10. Hukuk Dairesi 2009/14847 E. , 2010/1334 K.
"İçtihat Metni"........
Davacı, 01.11.1992 tarihinden itibaren davalı ..... torbalama işleri yüklenicisi ..... işyerinde sürekli çalışmasının ve bu çalışmaların itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçtiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı üzerine sürdürülen yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan ......vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uyulan bozma ilamının (1) numaralı bendinde, “Eksik bildirilen çalışma süresinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalı; 506 sayılı Yasanın 79. maddesine 25.08.1999 tarih, 4447 sayılı Yasayla eklenen “Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını açıklayan bilgi ve belgelerin işverence prim bildirgelerine eklenmesi şarttır.” Düzenlemesi uyarınca, anılan tarih sonrasına ilişkin eksik bildirimlerin dayanağı belgelerin Kuruma ibraz edilip edilmediği de araştırılıp, aksine durumda Kurumun eksik bildirim nedeniyle resen tahakkuk işlemi gerçekleştirip gerçekleştirmediği yönü araştırılmalıdır.
Belirtilen ilkeler ışığında, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; tespite konu çalışmalara ilişkin olarak taraflarca sunulanların dışında herhangi bir belge veya kanıt mevcut ise
.......
dosyaya katılıp, yazılı belgelerin aksinin eşdeğerde delillerle kanıtlanması gereği üzerinde durularak, kayıtlarda görünmeyen çalışmaların hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı yönü gereğince ve yeterince araştırılıp; yazılı belge ibraz olunamayan çalışma süreleri yönünden ise, o dönemde sigortalı ile birlikte çalışan ve işyeri kayıtlarında adı bulunan kişilerin somut bilgi ve görgülerine başvurularak, yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılıp, uyuşmazlık konusu yönler, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; tüm kanıtlar değerlendirilerek karar verilmelidir.
Mahkeme kararında, sigortalı tarafından açılan alacak davasındaki tanık anlatımlarından söz edilmekle birlikte, anılan dosya içeriğindeki beyanlar eldeki dosyaya yansıtılmamış, belirtilen dosyada taraf konumunda bulunması mümkün olmayan davalı Kurumun anılan beyanlara yönelik itirazları dinlenip, ileri sürdüğü kanıtlar toplanmaksızın, davacının hizmet tespitine ilişkin isteminin hangi kanıtlara dayanılarak hüküm altına alındığı karar gerekçesinde açıklanmaksızın, salt işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olmadığı yönündeki raporla yetinilerek…” eksik incelemeye dayalı biçimde hüküm kurulması bozma gerekçesi yapıldığı halde; bozma ilamı üzerine sürdürülen yargılama sürecinde, eksik bildirilen çalışma sürelerinin tespiti istemi konusunda herhangi bir inceleme yapılmaksızın, bu konuda bozmaya konu edilen hükmün yeniden kurulmuş olması; ayrıca, davacının davalılara ait işyerindeki çalışma süresi üzerinden yararlanması gereken itibari hizmet süresinin infazda tereddüde yol açmayacak biçimde belirlenmesi gereği de gözetilmeksizin, soyut yazımla “Davacının çalıştığı iş yerinin ve yaptığı işin 3395 sayılı Yasanın 13. Maddesinin kapsamında kaldığının TESPİTİNE,” karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan ..... ile...... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davalılardan..... iadesine, 09.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....