12. Ceza Dairesi 2015/3012 E. , 2016/5474 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... Koruma Bölge Kurulu"nun 29/05/2009 tarih, 5034 sayılı kararı ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, (... Köyü), Köyiçi Mevkii, 1 pafta 32 parselde bulunan erken tunç çağına ait mezarın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tesciline, ekte bulunan haritada gösterilen yerin 3. derece arkeolojik sit alanı olarak sınırlandırılmasının uygun olduğuna karar verildiği, bu karardan sonra ... Koruma Bölge Kurulu"nun 30/05/2013 tarih, 588 sayılı kararı ile, dava konusu 3. derece arkeolojik sit alanında yer alan eski tunç çağına ait mezarın üzerine 2863 sayılı Kanuna aykırı olarak yapı inşa edenler hakkında suç ihbarında bulunulduğu, başlatılan soruşturma kapsamında kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 16/07/2013 tarihli tutanakta, dava konusu taşınmaz üzerinde 290 m2 lik alana, sanık tarafından 2 katlı bir bina yaptırıldığının belirlendiği, sanığın dosya kapsamında mevcut savunması incelendiğinde, dava konusu yerde bina inşaa edilirken bir mezar bulunduğunu, bunun üzerine müzenin müdahale ettiğini, bir süreliğine dokunmayıp, müze müdürlüğü kontrolünde arsanın tamamının kazıldığını, birşey çıkmayınca binayı tamamladıklarını, beyan ettiği, sanığın savunması dikkate alındığında, suç tarihi itibariyle, dava konusu taşınmaz üzerinde korunması gerekli kültür varlığı bulunduğunu bildiği, anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamında mevcut doğal ve kültürel varlıkları koruma envanterinde, dava konusu taşınmaz üzerinde, 1.55x3.15 m. ebatlarında, 1.45 metre yüksekliğinde duvarları kaba yontulu taşlarla, üzeri ise yassı blok taşlarla örülmüş olan erken tunç çağına ait bir mezar bulunduğu,
mezarın kapak taşlarının iş makinesi ile çalışılması sırasında orjinal yerlerinden kaldırıldığı, mezarda bulunan kurtarma kazısında erken tunç çağına tarihlenen pişmiş toprak ve bronz eserlerle bir adet pişmiş toprak lahit bulunduğu, çevrede yapılan sondaj kazılarında ise herhangi bir varlığa rastlanmadığı, mezarın üzerinin kapatıldığının belirtildiği, yapılan yargılama sırasında, sonradan dava konusu bölgenin sit alanı vasfının sona erdirilmesine karar verildiği anlaşılmakla birlikte, taşınmaz üzerinde bulunan erken tunç çağına ait mezarın akıbeti hakkında herhangi bir tespitin yer almadığı görülmekle, bu kapsamda, öncelikle, dava konusu binanın, tescilli kültür varlığı niteliğine haiz erken tunç çağına ait mezarın üzerine inşaa edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulup, sanık tarafından yaptırılan inşai uygulamalar sebebiyle, tescili kültür varlığı niteliğindeki mezara zarar verildiğinin belirlenmesi durumunda, başka herhangi husus araştırılmaksızın sanığın 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi;
Tescilli kültür varlığı niteliğindeki mezara zarar verilmemekle birlikte, sanığın, suç tarihinden sonra, ... Bölge Kurulu"nun 26/12/2013 tarih, 755 sayılı kararı ile sit vasfının kaldırılmasına karar verilmiş olan araziye fiziki ve inşai müdahalede bulunduğunun anlaşılması halinde ise, bu durumun, eylemi suç olmaktan çıkarmayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 23/03/1987 tarih, 3-612/145 Esas – Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, bir kanun maddesinin uygulanmasına esas teşkil eden idari tasarrufta meydana gelen değişmelerin, oluşmuş olan suçlar açısından sonucu etkileyici kabul edilemeyeceği, başka bir deyişle, suç tarihi itibariyle sit alanı niteliğiyle tescilli olan bölgede, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesi kapsamında kalan bir fiil icra edildiğinde, suç tarihinden sonra idari bir karar ile bölgenin anılan özelliğine son verilmiş olmasının, sanığın suçluluğunu ortadan kaldırmayacağı, ayrıca, sanığın sit alanında bulunan taşınmaza izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunduğunun anlaşılması halinde, bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin kurulan koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında bulunup bulunmadığı hususu tespit edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirmelerle, sanığın beraatine dair yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.