13. Ceza Dairesi 2015/3019 E. , 2016/9918 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suç tarihleri 06/02/2006, 29/11/2006 olduğu halde gerekçeli karar başlığında eksik olarak gösterilmesi,
2-Suçlamayı kabul etmeyen sanığın 02/02/2011 havale tarihli temyiz dilekçesinde, suça konu kahvehaneyi kardeşi Nurtaç Taşçı ve ortağı Yavuz Yılmaz"ın aldıklarını, ruhsatı kendisinin adına yaptıklarını, kendisinin iş yeri ile ilgisinin bulunmadığını belirttiğinin ve suça konu tutanakların tanzimi sırasında sanığın huzurda bulunmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle suça konu iş yerinin suç tarihinde kimin sorumluluğunda bulunduğu kesin bir biçimde tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
3-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, katılan kurumun 17/09/2012 ve 19/12/2012 tarihli cevabi yazılarından, sanık hakkında tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin taksitlendirildiğinin ve üç taksitinin ödenmiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın kurum zararını (06/02/2006, 29/11/2006 tarihli her iki tutanak bakımından da) giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, öncelikle bilirkişiden normal tarifeye göre sanığa (vergiler dahil cezasız) kurum zararının belirlenmesine esas olmak üzere rapor aldırılıp, sanığın ödediği bedelin bilirkişi tarafından hesaplanan bedeli karşıladığının tespit edilmesi durumunda; sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ardından karşılamadığının tespit edilmesi durumunda ise sanığa “bilirkişi tarafından tespit edilecek vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeline (ödenen kısım çıkarıldıktan sonra kalan bölüm) ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Bilirkişi ile inceleme yaptırılmadığı halde gerekçeli kararda bilirkişi raporundan bahsedilerek dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
5-Sanık hakkında katılan kurum görevlilerince 06/02/2006 ve 29/11/2006 tarihlerinde olmak üzere birden fazla kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmiş olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK"nın 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
6-“Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunmasına, 26/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.