Abaküs Yazılım
8. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/25
Karar No: 2016/4044

6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama - Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2016/25 Esas 2016/4044 Karar Sayılı İlamı

8. Ceza Dairesi         2016/25 E.  ,  2016/4044 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama
    HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere


    Gereği görüşülüp düşünüldü:

    I- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve katılan ..."e yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

    Kasten yaralama suçundan kurulan hükümde; oluşa ve dosya kapsamına uygun görülen mahkemenin kabulüne göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 21/2. maddesi gereğince olası kast hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının; Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gözetilerek infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.

    Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, cezaların fazla olduğuna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin oybirliğiyle (ONANMASINA),

    II- Katılan ..."na yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde ise;
    Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:

    1- Adli rapora göre katılanda meydana gelen kemik kırığının yaşam fonksiyonlarını ağır derecede etkilediğinin belirlenmesi karşısında, tayin edilen cezanın katılanda meydana gelen yaralanma ile orantılı olarak TCK.nun 87/3. maddesi uyarınca arttırılması gerekirken yazılı biçimde 1/6 oranında arttırılması,

    2- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının; Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

    Yasaya aykırı, katılan ... ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 28.03.2016 gününde, katılan ..."e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden oyçokluğuyla, diğer hükümler yönünden oybirliğiyle karar verildi.


    K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E

    Sayın çoğunlukla aramızdaki uyuşmazlık; sanık ..."in katılan ..."e yönelik sabit görülen yaralama eyleminin olası kastla mı yoksa doğrudan kastla mı gerçekleştirildiğine ilişkindir.
    Sanık ..."in olay günü, aralarında anlaşmazlık bulunan katılan ... ile karşılaştığı, tartışma neticesinde ruhsatsız tabancasını çıkarması yerine katılan ..."ın kahvehanenin içine doğru kaçtığı, peşinden kahvehaneye giren sanık ..."nın, ..."ı hedef alarak 6-7 kez ateş etmesi sonucu ..."ın ve o sırada kahvehanede bulunan, olayla da bir ilgisi bulunmayan ..."ün kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralanmalarına sebep olması şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanık ..."nın katılan ..."e yönelik eyleminin olası kastla gerçekleştiğini düşün- mekteyiz. Şöyle ki;
    TCK.nun 21/1. maddesinde doğrudan kast düzenlenmiştir. Buna göre kast; suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Doğrudan kastta failin, suçun bütün maddi unsurları hakkında bilgisinin tam ve kesin olması gerekir. Diğer bir deyişle, failin neticenin meydana geleceğini kesin olarak bilmesi ve öngörmesi halinde doğrudan kast durumu söz konusudur.
    TCK.nun 21/2 maddesinde olası kast ise; “kişinin, suçun kanuni tanımın- daki unsurlarının gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere olası kast için; fail açısından istemenin gerekli olmadığı, “bilme” unsuru anlamında öngörmenin yeterli olduğu açıkça belirtil- miştir. Yani fail, öngörülen neticeyi istememekle birlikte kabullenmiş olmalıdır.
    Bu tanımlamalardan sonra somut olayımıza döndüğümüzde, katılan olan ..."in sanık ... ile herhangi bir tanışıklığı ve husumetinin bulunmadığı, diğer mağdur olan ... ile husumetli olan sanığın olay günü kahvehanenin önünde karşılaşmaları üzerine çıkan tartışma neticesinde, ..."ın kahvehanenin içine doğru kaçtığı, sanığın da elinde silah ile kovalayarak peşinden kahvehaneye girdiği, ..."a yönelik yaralama kastı ile 6-7 kez ateş ettiği, bu atışlardan birisinin de katılan ..."e isabet ettiği anlaşılmaktadır. Sanık ..."nın kullandığı silah öldürmeye ve yaralamaya elverişli olup, ..."a yönelik birden fazla kez ateş etme neticesinde tesadüfen orada bulunan katılan ..."in de yaralanabileceğini öngörmesine rağmen bu sonucu kabullenerek ateş etmeye devam etmesi, doğrudan ..."i yaralamaya yönelik bir eylemi olmadığı gibi sanığın eylemi ile ..."in yaralanmasının muhtemel olup, zorunlu ve kaçınılmaz bir sonuç olmadığı, dolayısıyla sanığın ..."e yönelik eyleminin doğrudan kastla değil, olası kastla gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, Ceza Genel Kurulu kararlarının da (22.05.2012 tarih 2012/1-480-207 esas sayılı kararı, 06.07.2010 tarih 2010/8-51-162 esas sayılı kararı ve 04.05.2010 tarih 2010/1-30-99 esas sayılı kararı) bu yönde olduğu anlaşılmakla, sayın çoğunluğun katılan ..."e yönelik yaralama eyleminin doğrudan kastla işlendiğine ilişkin onama kararına, hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle iştirak edilememiştir. 28.03.2016

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi