Abaküs Yazılım
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2012/26526
Karar No: 2013/314
Karar Tarihi: 16.01.2013

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz - Hırsızlık - Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2012/26526 Esas 2013/314 Karar Sayılı İlamı

Özet:


2012 yılında 2. Ceza Dairesi tarafından verilen bir kararda, sanıkların hırsızlık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından mahkum olduğu ancak suç zamanaşımı sürelerinin geçtiği için cezalarının düşürüldüğü belirtilmektedir. Ayrıca sanıkların mera zemininden kum çıkartarak hırsızlık suçu işledikleri ancak suç tarihlerinden sonra yapılan kanun değişikliği ile bu eylemin sadece idari yaptırım gerektirdiği anlatılmıştır. Bu nedenle, sanıkların kabahat fiilinden dolayı mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kararda geçen kanun maddeleri:
- 765 Sayılı TCK’nın 491/1, 513/2, 102/4 ve 104/2.maddeleri
- 1412 Sayılı CMUK'un 322. maddesi
- 5271 Sayılı CMK'nın 223/8.maddesi
- 3213 Sayılı Maden Kanunu’nun 5177 Sayılı Kanun ile değişik 2-a maddesi, 12.maddesinin 5.fıkrası ve 5995 Sayılı Yasa'nın 6.maddesi
- 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/3 ve 24.maddeleri.
2. Ceza Dairesi         2012/26526 E.  ,  2013/314 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Hakkı Olmayan Yere Tecavüz, Hırsızlık
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
    1)-24.11.2004 ve 07.01.2005 tarihli iddianamelerde belirtilen hırsızlık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarıyla ilgili temyiz istemlerinin incelenmesinde;
    İddianamelerdeki anlatımlara göre sanıkların üzerlerine atılı olan 765 Sayılı TCK’nın 491/1 ve 513/2.maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçları için öngörülen cezaların türleri ve üst sınırlarına göre, 765 Sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen yedi yıl altı aylık zamanaşımının suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 Sayılı CMUK"nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 Sayılı CMK"nın 223/8.maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
    2)-06.09.2006 ve 29.09.2006 tarihli iddianamelerde belirtilen hırsızlık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarıyla ilgili temyiz istemlerinin incelenmesinde;
    Sanıkların değişik zamanlarda meradan kum aldıklarının saptandığı olaylarda, 3213 Sayılı Maden Kanunu’nun 5177 Sayılı Kanun ile değişik 2-a maddesinde "inşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakılın” maden olarak kabul edildiği, anılan Kanun’un suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 12.maddesinin 5.fıkrasında "...bu şekilde maden çıkartılması ve/veya sevk edilmesi Devlet malına karşı işlenmiş fiil sayılır. Bu fiili işleyenler adli takibat yapılmak üzere ilgili makamlara bildirilir" hükmüne yer verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.1985 tarih, 1985/8-121 esas ve 1985/385 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanıkların mera zemininin altından kum almak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı, ancak suç tarihlerinden sonra 10.06.2010 tarihinde 5995 Sayılı Yasanın 6.maddesi ile 3213 Sayılı Maden Kanunu’nun 12. maddesinin 5. fıkrasının değiştirildiği, buna göre; " ruhsatı olmadan veya

    başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde sevk edilen madene el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup, el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak ayı satış bedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır..." hükmüne yer verildiği, dolayısıyla söz konusu değişiklik sonrasında sanıkların eylemlerinin suç olmaktan çıkıp sadece idari yaptırımı (para cezasını) gerektirdiği anlaşılmakla;
    5326 Sayılı Kabahatler Kanunu"nun 24.maddesinin "kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir" biçimindeki hükmü karşısında, 5326 Sayılı Kanun’un 20/3.maddesindeki sekiz yıllık zamanaşımı süresi de göz önüne alınarak sanıkların üzerlerine atılı kabahat fiilinden dolayı bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümler kurulması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi