11. Hukuk Dairesi 2014/13368 E. , 2015/105 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/05/2014 tarih ve 2012/172-2014/463 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun"un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK"nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin vadeli mevduat hesabında bulunan paradan ek getiri sağlamak için müşteri temsilcisinin önerisi ile bariyerli opsiyon sözleşmesi yapıldığını, ilgili gözlem dönemi içerisinde TL/USD kuru 1,81"lik bariyeri gördüğü taktirde opsiyon sözleşmesinin aktif hale geleceğini, gözlem döneminde TL/USD kurunun yurt içinde 1/81 seviyesini görmemesine rağmen davalı bankanın opsiyonu aktifleştirdiğini, ancak opsiyon sözleşmesinde gözlem yapılacak piyasa olarak belirtilen "bankalar arası piyasa" tabirinin yurt içi piyasayı tanımladığını, yurt dışı piyasaları da dikkate alan davalı bankanın sözleşmeye aykırı uygulamada bulunması nedeniyle müvekkilinin zarar ettiğini ileri sürerek, 32.000 TL alacağın 20/10/2011 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bariyerli opsiyon işlemi gerçekleştirilirken ürünün özellikleri ve içeriği riskler konusunda davacının bilgi sahibi olduğunu, yapılan işlemin taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olduğunu, davacının iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu opsiyona ait "........."na göre bariyer gözleminin yurt içi bankalar arası piyasada yapılması gerektiği, yurt içi bankalararası piyasada, 19/07/2011-22/08/2011 arası gözlem döneminde 1,81"lik bariyer seviyesinden TL/USD işlemi geçmediğinden opsiyon işleminin aktifleşmeden sonlandırılması gerektiği, opsiyon işlemi aktifleşmiş gibi hareket eden davalı bankanın yaptığı işlemler sonucununda davacının 32.500 TL zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı bankanın opsiyon sözleşmesine aykırı olarak opsiyonu aktifleştirdiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek taraflar arasındaki sözleşmeye göre yurt içi bankalararası piyasada, gözlem döneminde belirlenen bariyer seviyesinden işlem yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen “bankalararası piyasa” ibaresinin yurt dışı bankaları da kapsadığını belirterek, bu konuya ilişkin hukuki mütaala sunmuştur. Ancak, davalının bilirkişi raporuna ilişkin bu itirazları karşılanmadan karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin rapora yönelik itirazları da dikkate alınıp, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan “bankalararası piyasa” ibaresinden neyin anlaşılması gerektiği, buna göre davalının işleminin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi için aralarında hukukçu ve yatırım uzmanı bulunan üniversite öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik heyetten, denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.