10. Hukuk Dairesi 2008/16674 E. , 2010/2032 K.
"İçtihat Metni"....
Dava, ölen murisler..... davalıya ait ticari araçta 01.05.1993 ile 24.09.2006 tarihleri arasında hizmet aktiyle aralıksız olarak çalıştığının tespitine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı ile davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdi ile çalışıldığına ilişkin tespit davalarında, davacı iddiasını her türlü delille ispat edebilir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79/10. maddesi hükmüne göre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan itibaren (= işyerinden ayrıldıkları yılın sonundan itibaren) 5 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeye başvurarak dava açtıkları ve iddialarını da kanıtladıkları takdirde, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları sigortalı hizmet olarak değerlendirilir. Hal böyle olunca, davacıların murisi....., davalı işverenlik dışında, .....işyerinden bildirildiği görülen .... tabi çalışmasının 01.09.1993 ile 01.05.1994 tarihleri arasında olması karşısında; murisin sicil no.su belirtilen işyerinde ne şekilde gerçekleştiği ve bu çalışmasının niteliği belirlenmeli, var ise 01.09.1993-01.05.1994 arasındaki dönemde davalıya ait minibüste şoförlük yaptığı zaman dilimi de belirlenmek suretiyle, davacıların murisinin davalı işyerindeki çalışmasının kesintiye uğrayıp uğramadığı olgusu üzerinde durulmalıdır.
......
Davacıların murisi .....01.09.1993-01.05.1994 tarihleri arasındaki çalışmalarının tamamen davalının işyerinden bağımsız başka bir işyerindeki çalışmalar olduğunun tespiti halinde ise, çalışmalarının çıkış tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığı dikkate alınarak, 01.09.1993 tarihinden öncesine ilişkin hizmet tespiti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Davaya konu 01.09.1993 tarihinden sonraki dönem yönünden ise; mahkemece kurulan hüküm, eksik araştırma ve incelemeye dayanmaktadır. Davacıların murisi olan sigortalı.... ehliyetinin olup olmadığı, davalı işverenin uyuşmazlığa konu dönemde minibüs işletmeciliği yapıp yapmadığı, sigortalının niza konusu dönemde aldığı trafik ceza tutanakları, varsa trafik kazası tutanakları gibi şoförlük mesleğinin yerine getirilmesi sırasında karşılaşılması mümkün olaylara ilişkin belgelerin sunulması, çalışılan güzergahın netleştirilmesi, vefat eden sigortalının çalıştığı iddia edilen hatta çalışmış kişilerin tanıklarına başvurulması, çalışma olgusunu ve dönemini teyit edecek nitelikteki başkaca delillerin taraflarca sunulmasına fırsat tanınması, böylece elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir.
3-Kabule göre de; davacılar murisinin 01.09.1993-01.05.1994 tarihleri arasındaki başka işyerinde geçen çalışmalarının kabul edilen dönem içinden dışlanmaksızın hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin ile davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davalılardan ..."e iadesine, 18/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......