
Esas No: 2015/3627
Karar No: 2016/3928
Karar Tarihi: 14.03.2016
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/3627 Esas 2016/3928 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 23.386,32 TL maddi, 6.000 TL manevi, davacı ... için 4.216,64 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine
Davacıların tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacılar vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Davacı ...’nun tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında verilen beraat hükmünün kesinleşmesinden sonra, tutuklu kaldığı dönemde ve sonrasında uğradığı iddia olunan gelir kaybının dayanağı olan ödenmeyen maaş kesintileri ve sair gelirlere ilişkin olarak tahakkuk edecek, ücret ve aylıklarından yapılan kesintilerin ödenmemesi nedeniyle, kanun gereği, biriken ve ödenmeyen parasal hakların bağlı bulunulan kuruma yapılacak başvuru yoluyla veya yetkili ve görevli idari yargı yerine konu ile ilgili yasal düzenlemelere uyulmadığı nedeniyle başvurulması halinde, iddia olunan ve ispatlanan maddi zararın (hak ve alacakların) hüküm altına alınabileceğinin anlaşılması karşısında, davacı tarafından maddi tazminat talebine konu edilen kaybın bağlı bulunduğu (çalıştığı) kurum tarafından giderilip giderilmediği veya yargı mercileri önünde dava konusu edilip edilmediği araştırılıp, sonucuna göre davacının maddi tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2-Davacı ... lehine, tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığında maddi zarar ‘’1.781,73 TL’’ olup bu miktara hükmedilmesi yerine hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarı aşacak şekilde ‘’1.816,64’’ TL"ye hükmedilmesi,
3-29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı ancak ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken ve ilgili davada temyizen incelenebilecek haklardan olduğundan, ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamında ayrıca dava konusu edilemeyeceği belirtilmekle birlikte, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında, beraatine hükmedilen davacı ...’nun kendisini vekil ile temsil ettirmiş olması nedeniyle, beraat hükmünün verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden lehine ""2.400"" TL maktu vekalet ücretine hükmedildiği gözetilmeden, davacılar lehine ceza dava dosyasına ilişkin vekalet ücreti olarak belirlenen miktarların maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması suretiyle, davacılar yararına fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
4-Davacılar vekili dava dilekçelerinde, haksız eylem tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasına rağmen, gözaltı tarihi yerine, davacılar lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminatlar için, tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
5-Kendilerini vekil ile temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yerine, tek vekalet ücreti takdir edilmesi,
6-Gerekçeli karar başlığında, ""dava"" yerine ""suç"" ibaresine yer verilmesi,
7-Yapılan temyiz incelemeleri sırasında, aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla dava açıldığının tespit edilmesi nedeniyle, hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, davacılar lehine aynı konu ve nedene dayalı açılmış başka dava bulunup bulunmadığının, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden sorgulanıp, ilgili maliye hazinesinden sorularak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
İsabetsiz olup, davalı ve davacılar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.