Abaküs Yazılım
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/1588
Karar No: 2020/3582
Karar Tarihi: 27.02.2020

Hırsızlık - Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/1588 Esas 2020/3582 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Mahkeme, bir çocuğun hırsızlık suçu nedeniyle mahkumiyetine karar vermiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 143, 31/3 maddelerinde belirtilen ceza hükümleri uyarınca, 10 ve 15 yıllık dava zamanaşımı süreleri dolmadığı için hapis cezası uygulanmıştır. Ancak, suça sürüklenen çocuğun avukatı olmadığı ve duruşmada bulunmadığı için mahkumiyet kararı, tebligat kanununun uygun şekilde uygulanmamış olduğundan geri dönüşü yapılması gerekmektedir. Adli tebligat, gerektiğinde iki aşamalı bir yöntemle gerçekleştirilmelidir ve bilinen en son adresin kullanımı gereklidir. Bu nedenle, tebligat belgesinde suça sürüklenen çocuğun MERNİS adresine doğrudan tebligat yapıldığı belirtilmesine rağmen, avukatın tebliğ edildiğine dair onayının olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu nedenle, kararın kesinleşmeden önce bu durumun tartışılması için ek tebliğnamenin Daire'ye gönderilmesi kararına varılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 31/3 maddeleri uyarınca ceza verilmiştir. Ayrıca, tebligat kanununun 10/2. fıkrası, 21/1. ve 21/2. maddeleri ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi bu kararın verilmesinde etkili olmuştur.
2. Ceza Dairesi         2020/1588 E.  ,  2020/3582 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
    SUÇ : Hırsızlık
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
    Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan, 5237 sayılı TCK"nın 142/1-b ve 143, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun"un 66/1-d, 66/2,ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 10 ve 15 yıllık dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
    Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olmakla birlikte yakalama üzerine alınan 11.02.2010 tarihli savunmasında, 18 yaşını doldurduğu, müdafii talebinin olmadığı, savunmasını kendisinin yapacağını beyan ettiği ve suça sürüklenen çocuğun, müdafii ile birlikte aynı duruşmada bulunmadığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun yokluğunda, müdafiinin yüzüne karşı verilen 23/12/2015 tarihli kararın, müdafii tarafından temyiz edildiği nazara alınarak suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafiinin temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesi gerektiği, ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun"un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu"nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu"nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekirken, doğrudan suça sürüklenen çocuğun MERNİS adresine Tebligat Kanunu"nun 21/2 maddesi gereğince tebligat yapıldığının anlaşılması karşısında; 23/12/2015 tarihli mahkumiyet kararının bilinen en son adresinde yöntemine uygun şekilde suça sürüklenen çocuğa tebliği ile müdafiinin temyizine onayı olup olmadığını bildirmesi, bu konuda beyanda bulunmadığı takdirde temyizi reddetmiş sayılacağı ve kararın kesinleşeceği hususunun tebligat belgesinde açıklanması, temyize onay vermesi veya temyiz dilekçesi sunması halinde dosyasına eklendikten sonra incelenmek üzere ek tebliğname düzenlenerek Dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi