
Esas No: 2021/18616
Karar No: 2022/3390
Karar Tarihi: 17.03.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/18616 Esas 2022/3390 Karar Sayılı İlamı
10. Ceza Dairesi 2021/18616 E. , 2022/3390 K."İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığının, değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli, 2010/170 esas ve 2012/321 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/10/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli ... hakkında, 19/03/2010 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 13/04/2010 tarihli, 2010/45347 soruşturma, 2010/31024 esas ve 2010/127 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3-4, 31/3 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
2- Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2012 tarihli, 2010/170 esas ve 2012/321 sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 06/12/2012 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmesini takiben 20/12/2012 tarihinde infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
3- Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 28/12/2012 tarihli ve 2012/1888 ÇDS sayılı çağrı yazısının tebliğ edilmesine rağmen Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılarak 08/04/2013 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
4- Denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine, sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 176/2. maddesindeki şerhi içeren duruşma davetiyesi tebliğ edildiği, duruşmaya gelmemesi nedeniyle savunması alınmadan Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14/11/2013 tarihli, 2010/170 esas ve 2012/321 sayılı ek kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesinin uygulanmasına, karar verildiği, kararın 02/01/2014 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında,
“Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 29/04/2010 tarihli, 2010/49862 soruşturma ve 2010/37358 sayılı iddianame ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılamada, atılı suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğundan bahisle suça sürüklenen çocuğun tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2012 tarihli, 2010/170 esas ve 2012/321 sayılı kararını müteakip, suça sürüklenen çocuğun yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığı gerekçesiyle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddesi gereğince 10 ay hapsi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve 2010/170 esas, 2012/321 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1- Kayden 03/06/1992 doğumlu olup, suçun işlendiği 19/03/2010 tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,
2- 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,
3- Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre de suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan belirlenen 10 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli, 2010/170 esas ve 2012/321 sayılı ek kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi :
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, 19/03/2010 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 13/04/2010 tarihli, 2010/45347 soruşturma, 2010/31024 esas ve 2010/127 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3-4,31/3 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, atılı suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2012 tarihli, 2010/170 esas ve 2012/321 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun kanuni süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığı gerekçesiyle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli, 2010/170 esas ve 2012/321 sayılı ek kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesinin uygulanmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
1- Suç ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin 5. fıkrasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; Duruşma günü için sanığa gönderilen davetiyenin “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceği” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa tebliğ edilmesi gerektiği,
Somut olayda ise, sanık adına çıkarılan duruşma davetiyesine CMK’nın 176/2. maddesinde yer alan “duruşmaya gelmezse zorla getirileceği, hakkında yakalama emri düzenlenebileceği” ihtarının yazıldığı, sanığın duruşmaya gelmemesi üzerine sanık savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşıldığından, savunma ... kısıtlanmak suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- Kayden 03/06/1992 doğumlu olup, suçun işlendiği 19/03/2010 tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmayarak fazla cezaya hükmedilmesi,
3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
4- Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre de suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan belirlenen 10 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup yukarıdaki (1) numaralı paragrafta açıklanan ilave gerekçe ile kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
D-) Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli, 2010/170 esas ve 2012/321 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 17/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.