23. Hukuk Dairesi 2011/2713 E. , 2012/607 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifinin bir sulama kooperatifi olduğunu, kooperatif hizmetleri kapsamında oluşan masrafların üyelere tarlalarının büyüklüğü oranında paylaştırıldığını, 11.05 2008 tarihli Genel Kurulda ödenmeyen borçlara %15 oranında faiz uygulanmasına borcunu uyarıya rağmen ödemeyen üyeler için icra takibi başlatılmasına karar verildiğini, davalı hakkında başlatılan takibe itiraz etmekle haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı kooperatif yönetim kuruluna, kooperatif genel kurulunca bir yetki verilmediği halde aldığı kararla icra takibi yapmasının hukuken geçerli olmadığını, 11.05.2008 tarihli genel kurul kararının ise yönetim kurulu kararından sonra olduğu gibi genel kurul kararının 9 . maddesininde 2008 yılında sulama bedelinin tespiti ve ödemeyenler için yapılacak işlemlere ilişkin olduğunu, hem genel kurulun hem de yönetim kurulunun aldığı kararların usule ve yasaya aykırı olduğunu, takibe konu yapılan alacak bedellerinin 2008 yılı öncesine ait olduğu belirtilmekle birlikte dayanak nedenleri, kriterlerin neye göre belirlendiğinin belli olmadığını, alacak iddiasının yargılamaya muhtaç olduğunu, borçlu temerrüde düşürülmeden faiz ve işlemiş faiz talep etmenin BK"nun 101 maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller, yapılan keşif ve bilirkişi raporuna göre, davalıya ait taşınmazın kooperatif sulama ağı içinde bulunduğu ve sulamadan yararlandığı, genel kurul toplantılarına üyelerin usulüne uygun olarak davet edildikleri, sulama giderinin faizine ilişkin 31.12.2007 tarihli kararın davalıya 14.07,2008 tarihinde tebliğ edildiği genel kurul kararında ilk üç ay için belirlenen %15 faiz uygulanmak suretiyle 2.115,00TL sulama giderine 03.07.2009 tarihinden itibaren aylık %15 takip eden aylar için yasal faiz uygulanarak takibinin devamına, icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar vermiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işlemiş faizi ile birlikte, katılım borcunun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1- Davalının tarlasını kooperatif imkanları ile suladığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının davalı kooperatife gerçekten takibe konu miktar kadar borcu olup olmadığı, alacağın tespiti yöntemi ve borcun miktarına ilişkindir. Davacı kooperatifin ortaklara sulama hizmeti verdiği, ortakların bundan yararlandıkları, davacı kooperatifin sulama borcunun ortaklara yansıtılmasına ilişkin yönetim kurulu karan
bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, sulama bedelinin yönetim kurulu kararında belirtildiği surette ve davalının kullandığı miktar ve tarlasının yüzölçümü gözetilerek hesaplama yapılması ve borç miktarının saptanması mümkün ve gereklidir. Davacı kooperatifin tüm kayıtlarının incelenerek, davacının yaptığı sulama miktarı ve ödenmesi gereken sulama bedelinin belirlenmesi, gerçekten borçlu olup olmadığının ya da ne miktar borçlu olduğunun usulüne uygun bilirkişi raporu alınarak tespiti gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- (HUMK 388) HMK 297/(c) bendi hükmün kapsamını belirlemiş olup kararda tarafların anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, deliller, delillerin tartışılması, red ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yazılması gerekir. Kararda işlemiş faiz miktarının ve faiz başlangıcı tarihinin hüküm fıkrasında infazda tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta belirlenmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda 1.,2. Bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2012 tarihinde karar düzeltme yolu kapalı olarak oybirliğiyle karar verildi.