
Esas No: 2021/15178
Karar No: 2022/3945
Karar Tarihi: 29.03.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/15178 Esas 2022/3945 Karar Sayılı İlamı
10. Ceza Dairesi 2021/15178 E. , 2022/3945 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ithal etme
Hükümler : 1- Mahkûmiyet: Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2020 - 2018/551 esas ve 2020/74 sayılı kararı
2- İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık ... müdafii süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanık hakkındaki inceleme takdiren duruşmasız olarak yapılmıştır.
CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'un dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının hukuka uygun olması nedeniyle sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'un yerinde görülmeyen temyiz isteklerinin CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... ve ... hakkındaki tahliye taleplerinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Kilis Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine, 29.03.2022 tarihinde Üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
13.11.2018 tarihinde, sanık ...’ın şoförlüğünü yaptığı ... plakalı ambülansla yanında diğer sanık ... da olduğu halde, Türkiye’de tedavisi tamamlanan bir hastayı Çobanbey Sınır Kapısından geçiş yaparak Suriye tarafına bıraktıktan sonra Türkiye’ye dönüşlerinde Çobanbey Sınır Kapısından ülkeye giriş yaptıkları sırada, gümrük muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, aracın arka bölmesinde sedye minderi ile örtülü çuvallardan şüphelenilmesi üzerine detektör köpek marifetiyle yapılan aramada 22,710 gr. esrar maddesi ele geçirilmiş, söz konusu maddenin alıcısı olan diğer sanık ...’in adı geçen sanıkları Elbeyli ilçesinde beklemekte olduğu tespit edilmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde, Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli kararıyla, sanıkların uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan dolayı TCK’nın 188/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına hükmolunmuş; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 01.04.2021 tarih ve 2021/667 sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Olay tutanağı ile diğer belgeler incelendiğinde, sanıkların Türkiye’ye girişlerindeki rutin gümrük kontrolü sırasında şüphe üzerine görevlilerce aracın aranması sonucunda uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, görevlilerin müdahalesi nedeniyle sanıkların gümrükten geçiş yapamadıkları ve ambülansta taşımakta oldukları uyuşturucu maddeyi ülkeye sokamadıkları, dolayısıyla sanıkların işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.
İthal “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: ..., Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulmuş sayılması için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmiş olması gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etmek, esas itibariyle ülkeye sokulan maddenin satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.
Doktrinde de yukarıda açıklanan görüşü destekleyen yazarlar bulunmaktadır. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (..., Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş-Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610). Somut olayda, Suriye’den Türkiye’ye giriş yapmak üzere gelen sanıkların ambülansta taşıdıkları uyuşturucu madde gümrük kontrolü sırasında görevliler tarafından yapılan aramada ele geçirilmiş olup, sanıkların uyuşturucu maddeyi gümrükten geçirmelerine ve ülkeye sokmalarına engel olunduğundan dolayı, sanıkların elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladıkları uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ithal etme suçu, ellerinde olmayan nedenlerle tamamlanamamış ve teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanıklar hakkında TCK’nın 188/1. maddesi uyarınca tayin edilen cezadan TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanıkların eylemlerinin tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatini taşıdığımdan, sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 01.4.2021 tarih ve 2021/667 sayılı kararının bozulması yerine, temyiz isteminin esastan reddi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 29.3.2022
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.