4. Hukuk Dairesi 2020/2456 E. , 2020/3750 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/06/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 26/02/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Mahkemece gerekçeli karar başlığında, dava tarihinin 20/06/2013 tarihi olarak yazılması gerekirken, 31/08/2018 tarihi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.Dava, idarenin hizmet kusuru nedenine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Davacılar vekili, müvekkillerine ait ... ili, ...mahallesi, 796 ada 1 ve 2 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazların yakınında, ana yol üzerinde heyelan nedeniyle toprak göçüğü meydana geldiğini, yolun bu kısmı için davalı ... tarafından diğer davalı şirkete ihale yoluyla " istinat duvarı yapma işi" verildiğini, bu işin yapımı sırasında çıkan hafriyatın müvekkillerine ait taşınmazlara döküldüğünü belirterek hafriyatın kaldırılması için gerekli masrafın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinde bulunmuştur.Davalı ...; davaya konu işin diğer davalıya ihale edildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece, bilirkişi raporuyla belirlenen bedelin davalı ... tarafından ödenmiş olması nedeniyle davacının tazminat alacağı yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinde; davacılar tarafından açılan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/585 esas sayılı ilk dava dosyasında, ... İnşaat Turizm Enerji ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davalı olarak gösterildiği, yargılama sırasında, davalı ... Başkanlığının vermiş olduğu zarardan dolayı açılacak olan tazminat davalarına bakma görevinin idare mahkemelerinde olduğu anlaşıldığından bu davalı açısından görevsizlik kararı verilmek üzere dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esas sayısı aldığı, eldeki davanın da tefrik kararı üzerine davalı Belediyenin davalı olduğu dosya olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece eldeki dosyada, zarara sebep olan eylemin davalı Belediyenin davacıların arsalarının bulunduğu yerde davalı şirkete ihale yolu ile yaptırdığı "istinat duvarı yapma ve toprağı kaldırma" işinin, Belediyenin özel hukuk ilişkisi çerçevesinde imzaladığı sözlemeyle davalı şirkete yaptırıldığı, davanın , haksız eylemden doğan tazminat davası niteliğinde olduğu, davalının yüklenici aracılığıyla kamu hizmeti vermesi sırasında zararın gerçekleştiği; kamu kurumunun yüklenici ile özel hukuk sözleşmesi yapmış olması, sözleşme gereğince ve TBK."nın 55. maddesi uyarınca özel hukuk hüküm ve ilkeleri gereği tazminat sorumluluğu ve yüklenicinin haksız eylemi bulunması nedeniyle davaya bakmaya bu Mahkemenin görevli olduğu kanaatine varılarak; davalı ..."nin ihale ettiği işin davalı şirket tarafından yapılması aşamasında davacılara ait taşınmazda zararın meydana geldiği sabit olduğundan tespit edilen ve icra dosyasına ödenen bu bedel yönünden davalı Belediyece borcun ödenmiş olması nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacıların, ana yol üzerinde meydana gelen heyelan nedeniyle oluşan toprak göçüğü sonrasında davalı ... tarafından ihale yoluyla diğer davalı şirkete verilen istinat duvarı yapımı sırasında çıkan hafriyatın kendilerine ait taşınmazlara döküldüğü iddiasıyla tazminat isteminde bulundukları, istemin ileri sürülüş biçimine göre davacıların; açıkça, davalı ... Başkanlığının hizmet kusuruna dayandıkları anlaşılmaktadır. Davalı kamu kurumu olup eylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir ve kamu hizmeti yürütmektedir. Kamu hizmetinin görülmesi sırasında ve hizmet kusurundan doğan zararların gideriminde ise idari yargı görevlidir (2577 sayılı İYUKmd.2). Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir.
Açıklanan nedenle; mahkemece, davalı ... yönünden yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen sebeple HMK"nın 371 maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 05/11/2020 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı ... Başkanlığının yüklenicisi olan ve ihaleyi alan şirket tarafından yapılan istinat duvarı işi sırasında toprak göçüğü kaldırılırken çıkan hafriyatın arazisine döküldüğünü ileri sürerek meydana gelen zararın tazminini talep etmiştir. Dosya çeşitli aşamalar ve bozmalar geçirmiştir. Temyiz incelemesine konu son kararında ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuyla belirlenen zararın davalı ... tarafından ödenmiş olması nedeniyle, davacının tazminat alacağı yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurmuştur.Taraf vekillerinin temyizi üzerine inceleme yapan Dairemizin sayın çoğunluğu; davacıların açıkça davalı ... Başkanlığının hizmet kusuruna dayandıklarını belirterek, kamu hizmetinin görülmesi sırasında ve hizmet kusurundan doğan zararların gideriminde idari yargının görevli olduğunu benimseyerek, davalı ... bakımından yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini vurgulamak suretiyle, mahkeme kararının bozulmasına dair hüküm tesis etmiştir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 11.02.1959 tarih ve 1958/17 E. 1959/15 K. sayılı kararında, içtihadı birleştirme kapsamında olmadığına yer verilerek dikkat çekildiği üzere; bir kamu kurumunca bir tesisin yaptırılması esnasında Devlet malı olmayan yerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak ya da moloz yığılması neticesinde oluşan zararların tazmini davası, başkasının malına kamu kurumunun dilediği gibi el atma hakkı bulunmadığı, ayrıca plan, proje ve şartnamelere başkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesini gerektirecek esaslar konulamayacağından dolayı haksız fiilden doğan bir tazminat davası sayılacağı bildirilmiştir.Ayrıca, işlerin plan ve programlara uygun yapılmaması hali de idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararın tatbiki olan eylem sayılamayacağı, bu bakımdan böyle bir iddia ile açılmış olan davanın haksız fiilden doğan bir davadan ibaret olacağı öngörülmüştür.Yukarıdaki açıklamaların ışığında somut olayı değerlendirdiğimizde; dava, haksız fiil sonucu meydana gelen zararın tazmini davası olup, adli yargının görevleri arasındadır. Davanın esası hakkındaki görüşlerim saklı kalmak üzere, değerli çoğunluğun bozma ilamına bu yönüyle katılamıyorum. 05/11/2020