içerdikleri,
    Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığının 06.02.2008 tarihli raporuna göre; incelenen (13) adet tabletin toplam net 0,0006 gram amfetamin ihtiva ettiği,
    Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 5. İhtisas Kurulunun 07.04.2008 tarihli raporuna göre; amfetamin maddesi içerdiği tespit edilen (23) adet tabletin 5237 sayılı TCK"nın 188. maddesi kapsamında olduğu,
    Anlaşılmıştır.
    Sanık ... müdafii huzuru ile alınan savcılık ve sorgusundaki ifadelerinde; yeğeni olan sanık ... ile birlikte dolaştıkları sırada yerde içerisinde haplar bulunan poşet bulduklarını, polislerin kendilerini görmeleri üzerine korkudan poşeti yere attıklarını, niyetlerinin bu hapları içmek olduğunu, mahkemede ise farklı olarak; sanık ... ile yolda giderken polislerin üzerinde arama yaptıklarını ve 12 adet hap bulduklarını, hapları kendisinin kullandığını,
    Sanık ... Karasöğüt müdafii huzuru ile alınan savcılık ve sorgusundaki ifadelerinde; teyzesi olan sanık ... ile dolaşırlarken yerde poşet içinde haplar bulduklarını, bu hapları içeceklerini, o sırada yanlarına gelen polislerin kendilerini yakaladığını, satma gibi bir niyetleri olmadığını, mahkemede ise farklı olarak; sanık ... ile birlikte sokakta bulundukları sırada yanlarına gelen polislerin yaptıkları aramada üzerinde 11 adet hap bulduklarını, hapları kullandığını,
    Savunmuşlardır.
    Ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
    Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
    Olay tarihinde saat 20.15 sıralarında görevlerini ifa etmekte olan kolluk görevlilerinin yanına gelen bir şahsın, tahminen 50 metre kadar ileride Kamberler Caddesi başında bulunan iki kadının uyuşturucu hap sattıklarını beyan etmesi üzerine bahse konu yere intikal edildiği, çevrede araştırma yapıldığı sırada daha önceden görevlilerce tanınan sanıklar Saniye ve Gülistan"ın görüldüğü, görevlilerin adı geçenlerin yanlarına giderek konu hakkında bilgi vermeleri sonrasında kadın olmaları ve bayan polis memuru bulunmamasından kaynaklı olarak olay yerinde üst aramalarının yapılamadığı, polis merkezine götürülmek amacıyla sanıkların ekip otosuna bindirildikleri, otonun arka koltuk sol tarafında bulunan sanık ..."nin oturduğu yerde beyaz şeffaf poşette suç konusu tabletler olduğunun görülerek görevlilerce muhafaza altına alındığı, adli muayeneleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna götürülen sanıkların görevli hemşire vasıtasıyla yapılan üst aramalarında suç unsuruna rastlanılmadığı anlaşılan olayda; 29.12.2007 tarihli olay tutanağında, suç konusu tabletlerin ekip otosu içinde sanık ..."nin oturduğu yerde tek bir poşette bulunduğunun, yakalamayı yapan ekipteki polis memurları arasında bayan memur olmaması nedeniyle sanıkların üst aramalarının olay yerinde yapılamadığının, bu amaçla polis merkezine götürülmek üzere ekip otosuna bindirildiklerinin açıkça belirtilmesi, her iki sanığın da imzadan imtina etmeyerek olay tutanağını imzalamış olmaları, sanıklar Saniye ve Gülistan"ın savcılıkta ve sorguda müdafileri huzuru ile alınan ifadelerinde, suç konusu tabletlerin kendilerine ait olmadığını beyan etmeyip tabletleri içeceklerini ve tutanakta belirtildiği şekilde tek bir poşet içerisinde bulduklarını söylemeleri, bu beyanlarının CMK"nın 148. maddesinde belirtilen yasak usullerle elde edilen ifadeler olmaması nedeniyle hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmaları karşısında; sanıkların kovuşturma evresindeki, suça konu tabletlerin ne şekilde ve nerede ele geçirildiği ile herhangi bir materyal içerisinde olup olmadıklarını açıklamaktan uzak olup tek bir poşet içinde değil ayrı ayrı üzerlerinde bulunduğuna dair savunmalarının araştırılması amacıyla tutanak düzenleyici görevlilerin dinlenmesini gerektirecek bir durum bulunmadığı anlaşıldığından, yerel mahkemece dosyadaki mevcut delillerle hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmündeki gerekçesinin isabetli olduğuna ve hükümlerin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2014 tarihli ve 113-226 sayılı direnme kararına konu hükmündeki gerekçelerinin İSABETLİ OLDUĞUNA,
    2- Hükümlerin esasının incelenmesi için dosyanın, Yargıtay 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 08.11.2018 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi