12. Ceza Dairesi 2015/4531 E. , 2016/4072 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, şantaj
Hükümler : Beraat
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve şantaj suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın ortağı olduğu “...Limited Şirketi”ne ait işyerinde iş güvenliği uzmanı olarak çalışan sanığın, çalıştığı şirketin hizmet verdiği ve kendi sorumluluk alanında bulunmayan diğer firmalar hakkındaki iş yeri risk analiz raporları, fabrikalara ilişkin resimler, eğitim dökümanları gibi iş yerindeki bilgisayarda kayıtlı ve kolaylıkla erişimi mümkün olan bilgi ve belgeleri, henüz işine son verilmediği dönemde, kendisine ait flash belleğe kaydetmek suretiyle verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu ve olay günü işten ayrılmak için yazdığı dilekçenin çıktısını almak amacıyla diğer iş güvenliği uzmanı olan tanık ..."e flash belleğini vermesinin ardından çıkan tartışma sırasında katılana yönelik “Sizi bitireceğim, işyerinizi kapattıracağım.” şeklinde sözler söyleyerek şantaj suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığa ait flash bellek üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan 28.03.2013 tarihli inceleme ve tespit tutanağına, tanıkların anlatımlarına ve dosya kapsamına göre; sanığın iş güvenliği uzmanı olarak çalışmaya devam ettiği esnada katılana ait herhangi bir kişisel veriyi hukuka aykırı olarak ele geçirmemesinden dolayı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve şantaj suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında her iki suçtan beraat kararı verilmesine dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2013 tarihli ve 2013/11-87-245 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; vekalet ücreti kişisel hakka ilişkin olup, kişisel hakka ilişkin kanuna aykırılıkların Yargıtay tarafından bozma konusu yapılabilmesi için, hükmün karşı hak sahibi tarafından temyiz edilmiş olması gerekir. Bu nedenle, hakkında beraat kararı verilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 13/5. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre, bozma sebebi olarak kabul edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu bakımından yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu ve şantaj suçu bakımından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, sübuta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümlerin esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında beraat hükümleri kurulurken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 1-a numara ve harfiyle gösterilen paragrafındaki, “atılı suçtan BERAATİNE,” ibarelerinden önce gelmek üzere, hüküm fıkrasına, “CMK"nın 223/2-e maddesi gereğince”; hüküm fıkrasının 1-b numara ve harfiyle gösterilen paragrafındaki, “atılı suçtan BERAATİNE,” ibarelerinden önce gelmek üzere, hüküm fıkrasına, “CMK"nın 223/2-a maddesi gereğince” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.