13. Ceza Dairesi 2016/6207 E. , 2016/9921 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; mağdurlara yönelik hırsızlık suçlarının sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın arkadaşı ... ile birlikte çevrede araçları kurcaladığı ihbarı üzerine polis tarafından mağdur ... ait amfi ile birlikte yakalandıktan sonra mağdurlara ait çaldıkları teypleri sakladıkları yeri ve yakalandıkları sokak üzerindeki mağdur ... aracıyla başka bir sokakta bulunan mağdur ... aracını gösterek bu araçlardan hırsızlık yaptıklarını söyleyerek iadeyi gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 168/1 (765 sayılı TCK"nın 523/1) maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Mağdur ... çalınan oto teybinin değerinin, bozma sonrası dinlenen bilirkişinin verdiği bilgiler suç tarihindeki ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü ve yerleşen uygulamaya göre, TCK"nın 522/1. maddesinin uygulanmasında "hafif" olduğu kabul edilerek, karşılaştırmanın buna göre yapılması gerekirken değerin pek hafif olmadığından uygulama şartları bulunmadığı şeklindeki yanlış ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Mağdur ... çalınan oto teybi ve amfisinin değerinin, hazırlık aşamasındaki takdiri kıymet tutanağına göre, suç tarihindeki ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü ve yerleşen uygulamaya göre, TCK"nın 522/1. maddesinin uygulanmasında "pek hafif" olduğu kabul edilerek, karşılaştırmanın buna göre yapılması gerekirken değerin pek hafif olmadığından uygulama şartları bulunmadığı şeklindeki yanlış ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
4-Her iki mağdura yönelik ayrı ayrı hüküm kurulması yerine çelişkiye neden olacak şekilde sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmasından bahsedilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
5-Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
6-Sanığın, mağdur ... yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK"nın 493/1, 522 (pek hafif), 523, 59. maddesiyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK"nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 168/1, 62, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 765 Sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğunun düşünülmemesi,
7-Sanığın, mağdur ... yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK"nın 493/1, 522 (hafif), 523, 59. maddesiyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK"nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 168/1, 62, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 765 Sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğunun düşünülmemesi,
8-Kabule göre de,
19.10.2010 tarihli hükmün sanık müdafinin temyizi üzerine Dairemiz tarafından bozulması üzerine, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca, sanığın mağdur ... yönelik eylemi nedeniyle sonuç ceza açısından kazanılmış hakkın korunması gerektiği gözetilmeyerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.