23. Hukuk Dairesi 2011/3105 E. , 2012/631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatif yönetim kurulunun genel kuruldan aldığı yetkiye dayalı olarak 13.08.2003 tarih 58 sayılı kararı ile müvekkiline B blok 2 no"lu zemin kat daireyi 17.500,00 TL bedelle peşin olarak sattığını, satım tarihinden sonra 21.03.2004 yılında yapılan 2003 yılına ait genel kurulda yönetim ibra edilmek sureti ile satım işleminin onaylandığını, ancak davalı kooperatif yönetim kurulunun 27.03.2008 tarihli noter ihtarı ile satım bedelinin düşük olduğu gerekçesi ile müvekkiline 17.959,00 TL daha ödemesi gerektiği bildirildiğini, bu hususun hukuka aykırı olduğunu, satış bedelinde bir eksiklik varsa bunun sorumluluğunun müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin ödeme yapmaması üzerine de davalının 27.03.2008 tarihli ihtarla müvekkiline ait taşınmazın tasarrufları altına alındığını belirttiğini, bu ifadeden müvekkilinin taşınmazına el konulduğunun ve üyelikten ihraç edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın iptali ile taşınmazın müvekkiline teslim edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında üyelik ilişkisi bulunmadığını, davacının üye sayılmasına ilişkin hiçbir işlemin yapılmadığını , dolayısı ile ihracın da söz konusu bulunmadığını, davacının öne sürdüğü satım işleminde şekil şartlarına uyulmadığı için geçerli olmadığından, davacının ancak ödediği bedeli geri isteyebileceğini, zaten davacının da herhangi bir ödemesinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının 15.06.2008 tarihinde yapılan genel kurul hazirun cetvelinde yer alıp toplantıya katıldığı, bu nedenle davacının davalı kooperatif üyesi olduğu, davalı tarafından davacının ihracına yönelik olarak herhangi bir ihtarın tebliğ edilmediği, 03.07.2008 tarihli ihtarnamenin bu amaçlı olmadığı, davalı kooperatif yönetim kurulunun genel kuruldan aldığı yetkiye dayalı olarak 13.08.2003 tarih 58 sayılı kararla, B blok 2 no"lu dairenin 17.500,00 TL bedelle davacıya satıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespiti ile taşınmazın davacıya teslimine, davacının ihraç kararının iptaline ilişkin talebin ise böyle bir karar bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK"nun 33. (1086 sayılı HUMK"nun 76.) maddesi uyarınca hukuki tavsif hakime aittir ve hakim kanunları re"sen uygulamakla yükümlüdür.
Somut olayda uyuşmazlık, davacının üye olup olmadığı, şayet üye ise peşin bedel yatırarak üye olup olmadığı ve eski yönetim kurulunun, genel kurul kararlarına uygun hareket edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece verilen hüküm yeterli incelemeyi ve araştırmayı içermemektedir. Bu durumda, kooperatifler konusunda uzman bilirkişi kurulu oluşturularak; ilgili genel kurul kararları, hazirun cetveli, ödeme belgeleri ve davalı kooperatiftin tüm defter ve kayıtları istenip, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, ayrıca dava konusu taşınmazın davacının elinde olup olmadığı tespit edilerek, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucu itibari ile taşınmazın, davacıya teslim edilmesi mi, yoksa müdahalenin önlenmesi mi gerektiği üzerinde durulup, bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2012 tarihinde tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.