16. Hukuk Dairesi 2016/11844 E. , 2016/9090 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 03.07.2012 gün ve saatte temyiz eden davalılar ..., vs. vekili Avukat ..., Avukat... ile aleyhine temyiz istenilen ... vekili Avukat ..., Avukat Rahmi Akyürek geldiler. Gelenlerin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirilip, süresinde yapılan inceleme sonucu verilen geri çevirme kararı ile istenilen belgeler de getirtilip dosyasına konulduktan sonra yeniden inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Taşlıburç Köyü çalışma alanında bulunan 115 ada 10 parsel sayılı 2.791,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 paylı olarak davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın davacıların murisi Atman Al"dan kaldığı ve tespit tarihine kadar davacıların taşınmazda zilyetliklerinin kesilmediği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava, kadastro tespitine itiraz davası niteliğinde olup davacılar taşınmazın kendi murisleri Atman Al"a ait iken ölümüyle kendilerine kaldığını ileri sürmekte, davalı ... taşınmazın 1/2 payını önceki malikleri Latif ve ... Al"dan satın aldığını, davalı ... ise diğer 1/2 payının kayınbabası Şemsettin Al"dan kendisine geçtiğini savunmaktadır. Taraflar delillerini ve tanıklarının isimlerini dosyaya bildirmişlerdir. Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları son derece soyut olup, taşınmazın kime ait olduğu, kim tarafından hangi süreyle nasıl kullanıldığını belirlemekten uzak olduğu gibi beyanlar arasında açık çelişki olmasına rağmen gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkinin giderilmesi düşünülmemiş, bir kısım tanıklar da taşınmaz başında değil duruşmada dinlenmiştir. Diğer yandan davacılar tanığı olarak bildirilen Süleyman Ayaz ve Abdülkudus Aykurt keşifte yerel bilirkişi sıfatıyla dinlenmiş ve beyanları hükme esas alınmıştır. Tanık olarak bildirilen kişilerin yerel bilirkişi sıfatıyla dinlenmeleri usule aykırıdır. Ayrıca davalı taraf taşınmazın devamı olan bir kısım yer hakkında öncesinde kamulaştırma yapıldığını ve kamulaştırma bedelinin de kendilerine ödendiğini savunduğu halde varsa buna ilişkin kayıt ve belgeler getirtilerek keşifte uygulanmak suretiyle davalı savunmasının yerinde olup olmadığı denetlenmemiştir. O halde; mahkemece öncelikle taşınmazın bulunduğu bölgede kamulaştırma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kime kamulaştırma bedelinin ödendiği sorulmalı, kamulaştırmaya ilişkin harita getirtilmeli, bu eksiklikler tamamlandıktan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından davaya konu yerin geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri hangi sıfatla ve ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, gerektiğinde yüzleştirme yapılmalı taşınmazın devamı niteliğinde bulunan yerler hakkında kamulaştırma bulunduğunun anlaşılması halinde fen bilirkişisinden kamulaştırma haritası ile kadastro paftası çakıştırılmış halde, keşfi izlemeye elverişli ve yeterli rapor istenmeli tüm bu işlemler tamamlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar göz ardı edilerek ve taraflarca iddia edilmeyen hususlara ilişkin hukuki olmayan gerekçe ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 900.00 TL vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine, 15.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.