
Esas No: 2020/22523
Karar No: 2022/2898
Karar Tarihi: 09.03.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/22523 Esas 2022/2898 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Ceza Dairesi'nin kararında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkum edilen sanıkların temyiz başvuruları ele alınmıştır. Bazı sanıkların istinaf başvuruları esastan reddedilirken, bazıları için hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. Zincirleme suçun unsuru olan birden fazla eylemin sanık tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmiş, ayrı işlemler yapılan diğer kişilerin telefon görüşmeleri dışında suça dair kesin ve yeterli delil bulunmadığı belirtilmiştir. Sanık müdafilerinin temyiz itirazları kabul edilerek hükümler birçok kanun maddesine göre bozulmuştur. Kararda yer alan kanun maddeleri şöyle sıralanabilir:
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288., 294., 299., 302., 303., 304/2. ve 280/1-a, b, c maddeleri
- TCK'nın 53., 43., ve 64/1. maddeleri
- 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 10. maddesi.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1. Mahkûmiyet; Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/12/2019 - 2018/222 esas ve 2019/449 sayılı kararı
2. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi; Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29/06/2020 - 2020/835 esas ve 2020/680 sayılı kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanıklar ..., ... ve ... müdafileri süresinde duruşma talebinde bulunmuş iseler de; dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesinin 1. fıkrası uyarınca takdiren duruşma talebinin reddine karar verilerek ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden de duruşma talebi bulunmadığından, temyiz incelemesi duruşmasız olarak yapılmıştır.
A- Sanıklar ..., ..., ... hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanıklar müdafilerinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Sanık ... müdafiinin yüzüne karşı verilen ilk derece mahkemesi hükmüne ilişkin gerekçeli kararın sanık ...'a tebliğ edilmediği ancak sanık ... müdafiinin ilk derece mahkemesi hükmünü süresinde temyiz etmesi karşısında, söz konusu tebliğ eksikliği sonuca etkili görülmemiştir.
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine ve sanıklar ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki tahliye talebinin reddine,
B- Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 23/06/2017 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 23/06/2017 tarihli eylemi sabit ise de, 19/07/2017 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan ...'da ele geçirilen uyuşturucu maddeleri temin ettiğine ilişkin, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında, TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2- Hükümden sonra 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
C- Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Olay tutanağı içeriği ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen sanığın savunmasının aksine, 01/10/2017 tarihinde haklarında kullanmak için ayrı soruşturma yapılan ... ve ...’de ele geçirilen uyuşturucu maddeleri temin ettiğine ve 30/06/2017 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan ...'da ele geçirilen uyuşturucu maddeleri diğer sanık ...’in temin etmesine aracılık ettiğine ilişkin, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri dışında mahkumiyetine yeterli, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
D- Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanıklar müdafilerinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
CMK'nın 280/1-a maddesinde, bölge adliye mahkemesinin "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verebileceği düzenlenmiş olup, bölge adliye mahkemesince, "İlk derece mahkmemesince hükmedilen TCK'nın 43. maddesinin hükümden çıkartılmasına" karar verilebilmesi için, CMK'nın 280/1-c maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, CMK'nın 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA,
E- Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 29/01/2021 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; bu hususun araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca dosyanın Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
09/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.