18. Ceza Dairesi 2017/2414 E. , 2017/15059 K.
"İçtihat Metni"
KARAR
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ..."nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2014 tarihli ve 2012/983 esas, 2014/321 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2017 gün ve 17126 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre suç tarihinde alkollü araç kullanması nedeni ile müşteki polis memurları tarafından durdurulan sanığın kendisine cezai işlem uygulandığı esnada orada bulunan bir su bardağını kırıp kendi boğazına dayayarak müşteki polis memurlarına küfür edip hakaret ettiği ve "sizi ortadan kaldıracam, sizinle görüşecem" şeklinde tehdit içeren sözler söyleyip taşkınlık yaptığı anlaşılmakla, her ne kadar mahkemesince sanığın tüm bu eylemlerinin görevi yapmayı engellemeye yönelik olduğu gerekçesi ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan ceza verilmiş ise de, sanığın kendisine zarar vererek müştekilere hakaret ve tehdit etme şeklindeki eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmayacağı, eylemin kamu görevlisine hakaret ve tehdit suçlarını oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
Dairemizin, 29/02/2016 tarih, 2015/32441 E., 2016/3681 K. Sayılı kararı ile aynı istemle ilgili olarak "Mahkemece yokluğunda verilen hükmün, sanığın savunmasında verdiği adrese tebliğe çıkarıldığı ancak tebligatın iade edildiği, bunun üzerine “Yeni Mahalle Bahar Sok. No:2 Havza-Samsun” adresine Tebligat Kanunu"nun 35. maddesine göre 11.07.2014 tarihinde tebligat yapıldığı, ardından da “ Y.....-Samsun” adresine Tebligat Kanunu"nun 21. maddesine göre tebligat yapıldığı, sanığın mernis adresinin ise “ Yeni Mahalle Bahar Sok. No:4/1 Havza-Samsun” olduğu anlaşılmıştır.
Tebligat Kanunu"nun 35. maddesine göre yapılan tebliğ geçersizdir zira, daha önce söz konusu adrese yapılmış bir tebligat bulunmamaktadır ve sanığın mernis adresi varken 35. maddeye göre tebligat yapılması kanuna uygun değildir.
Tebligat Kanunu"nun 21. maddesine göre yapılan tebligat ta, adresin sanığın mernis adresiyle aynı olmaması nedeniyle geçersizdir." gerekçesiyle kanun yararına bozma talebi reddine karar verilmiştir.
Dairemizin bu kararın üzerine, sanığın mernis adresine Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarıldığı, tebligatın sanığın adreste bulunamadığı gerekçesiyle iadesine karar verildiği, bunun üzerine sanığın mernis adresine aynı Kanunun 21/2. madde ve fıkrasına göre tebligat yapılması gerekirken TCK"nın 35. maddesine göre tebligat yapılması geçersizdir.
Tüm bu açıklamalar karşısında, yasa ve yönteme uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmadığından aleyhine yasa yararına bozma yoluna başvurulabilecek kesinleşmiş bir hükümden sözetmek de olanaksızdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, hükmün henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediğinden, CMK"nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Dosyanın, kanun yolu bildiriminin başvuru mercii, süresi ve yöntemi açısından şerhli davetiye ile sanığa bildirilip, tebligat eksikliğinin ikmali ile süresinde başvuruda bulunulması halinde temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmesini, aksi takdirde usulünce kesinleştirme işlemi gerçekleştirilerek, bu aşamadan sonra kanun yararına bozma isteminde bulunulmasını teminen mahkemesine iadesine, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 19/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.