15. Ceza Dairesi 2015/1565 E. , 2018/1987 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, hakaret
HÜKÜM : a-TCK’nın 157/1, 35/2, 62, 52/2, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
b-TCK’nın 265/1, 43, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
c-TCK’nın 125/1,3-a-4, 43, 62, 51, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
d-TCK’nın 125/1-4, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılığa teşebbüs, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, olay tarihinde bir birahaneye giderek kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtmak suretiyle özel muamele yapılmasını istediği, hesap geldiğinde de bu gerekçeyi göstererek hesabı ödemeyeceğini belirttiği, bunu kabul etmeyen kişilere sinkaflı hakaret ettiği, olaya müdahale eden polis memurlarına sinkaflı hakeret ederek tehditlerde bulunduğu, iki polis memurunu da basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, böylece sanığın dolandırıcılığa teşebbüs, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve hakaret suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun"a, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen dolandırıcılığa teşebbüs suçu nedeniyle, hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan sabıkaların silinme koşullarının oluştuğu ve eylemin niteliği itibariyle de herhangi bir zararının bulunmadığı olayda, sanık hakkında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye yeterli kanaat geldiği gerekçesiyle, 5237 sayılı TCK"nın 51. maddesine göre cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, bu kez, sanığın sabıkalı olduğu ve zararı gidermediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK"nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle aynı gerekçelerin hem lehe hem aleyhe değerlendirmede esas alınarak çelişki yaratılması, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası bulunmayan ve herhangi bir zarara neden olmayan sanık hakkında yasal olmayan gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
a-Sanığın adli sicil kaydında yer alan sabıkaların silinme koşullarının oluştuğu ve eylemin niteliği itibariyle de herhangi bir zararının bulunmadığı olayda, sanık hakkında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye yeterli kanaat geldiği gerekçesiyle, 5237 sayılı TCK"nın 51. maddesine göre cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, bu kez, sanığın sabıkalı olduğu ve zararı gidermediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK"nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle aynı gerekçelerin hem lehe hem aleyhe değerlendirmede esas alınarak çelişki yaratılması, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası bulunmayan ve herhangi bir zarara neden olmayan sanık hakkında yasal olmayan gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b-5237 Sayılı TCK"nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin kullanılmasına ilişkin yasaklama hükmü uygulanamayacağı hususunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca, dolandırıcılığa teşebbüs suçundan sair yönleri incelenmeyen hükmün ve diğer hükümlerin BOZULMASINA, 26.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.