Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/4337
Karar No: 2021/4923
Karar Tarihi: 08.04.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/4337 Esas 2021/4923 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2020/4337 E.  ,  2021/4923 K.

    "İçtihat Metni"

    Bölge AdliyeMahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
    No : 2018/1674-2019/2284
    İlk Derece Mahkemesi : İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi
    No : 2014/50-2018/16

    Dava, eksik işçiliğe bağlı olarak düzenlenen ödeme emrinin iptali ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM:
    Davacılar vekili, özetle; İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Beykoz Sosyal Güvenlik Merkezinin 4 4120 07 07 1214612 034 04-40 işyeri sicil nolu .... Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında, eksik işçilik bildirimine dayalı olarak re’sen tahakkuk ettirilen, 2009/1, 2009/2, 2009/3, 2009/4, 2009/5 ve 2009/6 dönemine ait prim ve gecikme zammı nedeniyle düzenlenen ödeme emrine itiraz ederek, eksik işçilik primine dayalı söz konusu prim ve gecikme zammı borcunun davacı şirketin faaliyet adresinde bulunan, çelik konstrüksiyondan imal edilen binanın inşasından kaynaklandığını, ancak davacının faaliyet adresinde inşa edilen, çelik konstrüksiyondan imal edilen yapının tümü, imalat ve montaj dahil aşamaları dahil olmak üzere dava dışı .... Tic. A.Ş.’ne yaptırıldığını, söz konusu yapının inşası aşamasında davacı şirket tarafından hiçbir işçi çalıştırılmadığını, işin tamamının belirtilen şirkete yaptırıldığını, davalı kurumun da bilgisi dahilinde olan bu durum karşısında eksik işçilik bildirimine dayalı olarak davacılar hakkında tahakkuk ettirilen, 2009/1, 2009/2, 2009/3, 2009/4, 2009/5 ve 2009/6 dönemine ait prim borcu ve gecikme zammı nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespitine, davalı Kurum tarafından belirtilen dönemlere ait prim borcu ve gecikme zammı nedeniyle 2012/069450 Takip numarası ile düzenlenen ödeme emrinin iptaline, davacı şirketin Kuruma ödemiş olduğu meblağın faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
    II-CEVAP:
    Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurumun Beykoz Sosyal Güvenlik Merkezinde 1214612 sicil sayılı dosyada işlem gören davacı şirket hakkında Kurum denetmenlerinin yaptığı inceleme ve denetleme neticesi düzenlenen 15/03/2012 tarih ve 104639/AİR/05 sayılı asgari işçilik inceleme raporu uyarınca tespitin ..., ... ve ...’a tebliğ edilmek sureti ile kesinleştiğini, eksik işçilik bildirimine göre re"sen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammına ait borç miktarını kapsayan 2012/069450 numaralı ödeme emrinin davacılara gönderildiğini, davacılar ..., ... ve ...’ın 5510 sayılı Kanun, 6183 sayılı Kanun ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerince şirket ortağı ve üst düzey yöneticisi konumunda olduklarını, şirket borçlarından dolayı ortak/yönetici/yetkili sıfatlarına sahip olmaları nedeniyle davacı şirket ile birlikte sorumlu olduklarını, Kurumca yapılan tüm işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini ve davacılar aleyhine %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
    III-MAHKEME KARARI:
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk derece mahkemesince, toplanan kayıt ve belgelere göre, davacıların işveren sıfatını taşımadıkları ve söz konusu takibin hukuki dayanağının bulunmadığı, dava konusu takiple ilgili ödeme emrine konu borç yönünden davacıların borçlu olmadığı ve ödeme emrinin davacılar yönünden iptalinin gerektiği, takip baskısı nedeniyle davacı tarafça ödenen toplam 187.539,97 TL"nin her bir ödemenin miktar ve tarihleri itibariyle yasal faizi ile birlikte istirdadının gerekli olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
    İSTİNAF SEBEPLERİ:
    Davalı Kurum avukatı, kurum işleminin yasal mevzuata uygun olduğunu, 20/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ... Otomotivin itiraz dilekçesinde belirttiği 27/12/2016 tarihli 5 ayrı ödemenin kurumun hangi alacağına ilişkin olduğunun araştırılması ve cevap geldiğinde ek rapor alınması talebinin değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi, ödeme emrine konu prim borcunun dayanağı olan pazar yeri çelik inşaat ve montaj işlerinin ... Şirketi tarafından fatura karşılığı yapıldığı ve bu şirket tarafından çalıştırılan işçilere ilişkin primlerin fazlasıyla ödendiği anlaşıldığından yargılama sırasında davacılar tarafından ihtirazı kayıtla ödenen ve kurum tarafından bildirilen miktarların ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmiş olmasının dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK "nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair karar vermiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davalı Kurum avukatı, davacılar ile ilgili olarak yapılan tüm Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
    Dava konusu olan eksik işçilik bildirimine dayalı borcun yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın 85’inci maddesinde “Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır. Bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarı, 89 uncu madde gereği hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ edilir. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödendiği veya ödeneceğinin işveren tarafından yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde borç kesinleşir. Kuruma verilecek taahhütnamede üstlenilen ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, işveren hakkında 88 inci ve 89 uncu maddeler uyarınca işlem yapılır. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödenmemesi, taahhütname verilmemesi veya Kurumca işyerinin denetlenmesine gerek görülmesi durumunda Kurumca inceleme yapılacağı..." belirtildikten sonra 3. fıkrasında, 2. fıkrada belirtilen yöntemlerle Kuruma bildirilmediği belirlenen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca re’sen tahakkuk ettirilen sigorta primlerinin işverene tebliğ edileceği, işverenin, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde Kuruma itiraz edebileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumca itirazın reddi durumunda işverenin, kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabileceği açıklanmış, diğer taraftan anılan Kanuna dayanılarak hazırlanıp 12/05/2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmakla yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 110 – 113 (dahil) maddelerinde de benzer düzenlemelere yer verilmiştir.
    5502 sayılı Yasa"nın 17. maddesinin d bendine göre Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı işin yürütümü açısından gerekli olan asgarî işçilik tutarını tespit etmekle görevli olup bu görevini müfettişleri eliyle yerine getirmektedir.
    Diğer taraftan, 5510 sayılı Yasanın 59. maddesine göre, sigorta müfettişlerince görevleri sırasında saptanan Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Bu maddenin uygulamasında teftiş, kontrol ve denetleme yetkisine sahip olanlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir. Genel ilke bu olmakla birlikte, yasal karinenin aksi kanıtlanabileceği gibi, Kurumun prim alacağının esasını teşkil eden müfettiş raporuna yönelik itirazlarda, müfettiş raporundaki saptamaların gerçeğe uygun olup olmadığının mahkemece araştırılması, uyuşmazlıkların sağlıklı çözümü için kayıt ve defterler üzerinde inceleme yapılması, faturaların doğruluğunun ve niteliğinin belirlenmesi, incelemeye konu işin (sektörün) özelliklerine göre asgari işçilik oranı ve işçilik miktarının tespiti gerekir. Bu hususların incelenmesi ise özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden; Hukuk Muhakemeleri Yasasının 266. maddesine göre asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu, serbest muhasebeci/mali müşavir bilirkişi (veya yeminli mali müşavir) ve asgari işçilik incelemesine konu iş (sektör) konusunda bilgi sahibi bir bilirkişi olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınmalıdır.
    Dava konusuna ilişkin olarak, mahkemece hükme esas alınan 14/12/2016 tarihli Bilirkişi Kurul Raporunun sonuç bölümünün 2. bendi ile davacıların bahse konu işte İş Kanunu 2. maddesine göre işveren sıfatı taşımadıklarının belirlenmesi ve Mahkemece bu belirlemenin hükümde dikkate alınarak davacıların işveren sıfatını taşımadıklarını tespiti, yine Bölge Adliye Mahkemesi kararında da davaya konu inşaat işi için dava dışı ... Tic. A.Ş. tarafından işçilere ilişkin primlerin fazlasıyla ödendiği gerekçeleriyle davacıların davasının haklı bulunduğu tespitlerine yer verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma neticesi varılmıştır. Gerçekten de dava dışı ... Tic. A.Ş. tarafından davacı şirket adına “Çelik Konstrüksiyon İmalatı ve Montajı” açıklaması ile 14/10/2009 tarih ve 190.000 bedelli (KDV hariç) faturanın davalı Kuruma ibraz olunduğu görülmüş ise de salt faturaya dayalı olarak taraflar arasında anahtar teslimi ile iş yapıldığının kabulü hatalı olmuştur.
    Yukarıda izah olunan değerlendirmeler kapsamında dava dışı şirket tarafından düzenlenen 14/10/2009 tarihli Faturayla ilgili olarak, her ne kadar Kurum denetmeni tarafından davacı şirketin 2009 yılı Yevmiye Defteri incelenmiş ise de, davacı şirket adına “... Mah. ... Mah. Pafta 28, Ada 184 Parsel 61 Beykoz” adresinde faaliyette bulunacak pazar yeri inşaatı için davacı şirket ile . .. Tic. A.Ş. arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşmenin bulunup bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümü bakımından dava dışı ... Tic. A.Ş. tarafından düzenlendiği anlaşılan faturayla ilgili dava dışı şirket defterlerinin incelenmediği, faturanın gerçek olup olmadığı ve sonradan düzenlenebilir olup olmadığı hususlarının yöntemince araştırılmadığı, söz konusu şirketin faaliyet alanı, kaç işçisinin olduğu, uyuşmazlık konusu dönemde Kuruma bildirilen işçi sayısının kapsam kapasitesine göre yeterli olup olmadığı, Kuruma bildirilen bu işçilerin tamamının uyuşmazlık konusu pazar yeri inşaatında çalıştırılıp çalıştırılmadıkları, yine taraflar arasındaki işin süresi ve kaç işçi ile yerine getirilebileceği hususlarında araştırma yapılması ve ayrıca davacı şirket ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasındaki işin Çelik Konstrüksiyon İmalatı işine ilişkin olduğu dikkate alındığında, pazar yerinin inşaatında beton zeminin kim tarafından ve ne zaman yapıldığı hususlarının da araştırılması gerekmektedir. Diğer yandan Beykoz Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen Yapı Tatil Tutanağı ile inşaat alanı 5.600 m2 olarak bildirilmiş olup, söz konusu inşaat alanının gerçek alanının mahallinde keşif icra edilerek tespit edilmemesi de hatalı bulunmuştur. Tüm bu hususların incelenmesi ise özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden; HMK."nın 266. maddesine göre asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi (veya yeminli mali müşavir) ve asgari işçilik incelemesine konu iş (sektör) konusunda bilgi sahibi (inşaat mühendisi) bir bilirkişi olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınmalıdır.
    Öte yandan, Kuruma, dava dışı ... Tic. A.Ş.’ne ait 1062880 sicil numaralı iş yerinden 2009 yılı 1. 2. 3. 4. 5. 6. aylara ilişkin dönem bordrolarının sunulduğu ve şirket tarafından 58.679,30 TL prim ödenmesi sebebiyle davacıların prim borcunun bulunmadığı yönündeki kabule göre de; dava dışı şirket tarafından yapılan ödemelerin tahakkuk dönemleri ve vadeleri dikkate alındığında, 2009 yılı 1. ay için 4.760,00-TL., 2. ay için 7.616,63-TL., 4. ay için 12.101,00- TL, 5. ay için 8.460,00-TL. ve 6. ay için 4.849,63-TL. olmak üzere toplam 50.357,26 TL. Prim ödendiğinden dava konusu inşaat işiyle ilgili tüm primlerin dava dışı şirket tarafından ödendiği yönündeki gerekçe de hatalı bulunmuştur.
    Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda değerlendirme yapmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi