
Esas No: 2021/17390
Karar No: 2022/2849
Karar Tarihi: 09.03.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/17390 Esas 2022/2849 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmettiği karar, kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay'a gönderildi. Kanun yararına bozma istemenin gerekçesi, sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmemesiyle ilgiliydi. Mahkemenin 16/04/2015 tarihli kararının, sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilip kesinleştirilmesinin beklenmesi gerektiği belirtilerek, kanun yararına bozma istemi reddedildi ve dosya Mahkemeye iade edildi. Konuyla ilgili kanun maddeleri ise şöyle: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi, 5560 sayılı Kanun ile değişik hali; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi; 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 68. maddesi; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. madde.
"İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2015 tarihli ve 2014/957 esas, 2015/785 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/06/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli ... hakkında, 26/12/2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06/03/2014 tarihli ve 2013/168068 soruşturma, 2014/10350 esas, 2014/4850 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
2- Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16/04/2015 tarihli ve 2014/957 esas, 2015/785 sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi gereğince sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın yokluğunda verilen kararın doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı, MERNİS adresinde 05/05/2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edildiği, 13/05/2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştirilerek infaza gönderildiği,
anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirine tabî tutulmasına dair Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2015 tarihli ve 2014/957 esas, 2015/785 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin 9. fıkrasında “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.” şeklinde bir hükme yer verildiği, keza 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” biçimindeki düzenlemeler nazara alınarak, sabıka kaydına göre, uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanık hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmadığı cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi zorunlu olduğu gözetilmeksizin, 6545 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hali ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince sanığın 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2015 tarihli ve 2014/957 esas, 2015/785 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ...'nun, Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2015 tarihli ve 2014/957 esas, 2015/785 sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabî tutulmasına karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında; somut olayda gerekçeli kararın sanığın doğrudan MERNİS adresine tebliğ edildiği, tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, bu nedenle kararın doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, kanun yararına bozma istemine konu kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi gereğince yalnız kesinleşmiş kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği, kanun yararına bozma istemine konu kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği anlaşıldığından, kararın tebliği ile usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesinden sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, bu nedenle kanun yararına bozma isteminin bu aşamada reddine karar verilmiştir.
D-) Karar:
Yukarıda açıklanan nedenle, Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2015 tarihli ve 2014/957 esas, 2015/785 sayılı kararının, sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştirilmesinden sonra kanun yararına bozma incelemesi yapılabileceğinden, Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2015 tarihli ve 2014/957 esas, 2015/785 sayılı kararına ilişkin kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
09/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.