3. Ceza Dairesi 2015/7151 E. , 2015/9745 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : KD - 2013/49200
MAHKEMESİ : Yozgat(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/12/2012
NUMARASI : 2012/285 (E) ve 2012/828 (K)
Dairemizin 21.01.2015 tarih 2014/25324 esas, 2015/1867 karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26/02/2015 tarih 3 - 2013/49200 sayılı itiraznamesi ile “Eleştiri, temyiz mahkemesince aleyhe temyiz bulunmaması veya sonuca etkili olmaması nedeniyle mutlak bozma sebebi teşkil etmeyen bir hukuka aykırılığa uyarıcı, öğretici ve yol gösterici nitelikte işaret edilmesidir. Eleştiri kural olarak “onama” kararlarında söz konusudur. Hükmün sanık lehine belirlenen hukuka aykırılıklar veya zorunluluklar nedeniyle bozulması durumunda sanığın aleyhine tespit edilen hukuka aykırılıkların da bozma sebebi yapılması ve hükmün lehe-aleyhe bozulmasına karar verilmesi gerektiği,. aksi takdirde sanığın; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkûmiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle, hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılacağı kanaatine varılmıştır.Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 15/04/2014 gün ve 323-181 esas-karar sayılı, 22/04/2014 gün ve 120-209 esas-karar sayılı kararları da bu yöndedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Yüksek Dairece yerel mahkeme hükmü sanık lehine bir nedenden dolayı bozulduğu halde; "TCK"nin 86/2 maddesindeki hapis cezası tercih edildikten sonra TCK"nin 50/2 maddesine aykırı olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi" şeklindeki hukuka aykırılığın aleyhe temyiz bulunmaması gerekçesiyle eleştiri sebebi yapılması, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle, hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına neden olacağından, sanık aleyhine tespit edilen bu hukuka aykırılığın da bozma sebebi yapılarak, kazanılmış hak saklı tutulmak kaydı ile hükmün lehe-aleyhe bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile anılan Yüksek Daire kararına itiraz etmek gerekmiştir. Kasten Yaralama suçundan sanık Ö.. S.. hakkında Yozgat Sulh Ceza Mahkemesi"nin 17/12/2012 gün ve 2012/285 E. 2012/828 K. sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA dair 21/01/2015 gün ve 2014/25324 Esas, 2015/1867 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI, hükmün mevcut bozma sebebiyle birlikte eleştiri konusu yapılan hukuka aykırılık yönünden de CMUK.nun 326/son maddesi gözetilmek suretiyle BOZULMASI, İtiraz yerinde görülmediği takdirde, itiraz hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na TEVDİİ,” talebi ile itiraz edilmesi üzerine, Dairemizce 10.10.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının TCK"nin 191.maddesi ile ilgili itirazının kabulü ancak TCK.nin 29.maddesi ile ilgili itirazının reddine karar verilmesi üzerine, dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna dosyanın gönderilmesinden sonra Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.12.2013 tarihli Esas No: 2012/3-1479 - Karar No :2013/611 sayılı kararına göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03.05.2012 gün ve 21533-17833 sayılı bozma kararının kaldırılmasına ve dosyanın esastan incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 21.01.2015 tarih 2014/25324 esas, 2015/1867 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Vefat ettiği için hakkında açılan kamu davalarının düşürülmesine karar verilen mağdur A.. A.."nun sanığın yeğeni olan Gülçin Satır"la ilişkisinin olayların başlangıcı olduğu ve A.. A.. hakkında telefonla hakaret ile tehdit suçlamalarının bulunduğu ve bu hususta dava açılması karşısında; sanık hakkında TCK"nin 29.maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
2) TCK"nin 86/2 maddesindeki hapis cezası tercih edildikten sonra TCK"nin 50/2 maddesine aykırı olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.