Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/5684
Karar No: 2016/5307
Karar Tarihi: 30.03.2016

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/5684 Esas 2016/5307 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2015/5684 E.  ,  2016/5307 K.
"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Dilekçenin reddi

Davacı vekilinin 18.11.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın dilekçenin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 13.03.2014 tarihinde, vekaletnamede özel yetki eksikliğinin giderilmemesi gerekçesiyle CMK’nın 142/4. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verildiği, taraflarca bu karara itiraz edilmesi üzerine, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince 22.05.2014 tarih, 2014/465 değişik iş sayılı kararı ile davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazı konusunda ise mahkemece ek kararla davalıya vekalet ücreti ödenmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bunun üzerine Mahkemece 2013/397 Esas – 2014/76 Karar sayılı, 19.06.2014 tarihli ek kararla, davalı yararına 3.000 TL maktu vekalet ücreti ödenmesine hükmedildiği, davacı vekilinin 04.07.2014 tarihinde bu karara itiraz etmesi üzerine, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2014 tarih, 2014/610 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, davacı vekilince 22.07.2014 tarihinde gerek Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2014 tarihli dilekçenin reddine dair karara ve gerekse de aynı mahkemenin 19.06.2014 tarihli vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik ek kararına karşı temyiz isteminde bulunulduğu görülmüş ise de, CMK’nın 271. maddesi uyarınca itiraz üzerine verilen kararlar kesin olup aynı yasanın 286. ve CMUK’un 305. maddeleri uyarınca da bahse konu kararların tazminat davasının esasını çözüp uyuşmazlığı ortadan kaldıran temyize tabi hükümlerden olmaması nedeniyle, davacı vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince, REDDİNE, 30.03.2016 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ:
Davacı vekili 18.11.2013 tarihli dilekçeleri ile müvekkili davacının tutuklandığı suçtan beraat ettiğini belirterek 2.000 lira maddi 10.000 lira manevi tazminat talebinde bulunmuştur.


Davacı vekili, Av. ... Van 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2009 tarih ve 2009/191-518 sayılı beraatle sonuçlanan ve Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 27.05.2013 tarihli kararı ile onanan dosyada 05.03.2009 tarihli vekâletnameye istinaden sanık müdafii olarak davacıya hukuki yardımda bulunmuştur.
Koruma tedbirine dayalı olarak tazminat davası CMK"nın 142. maddesinde öngörülen sürede açılmıştır,
Tazminat davası dilekçesine alan mahkeme tensiple birlikte davacı vekiline “Vekâletnamedeki yetki eksikliğinin giderilmesi için CMK"nın 142/4. maddesi gereğince 1 aylık süre verilmesine, eksiklik giderilmediği takdirde dilekçenin reddedileceği” şeklinde tebligat göndermiş, verilen sürede tazminat davası açması için yetki eksikliği giderilmediğinden CMK"nın 142/4. maddesi gereğince itirazı kabul olmak üzere dilekçenin reddine karar verilmiştir.
İtiraz inceleyen Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi 22.05.2014 tarihli kararı ile itirazı REDDİNE ve “vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönünden ise hükme bağlı bulunması nedeniyle katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hükme temyiz kabiliyeti kazandırmayacağı anlaşıldığından bu hususta ek karar verilebileceği, ek karar sonrası hükme itiraz olması halinde inceleme yapılacağından vekâlet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına” karar vermiştir.
Bu karardan sonra tazminat davasını gören mahkeme 19.06.2014 tarihli ek kararı ile Hazine lehine 3.000 lira vekâlet ücretine hükmetmiş, bu seferde itiraz merci olan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi davacının bu karara itirazını reddetmiştir.
Davacı vekili süresinde ek kararla birlikte ilk kararı da temyiz etmiştir.
Dilekçenin reddi kararının iki noktadan hareketle temyize tabi olduğunu düşündüğümüzden işin esasına girilerek bozma kararı verilmesi gerekirdi.
1. Mahkemenin yetki eksikliğinin giderilmemesi sebebiyle 13.03.2014 tarihinde vermiş olduğu dilekçenin reddi kararının, esasında davanın reddi kararı olduğundan bu karara yapılan itirazında temyiz talebi olarak kabul edilerek inceleme yapılması, bu karardan sonra verilen 22.05.2014 tarihli red, 19.06.2014 tarihli davacı hazine yararına ek kararla vekâlet ücretine hükmedilmesi ve 04.07.2014 tarihli itirazın reddi kararlarının yok hükmünde olduğunu düşünüyoruz.
Çünkü
a Ceza Muhakemesi Kanunu"nu 142. maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen bilgi ve belgelerin yetersizliği veya eksikliği bu davada söz konusu değildir.
b. Sanık müdafiin görevlendirildiği 05.03.2009 tarihli vekâletname “Genel vekâletname”dir. Sanık müdafii bu vekâletnameye dayanarak koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açabilir. Açılan tazminat davası ceza davasının bir nevi devamı olup, bu davada ceza mahkemesinde görülmektedir
c. CMK"nın 142. maddesinde sözü edilen eksiklik yoktur. Eğer davacının hiç vekâletnamesi olmasaydı o zaman vekâletname ibrazı için süre verilebilir veya davacının muvafakati aranabilirdi. Nitekim vekâletnamede “yeniden dava açmaya, ıslah etmeye....” şeklinde yetki verilmiştir.
d. Yürürlükteki mevzuatımızda sadece, HMK"nın 74. maddesindeki özel düzenlemenin dışında özel bir yetki içeren vekâletname aranmamıştır.
Nitekim Dairemizin uygulamalarında koruma tedbirleri nedeniyle açılacak tazminat davalarında, genel yetki içeren vekâletnamelere binaen dava açılabileceği (12. CD. 20.01.2014/25803-925, 03.02.2014/26822-2553) şeklinde istikrar kazanmış ve yerleşmiş uygulaması vardır.
e. Mahkeme yetki içermeyen vekâletnameye dayanarak tazminat davası açılamayacağını belirterek dilekçenin reddi kararı vermiş olsa bile bu taraf ehliyeti olmadığından davanın reddi niteliğindedir, bu red kararına karşı yapılan itirazda CMK"nın 264. maddesi gereğince kanun yoluna başvurudaki mercide hata olarak kabul edilip temyiz incelemesi yapılması gerekir. İtiraz merciinin kararı yok hükmündedir.




Mahkemenin dilekçenin reddi kararının kanun yararına bozma ile kaldırılmasını beklemeye veya istemeye gerek yoktur. Böyle hareket edildiğinde de tazminat davası açma süresi de geçmiş olacaktır. Hatayı, yanlış uygulamayı yapan mahkeme olduğuna göre bunun olumsuz sonucunu davcıya yükleyemeyiz.
Hâkimin yanlışlığının faturasını bu hatalı işlemde hiçbir dahli olmayan davacıya yüklememek gerekir.
2. Hükmün temyize tabi olduğuna dair ikinci dayanak noktamız ise, mahkemenin dosyayı ele alarak ek karar ile davalı hazine lehine vekâlet ücretine hükmetmiş olması yeni bir hukuki sonuç doğurduğundan temyizi olanaklı hali gelmiştir. Bu hükümden hareketle de işin esasına girilerek hükmün incelenmesi gerekir.
Sonuç olarak;
Tüm açıkladığımız nedenlerden dolayı hükmün temyizi kabul olduğu koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası aşılabilmesi için özel yetkili içeren bir vekâletname veya davacının muvafakatine gerek olmadığından hükmün esasına girilerek bozma kararı verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun red yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi