16. Hukuk Dairesi 2016/7535 E. , 2016/9260 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Bostanlı Köyü çalışma alanında bulunan 114 ada 55 parsel sayılı 36.478,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydı, miras yolu ile gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak muris .... mirasçıları adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişme konusu 114 ada 55 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliği ile davacı murisi .... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacı dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu, üç sınır itibariyle de sabit sınırlı olduğu, malikin ise davacının murisi .... olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, uygulama ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafın dayandığı 15.05.1968 tarih ve 39 sıra nolu ve 16.05.1968 tarih ve 40 sıra nolu yüzölçümü belirtilmeyen tapu kaydının sınırları; kuzeyi Zimmehendek, güneyi Vas Deresi, doğusu Büyükdere, batısı Dere, Çekera ve .... giden yol olarak gösterilmiştir. Mahkemece dayanak tapu kaydının taşınmaza uygulaması yapılırken sınırları tam olarak sorulmamış, batı sınırındaki Çekera ve .... giden yolun nerede olduğu açıklattırılmamıştır. Yetersiz mahalli bilirkişi beyanı ile tapu kaydı uygulaması yapılmaya çalışılmış, bu doğrultuda fen bilirkişisinden rapor alınmış, ziraat bilirkişi raporunda ise üzerinde meşe ağaçları olan taşınmazların ne şekilde tasarruf edildiği açıklanmamış, tarım arazisi olabileceği şeklinde bilimsel yeterlilikten uzak görüş bildirilmiş; mahkeme tarafından da bu raporlar ve uygulama ile hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve uygulamaya dayanılarak karar verilemez. O halde; doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli parseli dıştan çevreleyen taşınmazların kayıtları da getirtildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu, jeoloji mühendisi ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında; tapu kaydının sınırında okunan Çekera ve .... giden yol ve derelerin taşınmaz sınırında olup olmadığını araştırmak suretiyle tapu kaydı zeminde yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi eliyle uygulanmalıdır. Bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tapu kaydının uygulamasında, oluşumuna esas basit haritasında yüzölçümünün 10000 metrekare olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili rapor alınmalı, jeolog bilirkişisinden taşınmazın her yönden çekilmiş fotoğraflarını içerir şekilde sınırda bulunan derelerin konumu, yatak değiştirip değiştirmediği, dava konusu taşınmazla aradaki kot farkı ve tapunun sınırlarının değişir nitelikte olup olmadığının belirlenmesi istenmeli, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalıdır. Bu şekilde araştırma yapıldıktan sonra, kaydın taşınmaza ait olmakla beraber gayrisabit sınırlı olduğunun belirlenmesi veya tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığının anlaşılması halinde zilyetlik araştırması yapılmalı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde çelişki giderilmeli uzman fen bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek gerekçeli rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; kadastro tutanağında dava konusu taşınmazın yüzölçümü 36.478,83 metrekare olmasına rağmen, fen bilirkişi raporunda 6.478,83 metrekare olarak belirlenmesi karşısında bu yönde bir araştırma yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi dahi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.