21. Hukuk Dairesi 2018/3332 E. , 2019/1141 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
K A R A R
A)Davacı İstemi:
Dava, davacının 23/11/2012 tarihli tahakkuk cetvelinin bir yıla kadar işsizlik süreleri de borçlandırılarak 14/08/1981-23/06/1987, 01/09/1991-31/12/1992, 01/01/1997-01/02/2000 dönemine ilişkin olarak 3701 gün üzerinden düzeltilmesi ve borçlanılarak ödenen 3701 günün 14/08/1981-23/06/1987, 01/09/1991-31/12/1992 ve 01/01/1997-01/02/2000 tarihleri arasındaki döneme mal edilmesi gerektiğinin tespiti ile 13/01/2015 tarihli tahakkuk cetvelinin ise 02/02/2000-31/12/2001 ve 05/02/2003-04/01/2005 dönemine ilişkin 1380 gün olarak düzeltilmesi ve bu tarih aralığına mal edilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
B)Davalı Cevabı:
Davalı Kurum vekili tarafından, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı:
Mahkemece, davanın kabulü ile “ Davacının 23/11/2012 tarihli borçlanma cetvelinin 14/08/1981-23/06/1987 dönemi için 2110 gün , 01/09/1991-31/12/1992 dönemi için 480 gün , 01/01/1997-01/02/2000 dönemi için 1111 gün olmak üzere 3701 gün üzerinden düzeltilmesi ve ödenen borçlanma bedelinin bu dönemlere mal edilmesi gerektiğinin tespitine, 13/01/2015 tarihli tahakkuk cetvelinin ise 02/02/2000-31/12/2001 dönemi için 690 gün işsizlik süresi, 05/02/2003-04/01/2005 dönemi 690 gün çalışma süresi olmak üzere toplam 1380 gün olacak şekilde düzeltilmesi ve ödenen borçlanma bedelinin bu dönemlere mal edilmesi gerektiğinin tespitine , ” karar verilmiştir.
D) İstinaf Başvurusu :
Davalı Kurum vekilince; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının davasının hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince, “...Kurum, davacının talebine uygun olarak 13.01.2015 tarih ve 17390674 sayılı yazı ekinde tebliğ ettiği tahakkuk cetveli ile 04.07.2004-24.01.2013 ve 26.01.2013-25.05.2013 tarihleri arasındaki 3141 günü 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma imkanı tanımıştır.Davacı, borçlanmak istediği süreyi 04.07.2004 tarihinden itibaren 1376 gün olarak açıkladığına göre, davacının ikinci borçlanma talebine istinaden ödediği 1380 günün (3 yıl 10 ay) günün ise 04.07.2004-03.05.2008 tarihleri arasındaki döneme mal edilmesi gerekmektedir.Bu nedenlerle, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin HMK"nın 353/1-b.2 bendi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine, "Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile davacının 04.06.2012 tarihli borçlanma talebine istinaden ödediği 3701 günlük 4/1-(a) bendi kapsamındaki borçlanma süresinin, çalışma ve işsizlik süreleri gözetilerek 14/08/1981-23/06/1987 tarihleri arasında 2110 gün, 01/09/1991-31/12/1992 tarihleri arasında 480 gün, 01/01/1997-01/02/2000 tarihleri arasında 1111 gün olmak üzere davacının hizmetine mal edilmesi (yüklenmesine) gerektiğinin tespitine, davacının 26.03.2013 tarihli borçlanma talebine istinaden ödediği 4/1-(a) bendi kapsamındaki 1380 gün (3 yıl 10 ay) çalışma ve işsizlik süresinin 04.07.2004-03.05.2008 tarihleri arasında davacının hizmetine mal edilmesi (yüklenmesine) gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine, ” şeklinde karar verilmiştir.
F)Temyiz:
Davalı Kurum vekili, istinaf talebindeki aynı gerekçelerle ve 13/01/2015 tarihli hizmet cetvelinde davacının işsizlik sürelerinin düzeltildiği ve dikkate alındığı, bu yönden dava açmakta hukuki yararı olmadığı, kısmi ödeme yaptığı için geriye mal edilemeyeceği gerekçeleriyle kararı temyiz etti.Davacı vekili, 26/03/2013 tarihli borçlanma talep dilekçesinde açıkca görüldüğü üzere 4/a kapsamındaki borçlanma sürelerinin bittiği tarihi takip eden ifadesini kullandıklarından talepleri gibi kabul kararı verilmesi verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz etti.
G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 14/08/1963 doğumlu olup 08/09/1980 tarihinden itibaren Hollanda ülkesinde kesintili çalışmaları bulunduğu, 16/03/2012-31/03/2012 tarihleri arasında 4/1-(a) bendi kapsamında 16 gün ülkemizde SSK hizmeti bulunduğu, davacının, davalı Kurumdan iki ayrı borçlanma talebinde bulunduğu, birincisinde; 04/06/2012 tarihli dilekçe ile davacının 14/08/1981 tarihinden itibaren yurt dışında geçen çalışma ve boşta geçen sürelerinden 5400 güne tamamlayacak süreyi 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma talebinde bulunduğu, kurumun 23/11/2012 tarih ve 17952322 sayılı yazı ekinde tebliğ ettiği tahakkuk cetveli ile "14/08/1981-23/06/1986, 01/09/1991-31/12/1991, 01/01/1997- 31/12/2000, 05/02/2003-31/08/2003, 01/01/2004-23/03/2009" tarihleri arasında geçen 5400 gün süreyi 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma imkanı tanıdığı, davacının 25/01/2013 tarihinde 35.000,00 TL ödeme yaptığı ve bu ödemenin 3701 güne isabet ettiği, 2. borçlanma talebinde ise; davacı vekilinin 26/03/2013 tarihli dilekçesi ile bir önceki borçlanmada belirlenen borçlanma süresinin son tarihinden sonra, 5075 güne tamamlamak amacıyla 04/07/2004 tarihinden itibaren 1376 gün daha çalışılan ve boşta geçen süreye dair borçlanma
talebinde bulunduğu, Kurumun 13/01/2015 tarih ve 17390674 sayılı yazı ekinde tebliğ ettiği tahakkuk cetveli ile 04/07/2004-24/01/2013 ve 26/01/2013-25/05/2013 tarihleri arasındaki 3141 günü 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma imkanı tandığı, davacının 26/01/2015 günü 14.407,20 TL ödediği ve bu ödemenin 1380 güne isabet ettiği, davacının 03/07/2015 tarihli dilekçesisi ile ilk borçlanma tahakkuk cetvelinde bir yıla kadar olan işsizlik sürelerinin borçlandırılmadığını, ikinci borçlanma tahakkuk cetvelinde ise ilk ödemesinin bittiği günden sonraya mal edilmesi gerektiğini talep ettiği, Kurumun ise borçlanma işleminde hata bulunmadığını belirterek talebini reddettiği, davacının hizmet cetvelinde, 14/08/1981 -23/06/1987 dönemi 2110 gün , 01/09/1991-31/12/1992 dönemi 480 gün , 01/01/1997-29/01/2000 dönemi 1109 gün olacak şekilde 3699 gün hizmet verildiği, Kurumca bu tarihlerde yurt dışında çalışması bulunduğu gerekçesiyle Kurumun bazı işlemleri ile 4/1-(a) kapsamındaki borçlanmanın 4/1-(b) kapsamına aktarıldığı ancak bu tarihlerde Türkiye"de olması, çalışmanın gerçek dışı olduğuna dair bir tespit olmaması nedeniyle borçlanmanın 4/1-(a) bendi kapsamında yapılmasının yerinde olduğu belirtilerek Kurumun daha sonra bu işlemini düzeltip borçlanmayı tekrar 4/1-(a) bendi kapsamına aldığı anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı Yasa’nın, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesi ile “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir” hükmünü içermekte olup; Yasa’nın anılan açık hükmü karşısında, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi gerekir.Öte yandan, borçlanma cetvelindeki süreye ait borçlanma bedelinin ihtirazi kayıt konularak ödenmiş olması da sonuca etkili olmayacaktır. Borçlanma bedeli ihtirazi kayıt konularak ödense dahi kısmi ödeme hâlinde 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru gidilerek mal edilecek tarihler tespit edilecektir. (Hukuk Genel Kurulu’nun 12/12/2018 gün ve 2018/21-995 Esas ve 2018/1901 Karar sayılı kararı )
06.10.2008 tarih ve 27046 sayılı Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin “Borçlandırılan Sürelerin Değerlendirilmesi ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı 12 maddesinde ise ;
(1) Başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınır. Bu tespitte bir yıl 360 gün, bir ay 30 gün olarak hesaplanır.
(2) Yurtdışında hizmet borçlanmasına dair sürelerin 5510 sayılı Kanun kapsamında hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde söz konusu süreler, başvuru sahiplerinin Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
(3) Türkiye’de sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları veya hizmetlerine eklenir.
(4) Aylığa hak kazanmak için 5510 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlanan anlamda belli bir sigortalılık süresi şartının yerine getirilip getirilmediğinin tespitinde geçerli olmak üzere;
a) Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
b) Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan başvuru sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten, sigortalı ölmüş ise ölüm tarihinden, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmek suretiyle tespit edilir. Birden fazla yurtdışı hizmet borçlanması yapılması durumunda da sigortalılık süresi başlangıcı, borcun en son ödendiği tarihten, borçlanılan toplam gün sayısı kadar geriye götürülerek belirlenir.
(5) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz” hükümleri düzenlenmiştir.Somut olayda, davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Yasa"nın 5. maddesi ve 06.10.2008 tarih ve 27046 sayılı Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 12. maddesi hükümlerine göre borçlanılan sürelerin sigortalının iradesine bırakılamayacağının belirgin olması, borçlanma bedelinin ihtirazi kayıt konularak ödenmiş olmasının dahi sonuca etkili olmaması karşısında Kurum tarafından gerçekleştirilen borçlanma tahakkuk işlemi yasal ve yerinde olup davacının maletme talebi yönünden Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Davacının borçlanmasının 3701 gün olarak düzeltilmesi talebi yönünden ise yapılacak iş; davalı kuruma davacının borçlandırılan hizmetini kaç gün kabul ettiğini sormak, 3701 gün kabul etmesi durumunda davanın konusuz kaldığını dikkate almak, aksi halde bu yönden davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.O halde, davacı ve davalı tarafça temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı bozulması gerekmiştir.
H)SONUÇ:Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.