Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/4630
Karar No: 2021/5081

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/4630 Esas 2021/5081 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2020/4630 E.  ,  2021/5081 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

    Dava, davacının 26.04.2016 tarihini takip eden aybaşından itibaren 4/1-a kapsamında aylığa hak kazandığının tespiti, 4/1-b kapsamında tahsil edilen 6.108,39 TL prim tutarının faizi ile iadesi istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM:
    Davacı vekili, davacının 26.04.2016 tarihinde aylık tahsis talebinde bulunduğunu, kurumun talep tarihinde 5300 prim gün sayısı olmadığı gerekçesi ile talebi reddettiğini, davacının ... T.A.Ş nezdinde 2598 gün ile isteğe bağlı üyelik için kesilen 1050 gün olmak üzere 3648 prim gününün sigortalılık süresinden sayılmasını teminen yeniden müracaatta bulunduğunu, bu sefer kurumun son 1260 günün Bağ-Kur kapsamında kaldığı ve prim borcu bulunduğunu, 26.05.2012-25.04.2016 tarihleri arasında 4/a çalışmalarının da kendi şirketinden bildirim yapılması sebebiyle iptal edildiğini ileri sürerek tahsis dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verdiğini ileri sürerek kurum işleminin iptaline, 26.04.2016 tarihini takip eden aybaşından itibaren 4/1-a kapsamında aylığa hak kazandığının tespitine ve birikmiş aylıkların faiziyle birlikte ödenmesine, 4/1-b kapsamında haksız yere tahsil edilen 6.108,39 TL prim tutarının faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
    II-CEVAP:
    Davalı SGK, 4/a sigortalılığının iptali yönündeki kurum işleminin iptali talebinin 6111 sayılı kanunda yapılan değişiklik dolayısıyla kabulüne imkan bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III-MAHKEME KARARI:
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Mahkememece, “davacının kurum tarafından iptal edilen 26/05/2012 ila 25/04/2016 tarihlerine ilişkin 5510 sayılı kanun madde 53"de "kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı sigortalı bildirilemeyeceği” düzenlenmiş ayrıca 28/02/2014 tarihli 2014/5 sayılı genelgede 01/10/2008 tarihinden önce kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinde 4/1-a statüsünde sigortalı olanların bu statüdeki sigortalılıklarının sona ermesi için çalışmalarının kesintiye uğraması gerekeceğinden ve davacının 05/07/2007 tarihinden beri ortağı olduğu NLP değişim eğitim limited şirketinde 25/04/2016 tarihine kadar kesintisiz devam ettiği, davacının 25/05/2012 tarihinde işten çıkışının yapıldığı ve kesinti olmaksızın 26/05/2012 tarihinde işe girişinin yapıldığı, ito kayıtlarından davacının ortağı olduğu şirketin Şişli adresinde bulunan şubesinin kapatılarak aynı adresin şirketin merkez adresi olduğu, böylece davacının sigortaları arasında kesinti olmadığı ve 4/1-b statüsüne geçilmesi gereken bir durumun gerçekleşmediği” gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu 26/04/2016 tarihinin takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı hak kazanmış olduğunun tespitine, davacının prim borcu kapsamında ödemiş olduğu 6.108,39 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Bölge Adliye Mahkemesi, “davacının ortağı olduğu şirkette çalışmasının 2005 yılında yani 5510 sayılı yasanın yürürlük tarihinden önce başladığı, 25.05.2012 tarihinde yapılan çıkış bildiriminin şube kapatılması ve bu adresin merkez adresi yapılmasından kaynaklandığı, nitekim ertesi gün yine aynı şirketten bildiriminin başladığı,bu durumda çalışmasının kesintiye uğradığından söz edilemeyeceği, 26.05.2012-25.04.2016 tarihleri arasındaki 4/a bildirimlerini iptal ederek 4/b sigortalılığına çeviren kurum işleminin yerinde olmadığı, davacının ilk tahsis talep tarihinde tahsis koşullarının oluştuğu, mahkemenin bu yöndeki kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” gerekçesiyle davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davalı SGK vekili; davada üç ayrı talep olduğunu, davacının 4/b kapsamında prim iadesi talebinin çalışma sürelerinin birleştirilmesi yani davacının bu primleri kullanarak hizmet süresinin hali hazırda hesaplanmış olması nedeniyle mümkün olmadığını, bir diğer talep olan 4/b sigortalılığının 4/a kapsamında değerlendirilmesinin 6111 sayılı yasa ile yapılan değişiklik sebebiyle mümkün olmadığını, davacının prim borcu olması nedeniyle emekliliğin söz konusu olmadığını, kurumun ihtilaf yaratmadığı için aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, kurum işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    Dava, Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aylıklarının ödenmesi istemine ilişkin olup uyuşmazlık, öncelikle davacının 26.05.2012-25.04.2016 tarihleri arasında ortağı olduğu limited şirketten 4/1-a kapsamında sigortalı gösterilip gösterilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 26.04.1967 doğumlu davacının ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 07.08.1986 olduğu, dava dışı ... Değişim Eğitim Seminer ... ve Yayıncılık Ltd. Şti"de 20.06.2005 tarihinden Kurumun şirket ortaklığı nedeniyle iptal ettiği 25.04.2016 tarihine kadar 5510 sayılı Kanun"un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olarak çalıştığı, şirket ortaklığı nedeniyle 26.05.2012-25.04.2016 tarihleri arasında 4/1-a kapsamındaki 1411 günün davalı Kurum tarafından iptal edilerek 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortası kapsamında sayıldığı, davacının 26.04.2016 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ancak Kurum tarafından son 7 yıllık fiili hizmet süresinin Bağ-Kur kapsamında bulunduğu ve prim borcu bulunduğundan tahsis talebini reddetmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı Ltd. Şti işyerinde çalışmaların 5510 sayılı yasanın yürürlük tarihinden önce başladığı ve kesinti olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun 24/I-d maddesine göre, “Limited Şirketlerin Ortakları” Bağ-Kur sigortalısı sayılmışlardır. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 4/b-3 maddesine göre de "Limited Şirketlerin Ortakları” aynı kapsamda sigortalı sayılmışlardır. Aynı Kanunun 53. maddesinde, "... 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler." hükmü düzenlenmiştir. Dairemizin yerleşmiş görüşlerine göre de, kural olarak limited şirket ortakları az sayıda olmaları nedeniyle kendi işini yapan kimse konumunda oldukları için, 1479 sayılı Kanun/5510 sayılı Kanun 4/b ye tabi zorunlu sigortalı sayılırlar. Başka bir deyişle bunların ortağı oldukları limited şirketteki çalışmaları, hizmet akdine değil, vekâlet akdine dayalıdır ve 506 sayılı Kanun/5510 sayılı Kanun 4/a kapsamında değerlendirilemez. Bu kuralın istisnası, Limited Şirket ortağı, başka işverenlere ait olan işyerlerinde hizmet akdine göre çalışmışsa, o takdirde 506 sayılı Kanun/5510 sayılı Kanun 4/a kapsamında sigortalı sayılabilir.
    Diğer taraftan, Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanunun amacı; hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup, bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla, zorunluluk bulunmamaktadır.
    Belirtilen açıklamalar ışığında, Mahkemece, davacının sigortalı tüm hizmetinin 4/1-a kapsamında geçtiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı 26.05.2012-25.04.2016 tarihleri arasında 4/1-b sigortalısı olup, primleri ödendiğinden ve 5510 sayılı kanunun 53. maddesi gereği ortağı olduğu şirketten sigortalı olması nedeniyle 5510 sayılı kanunun 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı sayılamaz.
    Yapılacak iş, davacının 506 / 5510 sayılı kanun kapsamındaki hizmetlerinin tek başına yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olduğu belirgin olduğundan, davacının Bağ-Kur hizmetleri katılmaksızın 506 sayılı kanun ve 5510 sayılı kanunun 4/1-a maddesi kapsamında yaşılık aylığı talebinde bulunup bulunmadığı davacıya açıklattırarak, buna göre, hüküm kurmaktan ibarettir.
    Mahkemece, yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2021 gününde karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi