Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/878
Karar No: 2018/475

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/878 Esas 2018/475 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2017/878 E.  ,  2018/475 K.

    "İçtihat Metni"

    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Asliye Ceza
    Sayısı : 570-1179

    Sanık ..."in silahla tehdit suçundan TCK"nın 106/2-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.06.2008 tarihli ve 327-662 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 12.03.2013 tarih ve 19916-7018 sayı ile;
    "Mağdurun kovuşturma aşamasında, sanığın kendisine yönelik bir tehdidinin söz konusu olmadığını açıklaması ve tanık Mahmut Cantosun’un anlatımlarında da olayı görmediğini belirtmiş olması karşısında, 18.04.2007 tarihli yakalama teslim ve tesellüm tutanağını düzenleyen görevliler dinlenilip tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel Mahkeme ise 24.12.2013 tarih ve 570-1179 sayı ile;
    "Her ne kadar Yargıtay bozma ilamında mağdur ve tanığın olayı doğrulamadığından bahisle yakalama teslim tesellüm tutanağını düzenleyen tutanak mümzilerinin dinlenmesi gerektiğinden bahisle bozma yapılmış ise de; şikâyetçi ve tanığın olayın sıcaklığı ile alınan beyanlarında sanığın silahla tehdit suçunu işlediğini beyan ettikleri, beyanların birbirini doğruladığı, sanığa iftira atabileceklerini gösteren delilin mevcut olmadığı anlaşıldığından tanık ve şikâyetçinin hazırlıkta alınan beyanlarına mahkememizce itibar edilmiş olması (bu gerekçe önceki kararda mevcuttur) ve tutanak mümzilerinin dinlenmesi ve olayı görmediklerini beyan etmeleri hâlinde dahi verilecek kararın aynı olacağı" gerekçesiyle direnerek, önceki hüküm gibi karar vermiştir.
    Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2015 tarihli ve 12284 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile dosya, 6763 sayılı Kanun"un 36. maddesiyle değişik CMK"nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesince 29.05.2017 tarih ve 42-16001 sayı ile; yerel mahkeme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup direnme kararının kapsamına göre inceleme sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında tanık dinlenilmesi hususunda eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir.
    İncelenen dosya içeriğinden;
    18.04.2007 tarihli olay tutanağında; devriye görevi yapan polis memurlarının aynı gün saat 01.30 sıralarında seyir hâlindeki aracını park ederek inen sanık ...’in kaldırımda seyyar ciğercilik yapan mağdur ... ile tartıştıklarını görmesi üzerine olaya müdahale etmek istedikleri sırada sanığın mağdura doğru silah doğrultarak dolduruş yaptığı, sanığa engel olmak istendiğinde tabancanın yere düştüğü, silah ile altı adet dolu fişeğin ele geçirildiği bilgilerine yer verildiği,
    Olay günü saat 01.50’de düzenlenen adli muayene raporuna göre; sanığın 138 promil alkollü olduğu,
    Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 15.06.2007 tarihli raporda; suçta kullanılan silahın 7.65 mm çap ve tipinde, fişek atabilen, Fransa yapımı Browning tipi, yarı otomatik bir tabanca olup, atışa engel mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı ve birlikte gönderilen altı adet fişeğin yapılan deneme atışında patladığı bildirilerek, söz konusu tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun kapsamında kaldığının belirtildiği,
    Anlaşılmaktadır.
    Mağdur ... kollukta; olay günü gece saat 01.30 sıralarında seyyar ciğer tezgahında çalıştığı sırada daha önceden de müşterisi olan ve yürüyüşünden alkollü olduğunu anladığı sanığın iş yerine doğru gelirken yere düşürdüğü belindeki silahı, yerden alıp beline taktığını, kendisini çağırması üzerine yanına gittiğinde belinden çıkardığı silahı kendisine doğrulttuğunu, silahın sürgüsünü çekmeye çalıştığı sırada sanıktan silahı almak için uğraştığını, bu esnada yoldan geçen polis memurlarınca sanığın elindeki silahın alındığını, sanığın polis aracına bindirilmek istendiğinde kendisine “Bu silah yakalandı, senin cezan iki katına patlar” dediğini, sanıkla aralarında daha önceye dayanan bir husumet bulunmadığını,
    Mahkemede; sanığın üzerinde silah görmediğini ve kendisini tehdit etmediğini, sanıkta ruhsatsız silah yakalandığını polislerden öğrendiğini, okuma yazma bilmediği için kollukta düzenlenen ifade tutanağını okumadan imzaladığını, kolluk beyanını kabul etmediğini,
    Mahmut Cantosun kollukta; mağdurun iş yerinde yemek yediği sırada yürüyüşünden alkollü olduğu anlaşılan sanığın geldiğini ve belindeki tabancayı yere düşürüp yerden tekrar aldığını, mağduru yanına çağırıp belindeki tabancayı çıkarıp sürgüsünü çekmek istediğini, mağdurun sanıktan silahı almaya çalıştığı sırada yoldan geçen polis memurlarının olaya müdahale edip sanığın elindeki silahı aldıklarını, sanığın polis aracına bindirilmek istendiğinde mağdura “Bu silah yakalandı, senin cezan iki katına patlar” dediğini,
    Mahkemede; silahlı hiç kimse görmediğini, herhangi bir olaya tanık olmadığını, okur yazar olmadığını ve kollukta alınan ifadeyi kabul etmediğini, polis memurları tarafından ifade tutanağını imzalaması istendiği için imzaladığını,
    Beyan etmişlerdir.
    Sanık ...; olay günü alkollü olduğunu, daha öncesinden aralarında husumet bulunmayan mağdurun iş yerine yemek yemek için gittiğini, kimseyi tehdit etmediğini, suçlamayı kabul etmediğini savunmuştur.
    Ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
    Diğer taraftan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AHİM); bir yargılamada hak ve özgürlüklerin gerçek anlamda korunabilmesi için davaya bakan mahkemelerin, tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi olduğunu belirtmektedir (Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, § 33). AHİM; mahkemelerin, başvurucuların iddialarına yanıt vermekten ve temel şikayetlerini incelemekten kaçınacak şekilde davaya yaklaşma yöntemini benimsemelerini, davanın hakkaniyete uygun bir biçimde incelenme hakkı yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6. maddesinin ihlâli olarak nitelendirmektedir (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007, §§ 84, 85).
    AHİM ayrıca, derece mahkemelerinin, kararların yapısı ve içeriği ile ilgili olarak özellikle delillerin kabulü ve değerlendirilmesinde geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu pek çok kararında yinelemiştir (Van Mechelen ve diğerleri/Hollanda, B. No: 21363/93, 21364/93, 21427/93 ve 22056/93, 23/4/1997, § 50; Barbera Messegue ve Jabardo/İspanya, B. No: 10590/83, 6/12/1988, § 68). Bu bağlamda, temel hak ve özgürlüklerin ihlâli sonucunu doğuracak derecede ve keyfî olmadıkça belirli bir kanıt türünün (tanık beyanı, bilirkişi raporu veya uzman mütalaası) kabul edilebilir olup olmadığına, değerlendirme şekline veya aslında başvurucunun suçlu olup olmadığına karar vermenin ilk derece mahkemelerinin görevi olduğunu vurgulamaktadır (Garcia Ruiz/İspanya, B. No: 30544/96, 21/1/1996, § 28; S.N./İsveç, B. No: 34209/96, 2/7/2002, § 44).
    Bunun yanı sıra AHİM; derece mahkemelerinin kendilerine sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda olmamakla birlikte somut davanın özelliğine göre esas sorunları incelemiş olduğunun, açık ya da zımni anlaşılabilir bir şekilde gerekçeli kararında yer almasına önem vermektedir (Boldea/Romanya, B. No: 19997/02, 15/2/2007, § 30; Hiro Balani/İspanya, B. No: 18064/91, 9/12/1994, § 27). Zira mahkemelerin, tarafların temyiz hakkını kullanabilmeleri için gerekli olan “kararlarını hukuken geçerli hangi temele dayandırdıklarını yeterince açıklama” yükümlülüğü altında bulunduklarını belirtmektedir (Hadjıanastassıou/Yunanistan, B. No: 12945/87, 16/12/1992, § 33).
    Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
    Seyyar ciğercilik yapan mağdurun daha önceden de müşterisi olan, mağdurla aralarında husumet bulunmayan ve olay günü alkollü olduğu anlaşılan sanığın, iş yerine gelip yanına çağırdığı mağdura belinden çıkardığı silahı doğrulttuğu, silahın sürgüsünü çekmeye çalıştığı ve mağdurun sanıktan silahı almak için uğraştığı sırada yoldan geçen polis memurlarınca sanığın elindeki silahın alındığı, sanığın polis aracına bindirilmek istendiği sırada mağdura “Bu silah yakalandı, senin cezan iki katına patlar” dediği iddia edilen olayda;
    Mağdur ... ve tanık Mahmut Cantosun"un kollukta sanığın mağduru silahla tehdit ettiğini beyan etmelerine rağmen mahkemede okuma yazma bilmediklerinden kollukta alınan ifade tutanaklarını okumadan imzaladıklarını ve bu beyanlarını da kabul etmediklerini
    ifade etmeleri, kollukta düzenlenen ifade tutanaklarında da okur yazar olmadıklarının belirtilmesi, sanığın aşamalarda atılı suçu kabul etmemesi ve CMK"nın 217. maddesindeki hâkimin kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceğine ilişkin düzenleme karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, 18.04.2007 tarihli yakalama teslim ve tesellüm tutanağını düzenleyen ve olayla ilgili görgüye dayalı bilgisi olması gereken polis memurlarının dinlenip tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkûmiyet kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
    Bu itibarla, Yerel Mahkemece eksik araştırmaya dayalı olarak verilen direnme kararına konu hükmün bozulmasına karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yerel Mahkemece verilen direnme kararına konu hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 24.12.2013 tarihli ve 570-1179 sayılı direnme kararına konu hükmünün, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 11.10.2018 tarihinde yapılan ilk müzakerede yeterli çoğunluk sağlanamadığından 25.10.2018 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi