Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/6161
Karar No: 2021/7452
Karar Tarihi: 28.06.2021

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/6161 Esas 2021/7452 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2020/6161 E.  ,  2021/7452 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı, Hayrabolu, Uzunköprü gibi çeşitli yerlerde çeltik bitkisi ekimi ile uğraştığını, davalı şirketin ise tarım ilaçları ithalatı ve ihracatı yapan Trakya"da çok geniş bir faaliyet alanı olan bir şirket olduğunu, bu şirketten aldığı gübreleri tarlalarında kullandıktan sonra elde ettiği verimde önceki yıllara göre düşüş olduğunu belirterek; davalıdan almış olduğu gübrelerin yapılan analizinde eksik içerikli çıkmasından dolayı uğradığı zararın tespiti için Hayrabolu Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan tespit raporu doğrultusunda 58.342,00 TL zararın dava tarihi olan 03/10/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı; piyasada çok fazla taklit ürünleri olduğunu ve davacının kullandığı ürünün kendi ithal ettikleri ürünlerden olmadığını, davacının bir ihbarda da bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece; üniversiteden alınan rapordan da anlaşıldığı üzere ürünün ayıplı olduğundan ancak bu ürün ile ilgili davacı tarafından davalıya her hangi bir bildirim yapılmadığından, bu nedenle davacının tazminat talep etmeye hakkı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi"nin 01/06/2015 tarihli 2015/5725 esas-2015/17472 karar sayılı ilamı ile "...Her ne kadar mahkemece davacının davalıya bu konuda bir bildirim yapmadığı yönünde hüküm tesis edilmiş ise de davacı tarafından söz konusu gübrelerin haziran ve ağustos 2012 tarihleri arasında alındığı üniversiteden alınan rapor tarihinin 04.07.2012 olduğu, tespit tarihinin 03.10.2012, dava tarihinin ise 22.01.2013 olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı tespit talebinde bulunduğundan ayrıca ihbara gerek yoktur. Bu talep ihbar niteliğinde olup makul süre içinde dava açılmıştır. O halde mahkemece taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek gerekirse konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınıp, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında davacının zararının 144.305,63 TL olarak tespit edildiği, davacının zararının davalı şirketten alınan ve eksik azot içeren gübreden kaynaklandığı, davalının davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 58.342,00 TL tazminatın (taleple bağlı kalınarak) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Davalının hükmedilen verim kaybı zararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
    Bilindiği üzere zarar, malvarlığında meydana gelen bir azalmayı yani eksilmeyi ifade eder. Bu eksilme, mal varlığının zarar verici eylemin işlenmesi sonucu içine düştüğü durum ile bu eylem olmasa idi mal varlığının bulunacak olduğu durum arasındaki farktan ibarettir. Nitekim tazminatın amacı da, mal varlığındaki eksilmenin giderilmesi ve onun eski duruma getirilmesinin sağlanmasıdır. Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır.
    Dosya kapsamından, özellikle hazırlanan bilirkişi raporlarından davacının davalının ithal ettiği gübreyi satın alıp kullanmasıyla gübrenin olması gerekenden eksik azot içermesi nedeniyle eksik azot içeriğinden dolayı ilave gübre için ödenen para ve ilave gübre atma masrafı ile düşük verim alınmasından dolayı ortaya çıkan zarar olmak üzere iki şekilde zarara uğradığı anlaşılmaktadır.
    Hükme esas alınan 22/06/2018 havale tarihli bilirkişi kök raporunda davacının ikinci kez amonyum sülfat gübresi almış ve kullanmış olması sebebiyle 25.070,00-TL zararı olduğu hesaplanmıştır. Bununla birlikte dava konusu taşınmazlarda ekili bulunan kızıltan çeşidinin dekara verim ortalamasının 750-900 kg. olması ve de 2012 yılında Türkiye, Edirne, ... ve Hayrabolu verim ortalamalarının üzerinde 874,74 kg/dekar verim elde edilmiş olması sebebiyle; düşük verimden kaynaklı bir zararının olmadığı bunun da davacının ikinci kez amonyum sülfat gübresi alması ve kullanmasıyla sağlandığı tespit edilmiş; ancak davacı tarafından eksik azot içeriği fark edilmeseydi ve ikinci kez gübreleme yapılmasaydı 119.235,63-TL eksik gelir (verim kaybı zararı) elde edileceği belirtilmiştir.
    Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının zararının 144.305,63 TL olduğunun (119.235,63-TL+ 25.070,00 TL) kabulü ile ancak taleple bağlı kalınarak karar verilmiştir.
    Davacının ikinci kez amonyum sülfat gübresi alması ve kullanması sebebiyle verim ortalamalarının üzerinde verim elde ettiği hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece, sadece davacının, davalının ithal ettiği ayıplı gübre nedeniyle ikinci kez gübreleme masrafı yapmak zorunda kalmasından dolayı meydana geldiği tespit edilen 25.070,00 TL zararı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; davacının ikinci kez azotlu gübreleme yapmaması ihtimaline göre, varsayıma dayalı olarak meydana geleceği belirtilen zarar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün HUMK’un 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"un 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi