6. Hukuk Dairesi 2013/7831 E. , 2014/1540 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 19/02/2013
NUMARASI : 2011/142-2013/46
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, göre davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı vekilinin erken tahliye nedeni ile mahrum kalınan kira alacağına yönelik temyizine gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda 01/07/2006 başlangıç tarihli beş yıl süreli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, davalının 29/06/2009 tarihinde ihtarname göndererek mecuru 30/09/2009 tarihinde tahliye edeceğini bildirmesine rağmen tahliye etmediğini, yeni kira dönemine ait kira bedellerini ödeyerek mecuru 01/11/2009 tarihinde tahliye ettiğini, sözleşmenin 12. maddesine göre yıl bazında sona ermeden üç ay evvel feshi ihbar olmadığından kira sözleşmesinin yenilendiğini, 01/07/2010 tarihinde uzayan yeni dönemin başladığını, kiracının sözleşme süresince kira bedellerini eksik ödediğini, eksik ödenen kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, davalıdan 256.267 USD alacağı bulunduğunu belirterek davalının itirazının iptaline ve %40 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise kiralananı 30/09/2009 tarihinde tahliye edeceğini kiralayana sözlü olarak bildirdiğini tarafların anlaştıklarını, ayrıca sözleşmenin 12.maddesine uygun olarak 29/06/2009 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, sözleşmenin usulüne uygun olarak feshedildiğini, Ekim ayında yeni kiraladığı yere taşındığını, kira bedellerinin kiralayanla yapılan sözlü anlaşma gereğince ödendiğini, belirterek davanın reddi ile davacıdan %40 oranında kötü niyet tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; 01/11/2009 tarihine kadar eksik ödenen kira alacağı olarak 49.390,00 USD yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01/07/2006 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 5. maddesinde kira bedelinin ilk 9 aylık toplam 189.000 USD’nin 30/09/2006 tarihinde, bakiye 3 aylık 63.000 USD’nin 30/11/2006 tarihinde ödeneceği, 2. yıl istisnai olarak yıllık 240.000 USD, 3. yıl 284.280 USD, 4. Yıl, 292.800 USD, 5. yıl 301.584 USD olduğu ve yıllık net ve peşin olarak ödeneceği, sözleşmenin 8. Maddesinde ise kiracının kira bedellerini ait oldukları yıllarda peşin olarak ilk 5 günde ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Sözleşmenin 12. maddesinde kiracının yıl bazında ait olduğu yılı tamamlamak şartıyla yıllık kontrat hitamında yenilemelerde üç ay evvel haber vermek suretiyle mecuru tahliye edebileceği kararlaştırılmıştır. Davacı vekili 09/10/2009 tarihinde başlattığı icra takibinde eksik ödenen kira bedelleri ile kontrat uyarınca doğan 2009 yılı kira alacağı toplamı 300.000 USD ın faizi ile birlikte tahsilini istemiş, davalı borçlu süresinde verdiği dilekçe ile ödeme emrine itiraz etmiştir. Yargılama sırasında davalı vekili kira bedellerinin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak ödendiği ve kiralananın 30/09/2009 tarihinde boşaltıldığına ilişkin olarak davacıya yemin teklif etmiş ve davacı asil duruşmaya katılarak eksik ödenen kiralar konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığına ve kiralananın 01/11/2009 tarihinde boşaltıldığına dair yemin etmiştir.
Kiracının, kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kiracı kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması gerekir. Aksi halde hakim tarafından tenkise tabi tutulur. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı koşullarda yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir.
Taraflar arasında çekişmesiz olan kira sözleşmesinin 5. ve 8. maddesinde yıllık kira bedellerinin peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından başlatılan icra takibinde 2009 yılı kira bedelleri de talep edilmiştir. Sözleşme gereğince davacı 01/07/2009 tarihinde başlayan dönem kirasının peşin ödenmesini isteyebileceğinden davacının icra takibindeki talebi, kiralananın tahliyesinden sonraki ayların kira paralarını da kapsamaktadır. Mahkemece bu husus gözetilerek sonuca gidilmesi gerekirken kiralananın tahliyesinden sonraki istemin tazminat talebine konu olduğu, farklı bir hukuki sebebe dayandığı ve bu talebin icra takibinde yer almadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) No"lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.